DOLAR
Alış: 48.71
Satış: 48.91
EURO
Alış: 55.61
Satış: 55.83
GBP
Alış: 64.65
Satış: 65.14
ANNEM 30 YIL BOYUNCA HER PAZAR AYNI TREN İSTASYONUNA GİTTİ — CENAZESİNDEN SONRA ÇANTASINDA BULDUĞUM BİLET, KİMİ BEKLEDİĞİNİ ORTAYA ÇIKARDI.
“Ben Yusuf’um,” dedi.
“Annem beni otuz yıl bekledi, değil mi?”
O an ne söyleyeceğimi bilemedim.
Karşımda duran adam altmış yaşlarındaydı. Saçlarının büyük kısmı beyazlamıştı. Uzun boyluydu ama omuzları çökmüştü. Elindeki sararmış bileti öyle sıkı tutuyordu ki parmaklarının eklemleri bembeyaz olmuştu.
Yıllardır annemin pazar günleri oturduğu o eski bankın yanında, birbirimize bakan iki yabancıydık.
Ama ikimiz de aynı kadının çocuğuyduk.
“Evet,” dedim sonunda. “Her pazar geldi.”
Yusuf’un gözleri doldu.
“Her pazar mı?”
Başımı salladım.
“Yağmurda da. Karda da. Hastayken bile.”
Yusuf gözlerini istasyon saatine çevirdi. Saat 10.21’i gösteriyordu.
Dudakları titredi.
“Altı dakika geç kaldım,” dedi.
Bu cümlede öyle ağır bir pişmanlık vardı ki cevap veremedim.
Yan yana oturduk.
Bir süre trenlerin raylarda çıkardığı metalik sesten başka hiçbir şey duyulmadı.
Sonra Yusuf çantasından küçük, yıpranmış bir zarf çıkardı.
“Bunu babam öldüğünde buldum,” dedi.
Zarfın üzerinde annemin adı yazıyordu.
Nevin.
“Babam Kemal, iki ay önce öldü. Eşyalarını toplarken bu mektubu buldum. Mektupta annemin hâlâ her pazar aynı istasyonda beni bekliyor olabileceğini yazmış.”
İçimde bir öfke yükseldi.
“Biliyormuş yani?”
Yusuf başını eğdi.
“Evet.”
“Otuz yıl boyunca annemin beklediğini biliyormuş ve sana söylememiş mi?”
Yusuf’un yüzündeki acı daha da büyüdü.
“Babam bana annemin bizi terk ettiğini söyledi.”
Olduğum yerde donup kaldım.
Yusuf anlatmaya devam etti.
Çocukluğu boyunca annesinin onu istemediğine inanmıştı. Kemal ona, Nevin’in başka bir hayat seçtiğini, oğlunu geride bıraktığını söylemişti.
“On yaşındayken annemi görmek istediğimi söyledim,” dedi Yusuf. “Babam çok sinirlendi. Bana, ‘O seni görmek isteseydi şimdiye kadar gelirdi,’ dedi.”
Oysa annem gelmişti.
Hem de yüzlerce kez.
Her pazar.
Aynı saatte.
Aynı peronda.
Birden çocukken anneme söylediğim bir cümleyi hatırladım.
“Anne, pazar günleri neden hep gidiyorsun?”
O zaman gülümseyerek saçımı okşamıştı.
“Bazen bir insanın gelmesi için değil, geldiğinde seni orada bulabilmesi için beklersin.”
Yıllarca bu sözün ne anlama geldiğini anlayamamıştım.
Şimdi anlıyordum.
Yusuf mektubu bana uzattı.
Kemal’in el yazısıyla yazılmıştı.
Mektupta her şey vardı.
Yıllar önce aileler arasındaki büyük tartışmadan sonra Kemal oğlunu alıp gitmişti. Nevin’in onları bulmasını engellemiş, adreslerini değiştirmişti.
Yusuf büyüdükçe annesini daha çok sormaya başlayınca ise gerçekleri anlatmak yerine yalan söylemişti.
Ama Kemal yaşlanıp hastalandığında vicdanıyla baş başa kalmıştı.
Mektubun son satırlarında şöyle yazıyordu:
“Nevin bana, ‘Yusuf bir gün beni ararsa pazar günü saat 10.15’te istasyonda olacağım,’ demişti. Onun sözünü tutacağını biliyorum. Ben ise verdiğim hiçbir sözü tutmadım.”
Yusuf elleriyle yüzünü kapattı
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
Gelin arabasına asılan olarak gören kayınpeder damadı hastanelik etti
-
Skandal Karar
-
Diziden ayrıldı
-
İKİZ KIZLARIMDAN BİRİNİ KAYBETTİKTEN SONRA KOCAM BENİ TERK ETTİ — AMA DİĞER KIZIMIN 18. DOĞUM GÜNÜNDE BABAM YANIMA GELİP, “KOCAN BANA, BUGÜNE KADAR SANA HİÇBİR ŞEY ANLATMAYACAĞIMA YEMİN ETTİRDİ,” DEDİ.
-
ANNEM 30 YIL BOYUNCA HER PAZAR AYNI TREN İSTASYONUNA GİTTİ — CENAZESİNDEN SONRA ÇANTASINDA BULDUĞUM BİLET, KİMİ BEKLEDİĞİNİ ORTAYA ÇIKARDI.
-
EŞİMİN ÖLÜMÜNDEN SONRA ARABASINI SATMAYA KARAR VERDİM — TORPİDOYU TEMİZLERKEN BULDUĞUM İKİNCİ RUHSATTA EŞİMİN BAŞKA BİR AİLESİNİN ADI YAZIYORDU.
