Ana Sayfa 31.08.2026

65 yaşındaydım, eşimi yıllar önce kaybetmiş, köyün kenarındaki küçük evimde tek başıma yaşamaya alışmıştım.

1 / 2

65 yaşındaydım, eşimi yıllar önce kaybetmiş, köyün kenarındaki küçük evimde tek başıma yaşamaya alışmıştım. Ta ki Hasan Ağa bir akşam kapımı çalıp “Benimle evlenir misin?” diyene kadar…

Hayatım boyunca böyle bir teklif beklememiştim. Hele ki bunu köyün en varlıklı ve sözü en çok dinlenen adamı Hasan Ağa’nın yapacağını hiç düşünmemiştim. Yıllardır birbirimizi tanıyorduk ama aramızdaki ilişki yalnızca selamlaşmaktan ibaretti.

Eşim öldükten sonra kendimi tamamen köy hayatına vermiştim. Sabahları erkenden kalkıyor, bahçeyle ilgileniyor, akşamları sobanın karşısında tek başıma oturuyordum. Yalnızlığa alıştığımı sanıyordum.

Fakat Hasan Ağa’nın teklifi bütün dengemi değiştirdi.

Teklifinden sonra köyde herkesin bana bakışı değişti. Kimi beni kıskandı, kimi Hasan Ağa’nın neden benimle evlenmek istediğini sorguladı. Ben ise geceleri uyuyamaz oldum.

Çünkü Hasan Ağa’nın sözlerinde garip bir ciddiyet vardı.

“Ben seni yıllardır uzaktan izliyorum,” demişti.

Bu söz kafama takılmıştı.

Üstelik Hasan Ağa’nın ailesi bu evliliğe karşı çıkıyordu. Özellikle oğlu, beni gördüğünde yüzünü ekşitiyor ve babasının bu kararından vazgeçmesi için elinden geleni yapıyordu.

Tam her şeyi reddetmeye karar vermişken, köyde yaşayan Nermin’in hastalığının ağırlaştığını öğrendim. Nermin yıllardır Hasan Ağa’nın ailesine yakın biriydi ve son zamanlarda ciddi sağlık sorunları yaşıyordu.

Bir gün Nermin beni gizlice evine çağırdı.

“Mehmet, Hasan Ağa sana neden evlenme teklif ettiğini gerçekten söyledi mi?” diye sordu.

Başımı salladım.

Nermin’in yüzü bir anda ciddileşti.

“Öyleyse sana anlatmam gereken bir şey var.”

O gece Nermin’in anlattıklarıyla Hasan Ağa’nın bana yaptığı teklifin arkasında sandığımdan çok daha eski bir hikâye olduğunu öğrendim.

Ama Nermin’in yatağının altından çıkardığı eski fotoğrafı gördüğümde asıl şaşkınlığı yaşadım.

Fotoğrafta Hasan Ağa gençti.

Yanında ise benim yıllardır görmediğim eşim duruyordu…

Ve fotoğrafın arkasında yalnızca şu cümle yazıyordu:

“Bir gün Mehmet gerçeği öğrenirse her şey değişecek.”

Fotoğrafın arkasındaki bu cümleyi tekrar tekrar okudum. Parmaklarım titriyordu. Yıllardır ölmüş eşimin, genç Hasan Ağa’nın yanında ne işi vardı? Daha da önemlisi, bu fotoğraf neden Nermin’in yatağının altında saklanmıştı?

Başımı kaldırıp Nermin’e baktım. Yüzü bembeyaz olmuştu.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2
Tema Tasarım |