DOLAR
Alış: 47.08
Satış: 47.26
EURO
Alış: 53.77
Satış: 53.98
GBP
Alış: 63.10
Satış: 63.57
Doğum Yapmaya Tek Başına Geldi… Bebeği Kucağına Alacağı Anda Doktor Gözyaşlarına Boğuldu: “Bu Çocuk Benim Torunum…”
Soğuk bir salı sabahı, Ankara Şehir Hastanesinin doğum servisine elinde küçük bir valizle gelen Zeynep, koridorda yapayalnız yürüyordu. Omuzlarına sıkıca sardığı eski hırkası ve yüzündeki yorgun ifade, son dokuz ayın ne kadar ağır geçtiğini anlatmaya yetiyordu. Henüz yirmi altı yaşındaydı ama hayat ona yaşıtlarından çok daha fazla yük yüklemişti.
Kayıt sırasında hemşire gülümseyerek, “Eşiniz de geliyor mu?” diye sordu.
Zeynep kısa bir sessizlikten sonra tebessüm etti.
“Birazdan gelir.” dedi.
Aslında bunun gerçekleşmeyeceğini biliyordu.
Çünkü çocuğun babası Mert, hamile olduğunu öğrendiği gece hiçbir tartışma çıkarmadan evden ayrılmış, bir daha da geri dönmemişti. Arkasında bıraktığı sessizlik, söylenebilecek en ağır sözlerden bile daha acı olmuştu.
İlk haftalar boyunca her gece ağladı. Sonra bir gün gözyaşları tükendi. Hayatına devam etmek zorundaydı. Küçük bir oda kiraladı, yol kenarındaki bir lokantada çift vardiya çalıştı ve kazandığı her kuruşu doğacak bebeği için biriktirdi. Geceleri yorgun bedenini yatağa bırakırken karnını okşuyor, “Ben buradayım. Ne olursa olsun seni yalnız bırakmayacağım.” diye fısıldıyordu.
Doğum sancıları sabaha karşı başladı ve tam on iki saat sürdü. Saatler ilerledikçe acısı artsa da tek bir cümleyi tekrar edip durdu:
“Yeter ki bebeğim sağlıklı olsun.”
Öğleden sonra saat üçü biraz geçe erkek bebeği dünyaya geldi. Odada yankılanan ilk ağlama sesiyle Zeynep’in bütün korkuları yerini tarifsiz bir huzura bıraktı.
Hemşire bebeği battaniyeye sararken gülümseyerek, “Oğlunuz sapasağlam.” dedi.
Tam bebeğini kucağına alacağı sırada doğumu takip eden doktor dosyayı incelemek için yaklaştı.
Doktorun adı Prof. Dr. Kemal Yıldırımdı. Yılların deneyimine sahip, sakinliğiyle tanınan saygın bir kadın doğum uzmanıydı.
Ancak bebeğe baktığı anda yüzünün rengi değişti.
Elindeki dosya titredi.
Gözleri doldu.
Hemşire şaşkınlıkla, “Hocam, bir sorun mu var?” diye sordu.
Doktor cevap vermedi.
Bebeğin burnuna, dudaklarına ve sol kulağının altındaki hilal şeklindeki doğum lekesine dikkatle bakıyordu.
Zeynep’in yüreği ağzına geldi.
“Bebeğimde bir sorun mu var?” diye telaşla sordu.
Doktor derin bir nefes aldı.
“Babasının adı ne?” diye sordu.
Zeynep önce şaşırdı.
“Şimdi bunun ne önemi var?” dedi.
Doktor aynı soruyu bu kez daha yumuşak bir sesle tekrarladı.
Kısa bir sessizlikten sonra Zeynep cevap verdi.
“Mert Yıldırım.”
Oda bir anda sessizliğe büründü.
Doktor gözlerini kapattı.
Yanağından bir damla yaş süzüldü.
“…Mert benim oğlum.”
Zeynep duyduklarına inanamadı.
Doktor ağır adımlarla sandalyeye oturdu ve yıllardır kimseye anlatmadığı aile hikâyesini paylaşmaya başladı.
Mert, yıllar önce ailesiyle yaşadığı büyük anlaşmazlık sonrası evi terk etmişti. Sorumluluk almaktan kaçıyor, sürekli şehir değiştiriyor ve kimseyle bağ kurmuyordu.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
Kocam Mahkemede Beni Hiçbir Şeyi Olmayan Bir Ev Hanımı Gibi Gösterdi… Tek Bir Zarf Açılınca Şirketin Gerçek Sahibi Ortaya Çıktı
-
Kayınvalidem Üzerime Kaynar Yağ Döktü, Kocam Beni Hastane Odasında Boşadı… Ama Mahkeme Günü Ortaya Çıkan Belgeler Hayatlarını Bir Anda Altüst Etti
-
Babamı Akıl Hastanesine Kapatmaya Çalıştılar… Bileklerindeki İzleri Görünce Kardeşimin Kurduğu Korkunç Planı Çözdüm
-
Doğum Yapmaya Tek Başına Geldi… Bebeği Kucağına Alacağı Anda Doktor Gözyaşlarına Boğuldu: “Bu Çocuk Benim Torunum…”
-
Kırık Kolumla Doğum Günü Yemeğini Hazırlamamı İstedi… O Gece Kurduğu Bütün Düzen Masada Çöktü
-
Saat 03.07’de Gelen Tek Bir Fotoğraf, Yedi Yıllık Evliliğimi Değil; Kocamın Kurduğu Milyon Dolarlık İmparatorluğu Da Yıktı
