Antalya Kemer Suluda Ada Tur Adalar Turu Gemi Turu Turlar Setur Gezi Turları

Ameliyat masasına uzanmıştı. Tek oğluna böbreğini vermek üzereydi. » T.C. Haber T.C. Haber
Ana Sayfa 19.05.2026

Ameliyat masasına uzanmıştı. Tek oğluna böbreğini vermek üzereydi.

1 / 2

BÖLÜM 1

Ayşe 65 yaşındaydı ve tek bir çocuğu vardı: Emre. Onu İstanbul’un Fatih ilçesinde, sabahın üçünde kalkarak bir mahalle fırınında simit ve poğaça yaparak büyütmüştü. Ellerinin kokusu hep susam, tereyağı ve mayalı hamurdu. Emre’nin babası, çocuk henüz 4 yaşındayken onları terk etmişti. Bu yüzden Ayşe, hem anne hem baba olmuştu.

Emre için dikiş makinesini bile satmıştı. Emre için yıllarca kendine bir çift ayakkabı almamıştı. Emre için yorgunluğunu gülümsemenin arkasına saklayan bir ömrü sessizce yaşamıştı.

Ama Emre, Zeynep’le evlendikten sonra değişmişti. Zeynep, Bakırköy’deki eve pahalı çantası, soğuk bakışları ve buyurgan tavrıyla girmişti. İlk günden itibaren evi kontrol etmeye başlamıştı.

“Anne Ayşe, siz artık yoruldunuz, kenara çekilseniz iyi olur,” demişti bir gün. “Artık Emre ile biz kendi hayatımızı kuracağız.”

Ayşe onun sadece kibirli biri olduğunu düşünmüştü ama zamanla içindeki soğukluğun çok daha kötü olduğunu fark etmişti.

Bir gün Emre’nin böbrekleri iflas edince her şey hızla değişti. Devlet hastanesinden çıkarılıp İstanbul’un en lüks özel hastanelerinden birine götürüldü. Tüm kontrol Zeynep’in eline geçmişti.

“Duygusal sahnelere gerek yok,” dedi Zeynep, hastane koridorunda sert bir sesle. “Sen annesisin. Eğer bugün böbreğini vermezsen oğlun ölecek ve sorumlusu sen olacaksın.”

Ayşe yanında sadece küçük bir bez çanta taşıyordu. İçinde el örgüsü bir hırka, bir muska ve Emre’nin çocukken çekilmiş eski bir fotoğrafı vardı.

512 numaralı odada Emre bitkin halde yatıyordu. Makinelere bağlıydı.

“Anne…” dedi kısık sesle. “Bunu senden istemek istemezdim.”

Ayşe elini tuttu. “Senin için canımı veririm oğlum.”

Zeynep sabırsızca kapıda durdu. “Ağlamayı bırakın, evrakları imzalayın.”

Cerrah, riskleri anlatıyordu ama Ayşe dinlemiyordu bile. Tek gördüğü oğluydu. Tüm belgeleri titreyen ellerle imzaladı.

Ameliyattan hemen önce Kerem koşarak içeri girdi. Gözleri ağlamaktan kızarmıştı.

“Babaanne… karnını mı açacaklar?”

“Birazcık yavrum,” dedi Ayşe.

Kerem ona sarıldı. Tüm bedeni titriyordu. O sırada Zeynep içeri girdi ve çocuğu sertçe kolundan tuttu.

“Kerem! Baban çok hasta, saçmalamayı bırak!”

Kerem dışarı sürüklenirken fısıldadı:

“Annem sorarsa… hiçbir şey bilmiyorum.”

Ayşe o an içinde açıklayamadığı bir huzursuzluk hissetti.

Dakikalar sonra ameliyathanedeydi. Soğuk metal masaya yatırılmıştı. Parlak ışık gözlerini yakıyordu. Kalp monitörünün sesi odada yankılanıyordu.

Anestezi uzmanı iğneyi hazırladı.

“10’dan geriye sayın Ayşe Hanım…”

Tam o anda kapı büyük bir gürültüyle açıldı.

Kerem içeri girmişti.

“Babaanne! Sakın yaptırma!”

Zeynep camın arkasında çılgına dönmüş, güvenliğe bağırıyordu:

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2
Tema Tasarım |