AKES DER EĞİTİMDEN SORUMLU GENEL BASKAN YARDIMCISI Elif Karakul yaptığı açıklamalarda şu ifadelerde bulunu;
Bir evlat düşünün ,babasının kendisine ümmü ebiha (Benim annem ) dediği … Bir evlat düşünün babasının ben ona iffetinden daha büyük bir çehiz hazırlamadım dediği… Peki bir evlat babasını ne kadar sevebilir? Hayattaki en kıymetlilerinden, varlık sebeplerinden biri olan baba sevilmez mi? Elbette sevilir. Lakin bu sevgiyi kelimelere dökmek öyle kolay olmasa gerek. Kız çocukları babaya daha düşkün olur derler. Babası peygamberse bir de, bu sevginin sınırları aklın sınırlarını zorlayabilir. Kuşkusuz baba sevgisinin en güzel örneğini Peygamberimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem)’in ‘O benden bir parçadır’ dediği Hz. Fatıma (radıyallâhu anhâ)’da görürüz.
Öyle bir sevgi ki bu, babasının ahirete intikal edeceğini öğrenince üzüntüden kahrolan ve fakat ona en çabuk kendisinin kavuşacağını duyduğunda ise sevincinden ne yapacağını bilemeyen bir baba sevgisi. Onun en bilinen yönü, hayırlı bir evlat olmak, söz konusu babasıysa yani Peygamberse karşısındaki kim olursa olsun meydan okumak.
Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), Hz. Fatıma (radıyallâhu anhâ)’ya vefat edeceğini haber verince üzülmüş, ancak ailesinden ilk olarak yine kendisinin vefat edeceğini haber vermesine de sevinmiştir:
Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), irtihaline sebep olan rahatsızlığı günlerinden birinde, Hz. Fatıma (r.anha)’yı yanına çağırır ve eğilip kulağına bir şeyler fısıldar. Hz. Fatıma (radıyallâhu anhâ) validemiz sessizce göz yaşları döktü. Bir süre sonra Allah Rasûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) yine onun kulağına bir şeyler fısıldar. Bu sefer de öyle sevindi ki, onu karşıdan görenler, kendisine bütün Cennet kapılarının açıldığını zannederlerdi. Bu hadise Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ) validemizin gözünden kaçmamış, biraz sonra bunun sebebini sormuş, Hz. Fatıma (radıyallâhu anhâ) validemiz, bunun Allah Rasûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem)’e ait bir sır olduğunu, dolayısıyla da açıklayamayacağını söyleyerek onu cevapsız bırakmıştı.
Allah Rasûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem)’ın vefatından sonra Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ) validemiz tekrar sorunca, Fatıma (radıyallâhu anhâ) anamız da şöyle cevap vermiştir:
“Birinci defada bana, kendisinin vefat edeceğini söylemişti. O’nun için ağlamıştım. İkinci defa ise bana, kendi ailesi içinde, O’na en erken kavuşacak insanın, ben olduğum müjdesini vermişti. Ve işte onun için de sevindim.” demiştir.
Bu duygu ve düşüncelerle Hz Fatıma annemizin dünyaya teşriflerini ve dünya müslüman kadınlar gününü kutluyorum.