DOLAR
Alış: 47.77
Satış: 47.96
EURO
Alış: 55.40
Satış: 55.62
GBP
Alış: 64.66
Satış: 65.14
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
17.08.2026
Kızım Tatilde Kayboldu
- Paketi görünce çığlık atmamın nedeni, içinde Derya’nın telefonu olduğunu düşünmem değildi. Telefon değildi. İçinden küçük, eski bir USB bellek, birkaç fotoğraf ve katlanmış bir kâğıt çıktı. Fakat en üstte duran şey, kızımın yıllar önce doğum günümde bana yaptığı bileklikti. Onu tanımamam mümkün değildi. Bilekliğin üzerindeki küçük mavi boncuğun yanında, Derya’nın baş harfleri vardı. “D.H.” Parmaklarım uyuştu. “Bu… kızımın.” Görevli hemen paketi kapattı ve bana bunun artık resmi bir soruşturmanın konusu olduğunu söyledi. Polis çağrıldı. Ben ise yalnızca Hakan’ı düşünüyordum. Bir saat önce beni arayıp “Hangi bavulu aldın?” diye paniklemişti. Şimdi bunun nedenini biliyordum. Polis USB belleği incelemeye aldığında içinden yalnızca üç video dosyası çıktı. İlk videoyu açtıklarında ekranda Derya belirdi. Saçları dağınıktı. Üzerinde Disney tatilinde çekilmiş fotoğraflardaki pembe tişört vardı. Kameraya doğrudan bakmıyordu. Sanki biri onu aceleyle kayda almıştı. “Anne,” dedi. Sesini duyduğum anda ağlamaya başladım. “Eğer bunu izliyorsan, büyük ihtimalle eve dönememişimdir.” Polislerden biri bana baktı ama videoyu durdurmadı. Derya devam etti. “Babam bana zarar vermek istemiyor. Ama yaptığı bir şey var ve bunu sana anlatmaktan korkuyorum.” Sonra birkaç saniye sustu. “Disney’e geldiğimiz ilk gece babamın biriyle tartıştığını gördüm. Adam ona para konusunda baskı yapıyordu. Babam bana bunun önemli olmadığını söyledi. Ama ertesi gün aynı adamı tekrar gördüm.” Derya’nın gözleri doldu. “Dördüncü gece babam odadan çıkmadan önce bana, birazdan döneceğini söyledi. Ama çıkmadan birkaç dakika önce o adam kapının önüne geldi.” Video burada kesiliyordu. İkinci videoda Derya başka bir yerdeydi. Arka planda beyaz bir duvar ve küçük bir pencere görünüyordu. “Anne, eğer babam sana benim kaçırıldığımı söylerse, ona hemen inanma.” Bu cümleyle birlikte kalbim duracak gibi oldu. “Ben kaçırılmadım. Babam beni sakladı.” Odaya sessizlik çöktü. Derya, babasının onu otelden aldıktan sonra başka bir yere götürdüğünü anlattı. Hakan, onu koruduğunu söylemişti. Çünkü para isteyen adamların ailemize zarar vereceğinden korkuyordu. Ama Derya bir şey fark etmişti. Hakan’ın anlattığı hikâyede sürekli değişen ayrıntılar vardı. “Babam beni birkaç gün sonra eve götüreceğini söyledi. Sonra fikrini değiştirdi. Bana anneme ulaşmamam gerektiğini söyledi.” Derya’nın sesi titriyordu. “Anne, ben babamdan korkuyorum.” Video yeniden kesildi. Üçüncü dosyada yalnızca birkaç saniyelik görüntü vardı. Derya kameraya çok yakındı. “Bavulun astarında bir şey sakladım. Babam onu bulmadan önce sana ulaşmasını umuyorum.” Sonra fısıldadı: “Beni aramayı bırakma.” Video bitti. O anda Hakan tekrar aradı. Polis telefonu benim için açtı ve hoparlöre verdi. Hakan’ın sesi titriyordu. “Onu buldun mu?” Kimse cevap vermedi. Sonra Hakan ağlamaya başladı. “Ben onu korumaya çalıştım.” Polis memuru sakin bir sesle sordu: “Derya nerede?” Uzun bir sessizlik oldu. Sonunda Hakan adres verdi. Bir saat sonra polis ekipleri eski bir depoya ulaştı. Ben de onların ardından gittim. Kapı açıldığında Derya içeride değildi. İlk anda dizlerimin bağı çözüldü. Sonra arka taraftan bir polis memurunun sesi geldi. “Burada bir oda var.” Kapının açılmasıyla Derya’yı gördüm. Bir köşede oturuyordu. Yüzü solgundu. Ama hayattaydı. Beni görünce ayağa kalktı ve koşarak bana sarıldı. O an bir yıldır taşıdığım bütün korku üzerimden kalktı. Onu öyle sıkı tuttum ki bir daha bırakmaktan korktum
- “Anne,” diye ağladı. “Biliyorum,” dedim. “Artık biliyorum.” Hakan kısa süre sonra yakalandı. Aylar süren soruşturmanın sonunda gerçek ortaya çıktı. Hakan, yıllar önce yaptığı bazı borçlar yüzünden tehlikeli insanlarla karşı karşıya kalmıştı. Disney tatilinde onları tesadüfen görmüş ve Derya’nın da onları fark etmesinden korkmuştu. O gece Derya’yı eve götürmek yerine saklamıştı. Başlangıçta amacının onu korumak olduğunu söylemişti. Fakat korku büyüdükçe yalanları da büyümüştü. Bana kızımızın kaçırıldığını söylemişti. Polise de aynı hikâyeyi anlatmıştı. Derya’yı aylar boyunca farklı yerlerde saklamış, sonunda da kimsenin bulamayacağını düşündüğü o depoya götürmüştü. Hakan hakkında dava açıldı. Derya’nın ifadesi ve bavuldan çıkan kayıtlar soruşturmanın en önemli delilleri oldu. İlk başta Hakan’ın gerçekten kızını korumaya çalıştığını düşünmek istedim. Fakat gerçeği saklamak için geçen bir yıl, Derya’nın yaşadığı korkuyu değiştirmiyordu. Derya bana sonradan bir şey daha anlattı. “Babam beni sakladığı gece, annemin beni aradığını biliyordum,” dedi. “Telefonum yanımdaydı. Sana ulaşmak istedim. Ama babam telefonu elimden aldı.” Bunu duyduğumda içimde tarifsiz bir öfke yükseldi. Çünkü bir baba, çocuğunu korumak adına bile olsa, onu annesinden koparmamalıydı. Hakan’ın korkuları gerçek olabilir, borçları gerçek olabilir, tehditleri gerçek olabilir. Ama yaptığı seçim yine de yanlıştı. Ve hiçbir gerekçe, bir annenin çocuğundan bir yıl boyunca mahrum bırakılmasını haklı çıkaramazdı. Bunu kabul etmek benim için en zor kısımdı. Çünkü kızımı kaybettiğimizi sandığım her gün Hakan’la birlikte ağlamıştım. Meğer yanımda oturan adam, gerçeğin tamamını biliyormuş. Tam bir yıl. Derya eve döndükten sonra uzun süre sessiz kaldı. Ona her şeyi hemen anlatması için baskı yapmadım. Sadece yanında oturdum. Bir akşam bana sarılıp şöyle dedi: “Anne, sen beni bulacağını biliyordum.” Gözyaşlarımı tutamadım. “Ben de seni bulacağıma inanıyordum.” Aradan aylar geçti. Derya yeniden okula başladı. Eski hayatına dönmek kolay olmadı. Ama her geçen gün biraz daha güçlendi. Bir gün odasını toplarken o eski Disney fotoğraflarını buldu. Fotoğraflara uzun süre baktı. Sonra bana dönüp: “Artık bunlara bakınca sadece korkuyu hatırlamıyorum,” dedi. “Ne hatırlıyorsun?” “Sonunda eve döndüğümü.” Bunu duyduğumda gülümsedim. O bavul hâlâ bizde. Ama artık dolabın arkasında değil. Derya’nın odasında duruyor. İçinde hiçbir sır yok. Astarı tamamen söküldü. USB belleğin bulunduğu yer onarıldı. Bazen Derya bavulun yanından geçerken ona bakıyor. Sonra bana gülümsüyor. Çünkü ikimiz de biliyoruz: Bir zamanlar kızımı benden uzaklaştıran o bavul, sonunda onu bana geri getiren şey oldu. Ve Derya’nın bana bıraktığı o küçük not, bir yıl boyunca karanlıkta kalan gerçeğin ilk ışığıydı. “Anne, eğer bunu bulduysan, babama sakın inanma.” Ben o cümleyi hiçbir zaman unutmayacağım. Çünkü bazen bir çocuğun gerçeği söylemek için yalnızca küçük bir fırsata ihtiyacı vardır. Ve bazen, bir annenin onu bulması için tek gereken şey, o fırsatı zamanında fark etmektir.
Benzer Galeriler
-
Havuzdaki Siyah Torbalar ve Kafesteki Kızım: Dehşet Evi ve Unutulmaz Kurtarış
-
Karanlık Mutfakta Başlayan İhtişamlı İntikam: Kendi Parasıyla Ezilen Annenin Unutulmaz Dersi!
-
Böbreğini Verdiği Kocasının İhanetiyle Yıkılan Kadının Unutulmaz İntikamı: Yangının Arkasındaki Mühürlü Sır!
-
Babasının Mirasından Pay İstemeyen Asker Kıza Annasından Büyük Tuzak: Banka Kasasındaki Mühürlü Sır Her Şeyi Yıktı!
-
Beş Yıl Sonra Evine Gizlice Dönen Adamın Lüks Malikânenin Müştemilatında Gördüğü İnanılmaz Sır
-
6 Yıl Boyunca Komşusunun Faturasını Gizlice Ödedi: Cenazeden Sonra Kapısına Gelen Avukatın Yaşadığı olay


