Ana Sayfa 20.08.2026

Hamileliğimin 34. Haftasında Bulduğum Gizli Günlük: Milyarder Kocamın Çift Yaşamı ve Çöküşü

2 / 2

Ceyda’nın hamileliği işleri karmaşıklaştırıyor ama nasıl olsa benden asla ayrılamaz. Benden başka gidecek hiçbir yeri yok.”

Orada öylece dondum kaldım. Demir’in en büyük hatası buydu: Beni sadece “eski bir finans çalışanı” sanıyordu. Oysa ben evlenmeden önce dokuz yıl boyunca şirket satın almaları yönetmiş, dev aile fonlarını korumuştum. En önemlisi, oturduğumuz lüks daire ve Soykan Holding’in kontrolünü sağlayan oy haklarının %18’i benim merhum dedemin kurduğu ve sadece benim yönettiğim bir aile vakfına aitti. Demir evliliğimizi mülkiyet sanmıştı.

O akşam saat 21:14’te mesaj attı: “Yönetim kurulu yemeğindeyim, beni bekleme.”

Günlükteki her sayfanın fotoğrafını çektim. Avukatım Elif’i aradım: “Acil durum protokollerini bu gece devreye sokuyoruz. Hepsini.”

Saat 23:00’te valizimi, doğum çantamı ve günlüğü aldım. Alyansımı Demir’in yastığına bıraktım. Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan kız kardeşimin yaşadığı İzmir’e ilk uçağa bilet aldım.

Uçağa binerken Demir tekrar tekrar aradı. Dördüncü aramada gelen mesaja tek bir yanıt yazdım: “Beni artık kontrol edemeyeceğin bir yerdeyim.”Ertesi sabah İzmir’de kardeşimin evine vardığımda avukatım Elif tüm hukuki işlemleri tamamlamıştı. Dedemin vakfı, Demir’in şirket üzerindeki temsil yetkilerini dondurma hakkına sahipti. Demir, geçmişte hisselerimizi kullanırken sözleşmeye koydurduğumuz “ahlak ve sadakat” maddesini önemsememişti.

Elif, yönetim kuruluna Demir’in şirket bütçesini, özel jetleri ve temsil giderlerini Pelin’e aktardığını kanıtlayan belgeleri sundu. Üstelik Pelin, Soykan Holding’den milyonlarca liralık danışmanlık ihalesi alan bir şirketin sahibiydi!

Saat 07:03’te Demir aradı. Sesi öfkeden titriyordu: “Ne yaptın sen Ceyda? Yönetim kurulu harcama yetkimi dondurdu!”
“Sözleşme gereği Demir. Şirket hisseleri benim vakfıma ait.”
“Sen benim karımsın! Hamilesin, işin yok, bana muhtaçsın!”
“E-postana bak Demir.”

E-postasında boşanma dilekçesi, mal varlığı dondurma kararı ve adli denetim talebi vardı. Sesi ilk kez korkuyla kısıldı: “Ne istiyorsun?”
“Sadık bir koca istiyordum. Ama sen şirket imkanlarıyla sevgiline 42 milyon liralık usulsüz sözleşme sözü vermeyi seçtin.”

O öğleden sonra acil yönetim kurulu toplantısı yapıldı. Toplantıya İzmir’den görüntülü bağlandım. Demir, benim hamilelik yüzünden “akli dengemin hassaslaştığını” iddia etmeye çalıştı.

Gülümsedim ve kameraya günlüğün 83. sayfasını gösterdim. Demir’in el yazısı ekrana yansıdı: “Ceyda’nın vakfı birleşmeyi onaylayınca, Pelin’in sözleşmesini bütçeye kaydıracağım. Kimse fark etmeyecek.”

Salonda buz gibi bir sessizlik oldu.

12 dakika süren oylama sonucunda Demir, CEO’luk görevinden azledildi. Şirket hisselerini usulsüz kullandığı için aile vakfımız teminatları geri çekti. Bankalar kredileri çağırınca Demir; Bodrum’daki villasını, lüks araçlarını ve portföyünü satmak zorunda kaldı.

Dört ay sonra, İzmir’de Ege denizine karşı kucağımda yeni doğan kızım Defne ile oturuyordum. Boşanma davamız sonuçlanmıştı. Demir’in gönderdiği özür çiçeklerini ve mektupları açmadan geri çevirdim. Soykan Holding’in yeni yönetimi bana yönetim kurulunda üyelik teklif etti; kabul ettim.

Bir akşam Demir beni tanımadığı bir numaradan aradı. Fısıltıyla, “Ceyda… Bana olan sevgin hiç gerçek oldu mu?” diye sordu.
Kucağımda uyuyan Defne’ye baktım. “Benim sevgim çok gerçekti Demir. Ama sen bir yalanı seçtin.”

Telefonu kapattım, numarayı engelledim. Güneş Ege sularının üzerinde yükselirken içimde ne öfke vardı ne de intikam hırsı. Sadece sonsuz bir özgürlük… Demir haklıydı; hamilelik beni değiştirmişti. Ama onun beklediği şekilde değil, kendi gücümü keşfetmemi sağlayarak.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

2 / 2
Tema Tasarım |