DOLAR
Alış: 46.21
Satış: 46.39
EURO
Alış: 53.07
Satış: 53.28
GBP
Alış: 61.15
Satış: 61.61
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
18.06.2026
Hayatımın aşkını kaybettikten iki yıl sonra, rahmetli kocamın en yakın arkadaşıyla evlendim
- Hayatımın aşkını kaybettikten iki yıl sonra, rahmetli kocamın en yakın arkadaşıyla evlendim. Düğün gecemizde, gözlerinde yaşlarla bana baktı ve “GERÇEĞİ BİLMEN GEREKİYOR. ARTIK SAKLAYAMAM.” dedi. Adım Nermin. Yetmiş bir yaşındayım. İki yıl önce kocam Kemal, sarhoş bir sürücünün neden olduğu bir kazada hayatını kaybetti. O günlerden sağ çıkmamı sağlayan kişi ise çocukluk arkadaşı Rıza oldu. Her gün yanıma geldi, bana destek oldu ve yeniden hayata tutunmamı sağladı. Zamanla aramızda beklenmedik bir yakınlık oluştu. Bana evlenme teklif ettiğinde şaşırdım ama kabul ettim. Çocuklarımız da bu kararı destekledi. Ancak düğün gecemizde Rıza’nın taşıdığı ağır yük sonunda ortaya çıktı. “Gerçeği bilmen gerekiyor. Artık saklayamam…” dedi. Kalbim hızla çarpmaya başladı. “Ne gerçeği?” diye fısıldadım. Rıza başını eğdi. Elleri titriyordu. “Kemal’in ölümünden önceki son telefon görüşmesini ben yaptım.” Bir an ne diyeceğimi bilemedim. “Ne demek istiyorsun?” Derin bir nefes aldı. “O gün onu ben çağırdım. Evime gelmesini istedim. Acil olduğunu söyledim.” Boğazım düğümlendi. “Yani o yola senin yüzünden çıktı?” Rıza’nın gözlerinden yaşlar süzüldü. “Evet. Ama hikâye bununla bitmiyor.” Odanın içindeki sessizlik ağırlaştı. “Yıllardır bunu kimseye anlatmadım. Çünkü korkaktım. Kendimden nefret ettim ama söyleyemedim.” Yatağın yanındaki çekmeceye uzandı ve eski bir zarf çıkardı. “Bunu iki yıldır saklıyorum.” Zarfın içinden katlanmış bir mektup çıktı. Mektubun üstünde Kemal’in el yazısını görünce nefesim kesildi. “Bu da ne?” “Ölmeden üç gün önce bana verdi.” Titreyen ellerimle mektubu açtım. Kemal’in yazısı hâlâ aynıydı. Sevgili dostum, Eğer bir gün bana bir şey olursa, Nermin’e onu ne kadar sevdiğimi söyle. Ama ona bir şeyi daha anlat. Senin ona yıllardır âşık olduğunu biliyorum. Bu satırı okuduğumda gözlerim büyüdü. Rıza sessizce ağlıyordu. Mektubu okumaya devam ettim. Bunu bana hiç söylemedin ama ben gördüm. Sana kızmadım. Çünkü sen gerçek bir dost oldun. Beni hiçbir zaman kıskanmadın, aramıza girmedin ve ailemi kendi ailen gibi korudun. Eğer ben gidersem ve yıllar sonra ikiniz birlikte mutlu olabilecek duruma gelirseniz, sakın suçluluk duymayın. Hayat yaşayanlar içindir. Mektubu okurken gözyaşlarım sayfaların üzerine düştü. Ama aklım hâlâ tek bir noktaya takılmıştı. “Bana bunu neden şimdi anlatıyorsun?” Rıza gözlerini kapattı. “Çünkü o gün seni kandırdım.” “Nasıl?” “Kazadan sonra polis bana Kemal’in son aradığı kişinin ben olduğumu söyledi. Sen yıkılmış durumdaydın. Eğer sana gerçeği söyleseydim, beni suçlayacağından korktum.” Başımı eğdim. Dürüst olmak gerekirse, o gün öğrenmiş olsaydım gerçekten onu suçlayabilirdim
- Çünkü acı mantığı susturur. Rıza devam etti. “Sonra günler geçti. Haftalar geçti. Her geçen gün söylemek daha zor hale geldi. Ben sustukça suçluluğum büyüdü.” İlk kez ona gerçekten baktım. Son iki yılda beni ayakta tutan adamın omuzlarında taşıdığı yükü gördüm. “Bir şey daha var,” dedi. “Ne?” “Kazaya sebep olan sürücü bulundu.” Şaşkınlıkla doğruldum. “Ne?” “Geçen ay bulundu. Başka bir şehirde yakalanmış. Polis bana haber verdi çünkü yıllar önce dosyayla ilgili ifade vermiştim.” Bunu ilk kez duyuyordum. “Peki neden bana söylemedin?” “Düğünden sonra söylemek istedim. Hayatımızın en mutlu gününü mahvetmek istemedim.” O an içimde yıllardır taşıdığım başka bir yükün de hafiflediğini hissettim. Çünkü iki yıl boyunca bilinmeyen bir hayaletle yaşamıştım. Kim olduğu bilinmeyen bir adam. Cevapsız kalan sorular. Bitmeyen öfke. Şimdi ise gerçek ortaya çıkmıştı. Uzun süre konuşmadan oturduk. Sonunda Rıza ayağa kalktı. “Beni affetmeni beklemiyorum,” dedi. “Belki bu evlilik burada biter. Ama artık yalan söylemek istemiyorum.” Kapıya doğru yürümeye başladı. Tam çıkarken seslendim. “Rıza.” Durdu. “Buraya gel.” Yavaşça geri döndü. Elini tuttum. “Sen Kemal’i öldürmedin.” Başını salladı. “Ama o yola benim çağrımla çıktı.” “Eğer o gün markete gitseydi, doktora gitseydi ya da başka bir arkadaşını ziyaret etseydi yine aynı sürücüyle karşılaşabilirdi.” Sessizce ağlamaya başladı. “İki yıldır kendini cezalandırıyorsun.” “Belki hak ettim.” “Elbette hatalısın. Bana gerçeği daha önce söylemeliydin. Ama bazen insanlar kötülükten değil korkudan yanlış yapar.” İlk kez gözlerinde gerçek bir rahatlama gördüm. O gece saatlerce konuştuk. Kemal’i andık. Eski anılarımızı paylaştık. Ağladık. Güldük. Ve sonunda geçmişin gölgesinden çıkmaya karar verdik. Ertesi sabah güneş doğarken verandada kahvelerimizi içiyorduk. Bahçedeki papatyalar rüzgârda hafifçe sallanıyordu. Kemal’i düşündüm. Sonra mektubundaki son satırı hatırladım. Hayat yaşayanlar içindir. O an anladım ki sevgi insanın kalbinde yer değiştirmez; genişler. Kemal’i sevmeyi hiç bırakmamıştım. Ama bu, Rıza’yı sevmeme engel değildi. Geçmişimizi değiştiremezdik. Fakat geleceğimizi nasıl yaşayacağımıza karar verebilirdik. Ve yıllar sonra ilk kez, suçlulukla değil umutla geleceğe bakıyordum.
Benzer Galeriler
-
İmamoğlu’nun Avukatı Açıkladı
-
Kızılcık Şerbeti Oyuncusu
-
Hayatımın aşkını kaybettikten iki yıl sonra, rahmetli kocamın en yakın arkadaşıyla evlendim
-
Her Sabah Bir Öğrenciyi Bekleyen Otobüs Şoförü
-
Yaşlı Fırıncı Cenaze Evlerine Yıllarca Bedava Ekmek Götürdü
-
Kocam adamlarını beni “terbiye etmeleri” için gönderdi ve hemen ardından hastaneye çiçek yolladı


