Ana Sayfa 7.10.2026

Dul Babam Her Kadını Aynı Restorana Götürüyordu, Garsonun Gösterdiği Fotoğraf Beni Sarstı

1 / 2

“Bu kadın kim?” diye sordum. Duvardaki fotoğrafta annemle babamın yanında duran kişinin yüzü neredeyse tamamen kazınmıştı. Garsonun gözleri masaya indi. İçimde, yıllardır ailemizin en sakin insanı saydığım babama dair bilmediğim bir kapının açıldığını hissediyordum. Fakat o kapının arkasında ne olduğunu anlamadan hüküm vermek istemedim.

“Onu benim anlatmam doğru olmaz,” dedi garson. Adı Nesrin’di. “Ama restoranın sahibi Gaye Hanım burada. İsterseniz konuşabilir.”

Az sonra kırklı yaşlarında bir kadın mutfaktan çıktı. Elindeki havluyu tezgâha bıraktı, fotoğrafı gördüğümü anlayınca yüzü gerildi. Beni kapıya göndereceğini düşündüm. Bunun yerine, boş masaya oturmamı istedi. Restoranın öğle hazırlığı sürerken aramızda tuhaf bir sessizlik oluştu.

“Fotoğraftaki kadın benim annem,” dedi.

“Babamla nasıl tanışıyorlardı?”

“Bu soruyu Saffet Bey’e sormalısınız.”

Telefonumu çıkardım. Babam üçüncü çalışta açtı. Nerede olduğumu söyleyince sesindeki neşe kayboldu. “Oradan çık,” dedi. “Senin bilmen gereken bir şey yok.”

İlk kez bana böyle konuşuyordu. Çocuk değildim; otuz altı yaşındaydım, kendi evim ve işim vardı. Annemin ölümünden sonra yalnızlığına ortak olmak için sık sık yanına gidiyordum. Onun yeni bir hayat kurmasını isterken, geçmişinden bu kadar habersiz olduğumu düşünmemiştim.

“Ben burada bekleyeceğim,” dedim. “Gelip benimle konuşmanı istiyorum.”

Yarım saat sonra kapı açıldı. Babam içeri girince Gaye ayağa kalktı. İkisi birbirlerine merhaba bile demedi. Babamın omuzları çökmüştü. Köşedeki masaya baktı; sanki orada kendisini yıllardır bekleyen bir şey vardı.

“Bu fotoğrafı hâlâ neden tutuyorsun?” diye sordu.

“Çünkü annemin o gece orada bulunmuş olması, sen istemeyince yok olmuyor.”

Gaye’nin annesi Feraye, restoranın kurucusunun kızıymış. Annemle babam evlenmeden önce babamla nişanlanmış. Bu bilgi tek başına beni şaşırtmadı. Herkesin benim doğumumdan önce bir hayatı olabilirdi. Ama babamın parmaklarını masanın altında birbirine bastırışından, asıl hikâyenin burada bitmediğini anladım.

Gaye çantasından bir zarf çıkardı. İçinde eski mektuplar ve birkaç fotoğraf vardı. Feraye’nin bebekli bir fotoğrafını önüme koydu.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2
Tema Tasarım |