DOLAR
Alış: 48.75
Satış: 48.95
EURO
Alış: 55.54
Satış: 55.77
GBP
Alış: 64.43
Satış: 64.90
İşten eve döndüğümde, kayınvalidem ve eşim, yaşlı kadını aç bırakıp gezmeye gitmişlerdi
— Yaşlı kadını da yavaş yavaş bitir. Yemeğini azalttık, ilaçlarını da karıştırıyoruz. Doktor zaten “yaşlılık” der geçer.
Elif olduğu yerde yere çöktü.
Bu sadece bir aldatma değildi. Bu, bir cinayetin planlanmasıydı.
Safiye Nine ona ağlamasını bile izin vermedi.
— Ağlamak sonra… şimdi gözünü aç ve izle — dedi.
Gece saat 01:00’de evin önüne siyah bir araç geldi. İçinden kıdemli bir avukat indi. Yanında iki koruma vardı. Adamın adı Kemal Arslan’dı. Safiye Nine’nin önünde saygıyla eğildi:
— Hanımefendi başkan… ekip hazır.
Elif ilk kez gerçeği öğrendi: Safiye Nine, Rauf Holding’in kurucusuydu.
Rauf Holding
3 yıldır hasta rolü yapıyordu. Çünkü ailesine güvenmemişti. Asıl tedavisi gizli doktorlar tarafından yürütülüyordu. Her şey planlıydı.
Murat’ın çalıştığı şirket bile Rauf Holding’in bir yan kuruluşuydu—ama Murat bundan habersizdi.
Sabah olduğunda ev değişti.
Güvenlik ekipleri geldi. Doktorlar geldi. Eski eşyalar toplandı. Sahte ilaçlar delil olarak mühürlendi.
Safiye Nine banyo yaptı. Beyaz ipek bir elbise giydi. Başına küçük kırmızı bir yazma bağladı ve eline gümüş başlıklı bir baston aldı.
Artık hasta bir yaşlı kadın değil, sanki yeniden saraya dönmüş bir hükümdar gibiydi.
Kemal Arslan Elif’in önüne belgeleri koydu:
Boşanma dilekçesi, suç duyurusu, banka dökümleri ve Rauf Yaşlı Bakım Vakfı’nda operasyon direktörlüğü atama belgesi.
Elif titreyerek söyledi:
— Ben bunu hak etmiyorum…
Safiye Nine Elif’in elini tuttu:
— Sen bana su verdin, kızım. Hiçbir şey beklemeden. Bu evde en zengin kişi sensin, çünkü vicdanın var.
Elif belgeleri imzaladı.
Ve planın en tehlikeli kısmı başladı.
Elif Murat’a mesaj attı:
— Nine nefes alamıyor. Çok korkuyorum. Ne yapayım?
6 dakika sonra cevap geldi:
— Kimseyi çağırma. Çarşafa sar, odada bırak. Sabah geliriz. Annem diyor ki polis gelirse suçu sana atarız.
Safiye Nine mesajı okudu. Gözlerinde buz gibi bir öfke parladı.
O gece Murat, Sema Hanım ve Derya Antalya’dan döndüler. Altınlar, markalı çantalar ve otel fotoğraflarıyla gülerek eve girdiler. Ölü bir kadını ve mirası alacaklarını sanıyorlardı.
Ama salonun ışığı açıldığında karşılarında şok edici bir manzara vardı:
Safiye Nine, bir tahtı andıran sandalyede dimdik oturuyordu.
Yanında polisler, avukatlar ve Elif vardı.
BÖLÜM 3
Sema Hanım’ın çığlığı evin içinde yankılandı. Murat’ın yüzü bir anda bembeyaz kesildi; sanki içinden tüm kan çekilmişti. Derya’nın pahalı çantası elinden düştü ve altın bilezikler yere saçıldı.
Safiye Nine sakin bir şekilde çay bardağını masaya koydu ve soğukkanlı bir sesle konuştu:
— Ölmemi bekleyenler… bugün asıl gerçeği ayakta görecek.
Murat öfkeyle Elif’e döndü:
— Bunu sen mi yaptın? Annemi bana karşı mı doldurdun?
Elif artık korkmuyordu. Gözlerinin içine bakarak dedi ki:
— Ben sadece susuz bırakılan bir insana su verdim. Gerisini kameralar anlattı.
Rauf Holding’den gelen avukat Kemal Arslan dosyayı polise uzattı. İçinde videolar, ses kayıtları, banka transferleri, yanlış ilaç faturaları ve mesajlar vardı.
Sema Hanım ağlayarak Safiye Nine’nin ayaklarına kapandı:
— Anneciğim… hata yaptık… bunu dışarıya taşımayalım…
Safiye Nine ayağını geri çekti:
— Ev, yaşlıya yemek verilen yerdir… zehir değil.
Murat bir anda Derya’yı işaret etti:
— Her şey onun yüzünden! Beni o kışkırttı!
Derya çığlık attı:
— Yalan söylüyorsun! İlacı siz getiriyordunuz! Sen bana “Nine ölünce Elif’i hapse attıracağız, malları satıp yurt dışına kaçacağız” dedin!
Odanın içinde öyle bir sessizlik oldu ki saat tıkırtısı bile bir çekiç gibi duyuluyordu.
Polis üçünü de gözaltına aldı. Murat son bir hamleyle Elif’in elini tutmaya çalıştı ama güvenlik onu sertçe geri itti.
Elif kapının yanındaki valizi aldı ve onun önüne fırlattı:
— Bunu al. Bu evle bağın artık sadece mahkeme dosyasında var.
Aylar sonra dava tüm Türkiye’de büyük bir skandal haline geldi.
Rauf Holding bağlantılı bir ailede;
82 yaşındaki bir kadını aç bırakmak, yanlış ilaç vermek, mal varlığına el koymak ve planlı şekilde suç işlemekten dava açıldı.
Murat 12 yıl hapis cezası aldı. Sema Hanım 10 yıl aldı. Derya ise itirafçı olarak cezasını azaltmaya çalıştı ama itibarı tamamen yok oldu.
Elif boşanma belgelerini tek bir gözyaşı dökmeden imzaladı.
Bir süre sonra Rauf Yaşlı Yaşam Vakfı üç yeni bakım evi açtı. Terk edilmiş yaşlılar artık güvenli, saygılı ve huzurlu bir yaşam buluyordu.
Safiye Nine hâlâ yavaş yürüyordu ama gözlerindeki ışık geri gelmişti. Elif onun yanında çalışıyordu—artık bir hizmetçi olarak değil, sesi olmayanların sesi olarak.
Bir akşam bahçede Safiye Nine Elif’in elini tuttu:
— O gece dönmeseydin, insanlığa olan inancımı tamamen kaybederdim.
Elif gözleri dolarak cevap verdi:
— Siz uyanmasaydınız, ben belki de acıya katlanmayı hayat sanmaya devam edecektim.
Safiye Nine ufka baktı:
— Evlat… ilişkiler kanla değil, davranışla kurulur. Ve unutma… yaşlıların yük sayıldığı evde bereket ilk önce ölür.
O gün Elif anladı ki… bazen arka odadaki sessiz bir yaşlı kadın, bir ailenin kaderini değiştirecek en güçlü kişi olabilir.
