DOLAR
Alış: 49.09
Satış: 49.28
EURO
Alış: 54.91
Satış: 55.13
GBP
Alış: 64.67
Satış: 65.15
Kocam iki kolumu da kırıp beni 31. kattaki korkuluğa doğru eğdi ve kulağıma fısıldadı: “İmzala, her şey bitecek.”7 yaşındaki kızımız tüm bunları sessizce izliyordu.
BÖLÜM 1
İstanbul’da, Boğaz’a bakan lüks bir rezidansın 31. katında, Kerem Yalçın karısı Elif’in iki kırık kolunu arkasından sıkıca bastırarak onu cam balkon korkuluğuna doğru eğmişti.
Yedi yaşındaki kızları Defne ise birkaç adım ötede, gördüğü manzara karşısında donup kalmıştı.
Kasım ayının soğuk rüzgârı Elif’in yüzünü kesiyordu.
Aşağıda uzanan İstanbul ışıkları, yüksekten bakıldığında oyuncak şehirler gibi görünüyordu.
Sağ kolu tamamen hareketsizdi.
Sol kolunda ise aldığı her nefeste dayanılmaz bir acı yayılıyordu.
Kerem kulağına doğru eğildi.
“Belgeleri imzala.
Sonra her şey bitecek.”
Salonun içinde Selen ayakta duruyordu.
Kerem’in aylardır gizli bir ilişki yaşadığı kadın.
Elif’in annesinin yıllar önce ona verdiği elmas küpeler Selen’in kulaklarında parlıyordu.
Selen telefonunu kaldırmış, yaşananları kayda alıyordu.
“Şuna bakın,” diye alay ederek güldü.
“Bu halde bile hâlâ kendini prenses sanıyor.”
Kerem Elif’i biraz daha korkuluğun üzerine doğru itti.
“Şirket hisseleri benim üzerime geçecek.
Tüm mali vekâlet benim olacak.
Bir de Defne’nin kalıcı velayetini bana bırakacağına dair belgeleri imzalayacaksın.”
Elif’in dudakları titredi.
Mutfak adasının arkasında, sarı pijamalarıyla Defne sessizce duruyordu.
Yaklaşık iki yıldır tek kelime etmemişti.
Doktorlar bunun ağır bir psikolojik travmaya bağlı seçici suskunluk olduğunu söylemişti.
Kerem ise akrabaların yanında ondan sık sık “sorunlu çocuk” diye bahsediyordu.
Elif, Defne’nin sesini hangi gece kaybettiğini biliyordu.
Kerem’in onu evden çıkmasını engellemek için kapıyı kırdığı ve Defne’nin ilk kez babasının annesinin boğazını sıktığını gördüğü gece.
Ama bugün Defne’nin gözlerinde yalnızca korku yoktu.
Bir şey düşünüyordu.
Kerem alçak sesle konuştu:
“Aşağı düşeceksin.
Ben yıkılmış bir koca rolünü oynayacağım.
Selen de vakfın başına geçecek.
Peki Defne?
O zaten konuşamıyor.
Mahkemede onu kim dinleyecek?”
Selen gülümsedi.
İşte o anda Elif gerçeği anladı.
Bu, öfkeyle yapılmış bir saldırı değildi.
Bu bir cinayet planıydı.
Elif’in babası Cem Karaca ölmeden önce kızına büyük bir gayrimenkul portföyü, İstanbul’un çeşitli bölgelerinde bulunan ticari binalar ve bir siber güvenlik şirketi bırakmıştı.
Bu şirket, yüksek katlı konutlarda kullanılmak üzere özel bir güvenlik sistemi geliştirmişti:
Kalkan-9.
Kerem üç yıldır Elif’in miras bıraktığı varlıklara erişmenin yollarını arıyordu.
Elif’i ortadan kaldırdığı anda her şeyin kendisine kalacağını sanıyordu.
Ama bilmediği bir şey vardı.
Miras belgelerinde, onun hiçbir zaman fark etmediği özel koruma hükümleri bulunuyordu.
Elif, acıdan bulanıklaşan gözleriyle Defne’ye baktı.
Küçük kız yavaşça geriye çekilmeye başladı.
Koridorda, yıllardır asılı duran bir aile fotoğrafının altında küçük bir kontrol paneli vardı.
Elif bunu bir zamanlar Defne’ye oyun gibi öğretmişti:
Üç renk, bir sembol ve gizli bir mesaj.
Bu, sıradan bir yangın ya da hırsız alarmı değildi.
Evde birinin zorla tutulduğu veya ölümcül bir aile içi tehlikenin yaşandığı durumlar için tasarlanmış özel bir acil durum sinyaliydi.
Defne bir sandalye çekti.
