Antalya Kemer Suluda Ada Tur Adalar Turu Gemi Turu Turlar Setur Gezi Turları

İlk Karısının Terk Ettiği Kocamla Evlendim » T.C. Haber T.C. Haber
Ana Sayfa 18.04.2026

İlk Karısının Terk Ettiği Kocamla Evlendim

2 / 2

Demir, Aylin’in kızları alıp gitmesine izin vermemiş. İkizleri üçüncü kattaki yatak odasının balkonundan aşağı sarkıtarak, eğer kendisini polise ihbar ederse veya çocukları almaya çalışırsa onları gözünü kırpmadan aşağı atacağını söylemiş. “Ben artık bacağı olmayan zavallı, fedakar bir babayım. Sen ise çocuklarını terk eden vicdansız bir anne olacaksın. Eğer bir gün bile karşıma çıkarsan, onları öldürürüm,” diyerek Aylin’i sırra kadem basmaya zorlamış. Aylin, kızlarının hayatta kalması için bu şeytani anlaşmayı kabul etmek zorunda kalmış ve gitmeden önce bu günlüğü, bir gün birisi bulur umuduyla o koltuğun içine saklamış. Gözyaşlarım günlüğün sayfalarını ıslatırken, aynı evde uyuduğum, dudaklarından öptüğüm adamın aslında bir canavar olduğunu fark ettim. USB belleği hemen kendi dizüstü bilgisayarıma taktım; içinde Demir’in Aylin’i tehdit ettiği ses kayıtları ve kaza raporunun aslında çarpıtıldığına dair gizli belgeler vardı. Ertesi sabah, Demir kızları okula bırakmak için evden çıktığında, zaman kaybetmeden harekete geçtim. Önce güvendiğim bir avukat arkadaşımı aradım, ardından tüm belgeleri ve ses kayıtlarını emniyetin siber suçlar ve cinayet bürosuna şifreli bir e-posta ile gönderdim. Kızları okuldan Demir’in değil, benim almam gerekiyordu. Ancak planım, öğleden sonra garaj kapısının aniden açılmasıyla sekteye uğradı. Demir eve erken gelmişti. Salonda, elimde günlük ve metal kutuyla donakalmıştım. Demir’in gözleri önce elimdeki eşyalara, sonra da açık kalan garaj kapısından görünen, içi deşilmiş deri koltuğa kaydı. Yüzündeki o şefkatli “Süper Baba” maskesi saniyeler içinde eridi, yerini on yıl önce kaza gecesi Aylin’in gördüğü o karanlık, acımasız canavara bıraktı. “Onu bulmaman gerekiyordu,” dedi soğuk, mekanik bir sesle. Üzerime doğru ağır ağır, o protez bacağının çıkardığı metalik tıkırtılar eşliğinde adım atmaya başladı. “Biz çok mutluyduk. Neden her şeyi mahvetmek zorundaydın ki? Tıpkı Aylin gibi…” “Yaklaşma!” diye bağırdım, mutfak tezgahındaki büyük bıçağı elime alarak. “Her şeyi biliyorum. Kızları nasıl tehdit ettiğini, o kazayı bilerek yaptığını… Hepsi poliste şu an. Beni öldürsen bile o hapisten kurtulamayacaksın Demir!” Gülümsedi, ama gözlerinde zerre kadar duygu yoktu. Tam üzerime atılmak için hamle yaptığı o saniyede, dışarıdan gelen o sağır edici polis sirenleri sokağı inletti. Siren seslerini duyduğu an Demir’in yüzündeki o kibirli ifade yerini saf bir dehşete bıraktı. Kaçacak hiçbir yeri yoktu. Saniyeler içinde ön kapı kırıldı ve içeri giren silahlı polisler onu yere yatırıp kelepçeledi. O an, yıllardır içimde tuttuğum nefesi nihayet verebilmiştim. Demir o gün tutuklandı ve cinayete teşebbüs, şantaj ve ağır psikolojik şiddet suçlarından ömür boyu hapis cezası istemiyle yargılanmaya başladı. Kızlar için durum başlarda bir yıkım oldu; “Süper Kahraman” sandıkları babalarının asıl yüzünü görmek onların küçük kalplerini paramparça etti. Ama bu hikaye burada bitmedi. USB bellekteki eski bir e-posta adresinden yola çıkarak tuttuğum özel dedektif, aylar sonra Aylin’in izini küçük bir sahil kasabasında buldu. Yıllarca korku içinde, kızlarının hasretiyle kavrulan o acılı kadınla, polis koruması eşliğinde bir araya geldik. Kızların biyolojik annelerine kavuştuğu o ilk an, dünyadaki hiçbir kelimeyle tarif edilemezdi. Demir kendi kurduğu o şeytani yalanlar zindanında çürürken; ben, Aylin ve kızlar, geçmişin tüm yaralarını sarmak üzere birbirimize kenetlendik. Bazen bir aileyi kurtaran şey kan bağı değil, karanlığın içinden çekip çıkarılan küçücük, sararmış bir not kağıdıydı. Ve ben o notu bulduğum için hayatım boyunca şükredecektim.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

2 / 2
Tema Tasarım |