Ana Sayfa 18.08.2026

Kocam bana artık bu evde işe yaramazsın deyip beni sokağa attı

1 / 2

“Artık bu evde işe yaramazsın. Ne sana ihtiyacım var ne de yaptığın hiçbir şeye. Çık git!”

Eşim Hakan’ın bu sözleri söylediği gece, hayatımın en ağır gecelerinden biriydi.

On sekiz yıllık evliliğimiz boyunca bu evin her işiyle ben ilgilenmiştim. Sabah kahvaltısını hazırlamış, çocukların okul ihtiyaçlarını takip etmiş, Hakan’ın gömleklerini ütülemiş, annesi hastalandığında haftalarca onun yanında kalmıştım. Kendi hayallerimi ise hep ertelemiştim.

Ama Hakan son birkaç yıldır değişmişti.

Artık yaptığı hiçbir şeyi yeterli bulmuyordu.

“Sen bütün gün evdesin, ne yapıyorsun ki?” derdi.

Oysa onun “hiçbir şey” dediği hayat, yıllar boyunca onun rahat etmesi için verdiğim emekti.

O gece tartışmamızın sebebi ise çok basitti. Hakan, bir arkadaşının eşiyle beni kıyaslamıştı.

“Bak, kadın hem çalışıyor hem kendine bakıyor. Sen ise yıllardır aynı yerde sayıyorsun.”

İlk kez ona karşı çıktım.

“Ben aynı yerde saymadım Hakan. Sen ilerlerken ben senin yanında yürüyebilmen için geride kalan her şeyi ben taşıdım.”

Yüzü öfkeyle gerildi.

“Yeter! Artık bu evde işe yaramazsın. Çık git!”

Kapının önüne koyduğu valizime bakarken ellerim titriyordu.

“Gerçekten gitmemi mi istiyorsun?”

“Evet.”

O gece apartmandan çıktım.

Yağmur yağıyordu.

Yanıma sadece küçük bir valiz, telefonum ve yıllardır taktığım evlilik yüzüğünü almıştım.

Hakan’ın beni birkaç gün sonra arayıp özür dileyeceğini düşünüyordum.

Aramadı.

Ben de aramadım.

İlk gece bir otelde kaldım. Ertesi sabah aynanın karşısına geçip kendime uzun uzun baktım.

Gözlerim şişmişti.

Ama ilk kez yıllardır kendime gerçekten baktığımı fark ettim.

O gün çocukluk arkadaşım Derya’nın yanına gittim.

Beni görünce hiçbir şey sormadan sarıldı.

“Ne yapacaksın?” diye sordu.

Gözyaşlarımı silip cevap verdim.

“Bilmiyorum. Ama artık onun bana biçtiği değere göre yaşamayacağım.”

Derya bana küçük bir iş teklif etti. Yıllardır yaptığım el işi ürünleri internette satıyordu. Ben de ona yardım etmeye başladım.

Başlangıçta kazandığım para çok azdı.

Ama kendi kazandığım ilk parayı elime aldığımda inanılmaz bir şey hissettim.

Özgürlük.

Sonra işler büyüdü.

Evde yıllarca yaptığım reçelleri, tarhana ve erişteleri satmaya başladım. Komşularım destek oldu. Derya internet işlerini öğretti.

Altı ay içinde küçük bir dükkân kiraladım.

Bir yıl sonra yanımda iki kadın çalışıyordu.

Ben artık başkalarının hayatını kolaylaştırmak için kendi hayatını unutan kadın değildim.

Kendi hayatını kuran bir kadındım.

Hakan ise bu değişimi uzaktan izliyordu.

Bir gün dükkânıma geldi.

Kapıda durup etrafa baktı.

“Burası senin mi?”

“Evet.”

Başını eğdi.

“İyi işler yaptığını duydum.”

“Teşekkür ederim.”

Bir süre sessizlik oldu.

Sonra beklemediğim bir şey söyledi.

“Ben hata yaptım.”

O an içimde büyük bir zafer duygusu oluşmadı.

Çünkü beklediğim intikam bu değildi.

Hakan’ın pişman olması, benim kaybettiğim yılları geri getirmiyordu.

“Beni eve geri çağırmaya mı geldin?” diye sordum….

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2
Tema Tasarım |