Ana Sayfa 6.08.2026

Babasının Yeni Aşklarını Tek Tek Kaçıran Kişinin Kimliği Ortaya Çıkınca Aile Yıllardır Saklanan Gerçekle Yüzleşti

2 / 2

Aradan yıllar geçtikten sonra beklenmedik bir değişim yaşandı. Babam arkadaşlık uygulamalarına üye oldu. Bir gün evine gittiğimde telefonuna gülümseyerek baktığını gördüm. Uzun zamandır yüzünde görmediğim o sıcak tebessüm geri dönmüştü. Başta çekinse de sonunda bana yeni biriyle tanışmak istediğini söyledi. Onu kucaklayıp destek oldum. Çünkü yeniden yaşamaya başlamasını istiyordum.

Kısa süre içinde birbirinden iyi kadınlarla tanıştı. Kimi bir kütüphanede çalışıyordu, kimi küçük bir pastane işletiyordu, kimi ise hafta sonlarını hayvan barınaklarında gönüllü geçiriyordu. Her buluşmadan önce heyecanını benimle paylaşıyor, akşam döndüğünde ise saatlerce sohbet ettiklerini, birlikte güldüklerini anlatıyordu. Hatta ikinci bir buluşma için sözleştiklerini söylüyordu.

Fakat ertesi sabah her şey değişiyordu.

Kadınlar bir daha ne telefonlarına cevap veriyor ne de mesajlarına dönüş yapıyordu. Babam önce bunun tesadüf olduğunu düşündü. Sonra kendini suçlamaya başladı. “Belki annen hakkında fazla konuşuyorum.” diyordu. Oysa neredeyse hiç bahsetmiyordu. Her başarısız deneme onu yeniden eski yalnızlığına sürüklüyordu. Şarkı söylemeyi bıraktı, telefonunu sürekli kontrol etmeye başladı ve özgüvenini tamamen kaybetti.

Altıncı kadın da aynı şekilde ortadan kaybolunca bunun tesadüf olmadığına karar verdim.

En yakın arkadaşım Zeynep’ten yardım istedim. Babamla bir kez buluşmasını ve her şeyi dikkatle gözlemlemesini rica ettim. Başta çok garipsese de sonunda kabul etti. Akşam beni aradığında babamdan övgüyle söz ediyordu.

“Baban harika biri. Nazik, saygılı ve çok komik. Üç saat nasıl geçti anlamadım. Önümüzdeki hafta yeniden görüşeceğiz.”

İlk kez rahat bir uyku uyudum.

Ama ertesi sabah Zeynep de ortadan kayboldu.

Telefonlarıma cevap vermedi. Saatler sonra yalnızca tek bir mesaj geldi.

“Benimle iletişim kurma. Lütfen.”

Bu mesajın ona ait olmadığını hemen anladım. Çünkü Zeynep hiçbir zaman böyle davranmazdı. Ertesi gün onunla yüz yüze buluştuğumuzda elleri titriyordu. Bana telefonunu uzattı.

Bilinmeyen bir numaradan gelen mesajda şu yazıyordu:

“Ondan uzak dur. Onun neler yapabileceğini bilmiyorsun.”

Mesajın altında ise Zeynep ile babamın restorandan çıkarken uzaktan çekilmiş bir fotoğrafı vardı.

Daha korkuncu ise gönderen kişi Zeynep’in adresini, iş yerini ve yıllar önce bağımlılık sorunu yaşayan kardeşi Gökhan hakkında kimsenin bilmediği özel bilgileri de biliyordu.

Artık bunun sıradan bir kıskançlık olmadığını anlamıştım.

Babamla konuştum. Mesajları görünce büyük bir şaşkınlık yaşadı ve hemen polise gitmemizi istedi. Onun suçsuz olduğuna inanıyordum ama bu bilgileri bilen biri mutlaka çok yakındı.

Tam o sırada evindeki güvenlik kameralarını kontrol ettim.

Babam eve girdikten birkaç dakika sonra kapüşonlu biri bahçeye yaklaşmıştı. Yüzü görünmüyordu ama ayakkabıları dikkatimi çekti.

Beyaz spor ayakkabılar…

Bu ayakkabıları daha önce görmüştüm.

Eve dönüp eski aile fotoğraflarını karıştırınca gerçeği buldum.

Ayakkabılar annemin kız kardeşi Sevil Teyze’ye aitti.

Annem öldükten sonra uzun süre bize destek olmuş, sonra da “Bu eve gelmek bana acı veriyor.” diyerek hayatımızdan uzaklaşmıştı.

Hemen Zeynep’i aradım.

“Sevil Teyze’yle hiç konuştun mu?”

“Evet,” dedi. “Mezuniyetimde beni ağlarken görmüştü. Kardeşimle ilgili her şeyi ona anlatmıştım.”

Artık bütün parçalar yerine oturmuştu.

Doğruca Sevil Teyze’nin evine gittim. Güvenlik kamerası görüntülerini gösterdiğim anda yüzünün rengi değişti.

Sonunda her şeyi itiraf etti.

Babamın tanıştığı bütün kadınları internetten araştırmış, onları gizlice takip etmiş, sahte numaralarla tehdit mesajları göndermişti. Amacı annemin yerini kimsenin alamamasını sağlamaktı. Ona göre babam sonsuza kadar yalnız kalmalıydı. Zeynep’i ise tanıdığı için kardeşi hakkındaki bilgileri kullanarak korkutmuştu.

O an büyük bir hayal kırıklığı yaşadım.

“Annemi korumadın,” dedim. “Onun anısını kullanarak yaşayan insanların hayatını mahvettin.”

Sevil Teyze gözyaşları içinde yaptıklarını kabul etti. Polis soruşturmasının ardından sorumluluğunu üstlendi ve psikolojik destek almayı kabul etti.

Babam uzun süre kendini suçladı.

“Belki de yeniden mutlu olmaya çalışmamalıydım.” dedi.

Elini tuttum.

“Hayır baba,” dedim. “Sen çoktan yaşamaya başlamalıydın.”

Aylar sonra cesaretini yeniden topladı ve bu kez Selin adında zarif bir kadınla tanıştı. İlk buluşmalarından sonra beni aradığında telefonda hafif bir müzik çalıyor, babam uzun yıllardan sonra içtenlikle gülüyordu.

Selin ertesi sabah ortadan kaybolmadı.

Üçüncü buluşmalarından sonra onları birlikte kahve içerken gördüğümde evimiz yıllar sonra yeniden neşeyle dolmuştu.

O gün önemli bir gerçeği öğrendim.

Geçmişi sevmek, geleceği yok etmek değildir.

Kaybettiklerimizi saygıyla anmak gerekir ama yaşayan insanların yeniden mutlu olmasına engel olmak sevgi değil, bencilliktir.

Babam sonunda yeniden hayata tutundu.

Ben de annemin anısını yaşatmanın en doğru yolunun, onun sevdiği insanın yeniden gülümsemesine izin vermek olduğunu anladım. Böylece ailemiz, uzun yıllar süren acının ardından ilk kez gerçekten iyileşmeye başladı.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

2 / 2
Tema Tasarım |