DOLAR
Alış: 46.41
Satış: 46.60
EURO
Alış: 52.89
Satış: 53.10
GBP
Alış: 61.22
Satış: 61.68
“Anne… Lütfen Gel. Gitmeme İzin Vermiyorlar.” Kızımın Telefon Kapanmadan Önce Bana Fısıldadığı Son Sözler Bunlardı
“Anne… Lütfen Gel. Gitmeme İzin Vermiyorlar.” Kızımın Telefon Kapanmadan Önce Bana Fısıldadığı Son Sözler Bunlardı. Bir Saat Geçmeden, Madalyalarla Ödüllendirilmiş Bir Türk Kara Kuvvetleri Albayı Hâlâ Üniforması Üzerindeyken Hastaneye Girdi. Bunu Yapan Güçlü Aile, Paralarının Gerçeği Sonsuza Kadar Örteceğini Sanıyordu. Ama Yanıldılar… Çünkü Savaşı Yanlış Anneye Açmışlardı.
O akşam kışladan ayrılırken hâlâ üniformam üzerimdeydi.
Göğsümde taşıdığım madalyalar gün batımının son ışıklarıyla parlıyordu.
Arabamı son sürat şehir hastanesine sürdüm.
Kimlik kartımda şu yazıyordu:
ALBAY REYHAN DEMİR
Ama o an rütbenin hiçbir anlamı yoktu.
Ben sadece kızına ulaşmaya çalışan bir anneydim.
Telefon görüşmesi yirmi saniye bile sürmemişti.
Kızımın sesi titriyordu.
Sonra hat aniden kesilmişti.
Geçirdiğim her kilometre bana saatler gibi geldi.
Acil servise girdiğimde güvenlik görevlisi önümde durdu.
“Hanımefendi, hasta yakınlarının izin alması gerekiyor…”
“Sadece şunu söyleyin,” dedim.
“Kızım Zeynep Demir nerede?”
Adam yüzüme baktı.
Sonra tek kelime etmeden kenara çekildi.
Bir hemşire sessizce beni özel muayene odasına götürdü.
Zeynep sedyenin üzerinde yatıyordu.
Yüzü bembeyazdı.
Alt dudağı patlamıştı.
Bileklerinde morluklar vardı.
Sabah evden çıkarken giydiği şık elbise omzundan yırtılmıştı.
Bir an nefes alamadım.
Bu…
Benim kızımdı.
Ben görevdeyken bana renkli resimler çizen küçük kız…
Eve döneceğim günü takvimden sayan yavrum…
Şimdi ise korkudan titriyordu.
“Anne…”
diye fısıldadı.
Hemen yanına koştum.
Bana sımsıkı sarıldı.
Ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.
Tam o sırada arkamızdan bir ses geldi.
“Her şeyi olduğundan daha kötü gösteriyor.”
Yavaşça arkamı döndüm.
Kapının önünde damadımdan Murat Kaya, annesi Perihan Kaya ve kız kardeşi Aslı duruyordu.
Üzerlerinde pahalı kıyafetler…
Boyunlarında gösterişli mücevherler…
Yüzlerinde ise en ufak bir pişmanlık yoktu.
Perihan kollarını bağladı.
“Albay Hanım,” dedi.
“Kızınız aile içinde yaşanan küçük bir tartışmada dengesini kaybetti.”
“Kimse ona zarar vermedi.”
Zeynep elimi daha sıkı tuttu.
“Hayır anne…”
“Beni misafir evine kilitlediler.”
“Telefonumu aldılar.”
“‘Kaya ailesini rezil edersen kimse sana inanmaz.’ dediler.”
Murat hafifçe güldü.
“O zaten fazla duygusal biridir.”
Aslı alaycı bir tebessümle konuştu.
“Herkes zengin bir aileye gelin olabilecek kadar güçlü değildir.”
Ben kızımın elini hiç bırakmadım.
Perihan bir adım daha yaklaştı.
“Bu olayı büyütmeyin.”
“Bizim devlet içinde de dostlarımız var.”
“Avukatlarımız var.”
“Basında tanıdıklarımız var.”
Sonra gözlerimin içine bakarak şöyle dedi:
“Askeriyedeki kariyeriniz askerleri etkileyebilir.”
“Ama bizi etkilemez.”
Murat pahalı saatini düzeltti.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
Üçüzler Dövmemi Gösterdi ve Dünyam Sonsuza Dek Değişti
-
Nişanlım ev anahtarımı annesine verdi.
-
Zarf, Hale House’da taşıdığım herhangi bir gümüş tepsiden daha ağırdı.
-
Sabah saat 5’te polis, 5 aylık hamile kızımı buz gibi bir otobüs durağında buldu..
-
Kocam ve altı akrabası hamile metresini Miami’ye uçurdu
-
Beşinci evlilik yıldönümümüzde kocam sekreterinin yedi aylık hamile olduğunu itiraf etti
