Ana Sayfa 16.09.2026

KIZIM EVE SİMSİYAH GİYİNMİŞ, DÖVMELİ VE GÖZLERİNE SİYAH KALEM ÇEKMİŞ SOLGUN BİR GENÇ GETİRDİ

1 / 2

“O anda Tuncay’ın ellerinin titrediğini fark ettim.”

İşte her şey tam olarak o anda değişti.

Yıllardır aynı yastığa baş koyduğum adamın korktuğunu daha önce de görmüştüm. Babasını kaybettiğinde, Duru küçükken ağır bir ateş geçirdiğinde, iş yerinde büyük bir kriz çıktığında… Ama bu başka bir korkuydu.

Bu, yakalanmış birinin korkusuydu.

Masaya uzandım.

“Tuncay, telefonu çevir.”

“Gerek yok.”

“Telefonu çevir.”

Sesimdeki sertlik onu bile şaşırttı.

Baran hiçbir şey söylemeden geri çekildi. Duru ise kapının yanında durmuş, ne bana ne babasına bakabiliyordu.

Tuncay telefonu elinin altında tutmaya devam etti.

“Bu çocuk ne anlattıysa—”

“Baran hiçbir şey anlatmadı.”

Sözünü kestim.

“Henüz anlatmadı.”

Sonra telefonu onun elinden çektim.

Tuncay engel olmaya çalıştı ama geç kalmıştı.

Ekranı çevirdiğimde ilk gördüğüm şey eski bir fotoğraftı.

Görüntü kalitesinden en az yirmi yıl önce çekildiği belliydi.

Fotoğrafta üç kişi vardı.

Biri genç Tuncay’dı.

Yüzü daha zayıftı, saçları daha uzundu ama oydu.

Yanında benim hiç tanımadığım genç bir kadın duruyordu.

Kadının kucağında ise küçük bir erkek çocuğu vardı.

Bir an hiçbir şey anlamadım.

Sonra gözüm çocuğun yüzüne takıldı.

Kalbim göğsümün içinde sertçe vurdu.

Çocuğun gözleri Baran’ın gözleriydi.

Aynı kaşlar.

Aynı çene.

Aynı ince yüz.

Başımı kaldırıp Baran’a baktım.

“Bu kim?”

Baran cevap vermeden önce Tuncay gözlerini kapattı.

“Yapma.”

Baran’ın sesi sakindi.

“Artık yapmayacağım zaten.”

Telefonu elimden alıp başka bir dosya açtı.

Bu kez kısa bir video başladı.

Kameranın arkasındaki kişinin kim olduğu görünmüyordu ama görüntüde Tuncay vardı.

Yaklaşık yirmi yıl önceki haliyle.

Bir apartmanın girişinde genç bir kadınla tartışıyordu.

Ses boğuktu ama duyuluyordu.

Kadın ağlıyordu.

“Çocuğu görmeni istemiyorum demiyorum. Sadece artık karar ver.”

Tuncay’ın sesi geldi.

“Ben evleniyorum.”

Bacaklarımın gücü kesildi.

Videodaki kadın devam etti.

“Peki oğlun?”

Duru arkamda nefesini tuttu.

Ben ise ekrana bakakaldım.

Videodaki Tuncay uzun süre susuyordu.

Sonra hayatım boyunca unutamayacağım bir cümle söyledi.

“Onu hayatımda tutarsam her şey ortaya çıkar.”

Videoyu durdurdum.

Salonda çıt çıkmıyordu.

Başımı yavaşça çevirdim.

“Tuncay…”

O gözlerini yere indirdi.

“Baran senin oğlun mu?”

Duru bir anda babasına baktı.

“Ne?”

Baran’ın yüzündeki bütün o sert ifade ilk kez çatladı.

Ama Tuncay yine cevap vermedi.

Ben bağırdım.

“Cevap ver!”

“Evet.”

O tek kelime sanki evin içindeki bütün havayı çekip aldı.

Sandalyeye oturmak zorunda kaldım.

Baran Tuncay’ın oğluydu

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2
Tema Tasarım |