DOLAR
Alış: 47.84
Satış: 48.03
EURO
Alış: 55.97
Satış: 56.20
GBP
Alış: 65.21
Satış: 65.69
Kızım, nişanlısının varlıklı ailesine beni tanıtmaktan utandığı için onlara “annem şehir dışında” yalanını söyledi.
Aslı’nın nişanlısının annesi bana bakmaya devam ediyordu. Gözlerinden süzülen yaşları silmeye bile çalışmıyordu.
“Gerçekten sen…” dedi tekrar. “Beni hatırlamadın mı?”
Başımı iki yana salladım.
“Özür dilerim… Tanışıyor muyuz?”
Kadın derin bir nefes aldı.
“Benim adım Sema.”
İsim bana hiçbir şey ifade etmedi.
Sonra çantasından telefonunu çıkardı, eski bir fotoğraf açtı ve bana uzattı.
Fotoğrafta yirmili yaşlarında genç bir kadın, kucağında yeni doğmuş bir bebek tutuyordu. Yanında ise ameliyat önlüğüyle genç bir hemşire vardı.
O hemşire bendim.
Bir anda yıllar öncesine gittim.
Yirmi altı yıl önce…
Gece yarısı hastaneye ağır kanamalı hamile genç bir kadın getirilmişti. Doğum sırasında kalbi birkaç kez durmuş, doktorlar hem anne hem bebeği kaybetmek üzere olduklarını söylemişlerdi.
O gece saatlerce ameliyathaneden çıkmamıştım.
Doktorların istediği her şeyi yetiştiriyor, genç kadının elini bırakmıyordum.
Ameliyat sonunda hem anne hem bebek hayata tutunmuştu.
Kadın gözlerini açar açmaz elimi tutmuş, ağlayarak teşekkür etmişti.
İşte o kadın şimdi karşımdaydı.
Sema gözyaşlarını silerek,
“O gece bana sadece ilaç vermedin.” dedi.
“Yaşama umudu verdin. Oğlumu senin sayende büyüttüm.”
Yanımızdaki genç adam şaşkınlıkla annesine baktı.
“Anne, bu anlattığın hemşire…”
“Evet oğlum.”
Sema bana dönüp elimi tuttu.
“Bu kadın olmasaydı sen bugün burada olmayacaktın.”
Salon bir anda sessizliğe gömüldü.
Aslı ise başını öne eğmişti.
Hayatım boyunca küçümsendiğim meslek, ilk kez bu kadar değer görüyordu.
Sema herkesin duyacağı şekilde konuşmaya devam etti.
“Servetimizi insanlar bilir. Ama bu servetin hiçbir anlamı yoktu. Çünkü ben oğlumu doğuramasaydım, bugün bunların hiçbiri olmayacaktı.”
Sonra Aslı’ya döndü.
“Sen annenle gurur duymalısın.”
Aslı’nın gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı.
Ben ise sessizce,
“Lütfen onu suçlamayın.” diyebildim.
“Gençler bazen yanlış kararlar verebilir.”
Fakat Aslı daha fazla dayanamadı.
Herkesin önünde bana doğru yürüdü.
“Hayır anne…” dedi hıçkırarak.
“Suç tamamen benim.”
Salondaki herkes bize bakıyordu…
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
Mütevazı Bir Babanın Büyük Sırrı: Evladım İçin Dünyayı Karşıma Alırım
-
Kızımın Sessiz Çığlığı: Kocamın Yıllardır Sakladığı O Büyük Yalanı Hastane Odasında Nasıl Öğrendim?
-
Tatilden Dönen Kocam ve Ailesi Evin Kapısında Kalakaldı: 8 Aylık Hamileyken Kurduğum O Büyük Tuzak Hayatlarını Kararttı
-
Sokakta Bulduğum O Evsiz Kadının Annem Çıkmasıyla Dünyam Başımıza Yıkıldı: 20 Yıllık Büyük Sırrın Acı Gerçeği
-
“Seni Herkesin Önünde Kapının Önüne Koyuyorum!” Diyen Eşime 10 Yaşındaki Oğlumun USB Bellekli Yanıtı: Bir Ailenin İflası
-
“Erkek Torun Yoksa Kutlama da Yok!” Diyen Kayınvalideme Sadece “Tamam” Dedim: Sonrası Bir Ailenin Çöküşü Oldu
