Ana Sayfa 17.08.2026

Kızım Tatilde Kayboldu

1 / 2

Paketi görünce çığlık atmamın nedeni, içinde Derya’nın telefonu olduğunu düşünmem değildi. Telefon değildi. İçinden küçük, eski bir USB bellek, birkaç fotoğraf ve katlanmış bir kâğıt çıktı. Fakat en üstte duran şey, kızımın yıllar önce doğum günümde bana yaptığı bileklikti.

Onu tanımamam mümkün değildi.

Bilekliğin üzerindeki küçük mavi boncuğun yanında, Derya’nın baş harfleri vardı.

“D.H.”

Parmaklarım uyuştu.

“Bu… kızımın.”

Görevli hemen paketi kapattı ve bana bunun artık resmi bir soruşturmanın konusu olduğunu söyledi. Polis çağrıldı. Ben ise yalnızca Hakan’ı düşünüyordum.

Bir saat önce beni arayıp “Hangi bavulu aldın?” diye paniklemişti.

Şimdi bunun nedenini biliyordum.

Polis USB belleği incelemeye aldığında içinden yalnızca üç video dosyası çıktı.

İlk videoyu açtıklarında ekranda Derya belirdi.

Saçları dağınıktı.

Üzerinde Disney tatilinde çekilmiş fotoğraflardaki pembe tişört vardı.

Kameraya doğrudan bakmıyordu.

Sanki biri onu aceleyle kayda almıştı.

“Anne,” dedi.

Sesini duyduğum anda ağlamaya başladım.

“Eğer bunu izliyorsan, büyük ihtimalle eve dönememişimdir.”

Polislerden biri bana baktı ama videoyu durdurmadı.

Derya devam etti.

“Babam bana zarar vermek istemiyor. Ama yaptığı bir şey var ve bunu sana anlatmaktan korkuyorum.”

Sonra birkaç saniye sustu.

“Disney’e geldiğimiz ilk gece babamın biriyle tartıştığını gördüm. Adam ona para konusunda baskı yapıyordu. Babam bana bunun önemli olmadığını söyledi. Ama ertesi gün aynı adamı tekrar gördüm.”

Derya’nın gözleri doldu.

“Dördüncü gece babam odadan çıkmadan önce bana, birazdan döneceğini söyledi. Ama çıkmadan birkaç dakika önce o adam kapının önüne geldi.”

Video burada kesiliyordu.

İkinci videoda Derya başka bir yerdeydi.

Arka planda beyaz bir duvar ve küçük bir pencere görünüyordu.

“Anne, eğer babam sana benim kaçırıldığımı söylerse, ona hemen inanma.”

Bu cümleyle birlikte kalbim duracak gibi oldu.

“Ben kaçırılmadım. Babam beni sakladı.”

Odaya sessizlik çöktü.

Derya, babasının onu otelden aldıktan sonra başka bir yere götürdüğünü anlattı. Hakan, onu koruduğunu söylemişti. Çünkü para isteyen adamların ailemize zarar vereceğinden korkuyordu.

Ama Derya bir şey fark etmişti.

Hakan’ın anlattığı hikâyede sürekli değişen ayrıntılar vardı.

“Babam beni birkaç gün sonra eve götüreceğini söyledi. Sonra fikrini değiştirdi. Bana anneme ulaşmamam gerektiğini söyledi.”

Derya’nın sesi titriyordu.

“Anne, ben babamdan korkuyorum.”

Video yeniden kesildi.

Üçüncü dosyada yalnızca birkaç saniyelik görüntü vardı.

Derya kameraya çok yakındı.

“Bavulun astarında bir şey sakladım. Babam onu bulmadan önce sana ulaşmasını umuyorum.”

Sonra fısıldadı:

“Beni aramayı bırakma.”

Video bitti.

O anda Hakan tekrar aradı.

Polis telefonu benim için açtı ve hoparlöre verdi.

Hakan’ın sesi titriyordu.

“Onu buldun mu?”

Kimse cevap vermedi.

Sonra Hakan ağlamaya başladı.

“Ben onu korumaya çalıştım.”

Polis memuru sakin bir sesle sordu:

“Derya nerede?”

Uzun bir sessizlik oldu.

Sonunda Hakan adres verdi.

Bir saat sonra polis ekipleri eski bir depoya ulaştı.

Ben de onların ardından gittim.

Kapı açıldığında Derya içeride değildi.

İlk anda dizlerimin bağı çözüldü.

Sonra arka taraftan bir polis memurunun sesi geldi.

“Burada bir oda var.”

Kapının açılmasıyla Derya’yı gördüm.

Bir köşede oturuyordu.

Yüzü solgundu.

Ama hayattaydı.

Beni görünce ayağa kalktı ve koşarak bana sarıldı.

O an bir yıldır taşıdığım bütün korku üzerimden kalktı.

Onu öyle sıkı tuttum ki bir daha bırakmaktan korktum

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2
Tema Tasarım |