Ana Sayfa 7.09.2026

ZOR BİR DOĞUMDAN ÇIKMAMIN ÜZERİNDEN SADECE BİRKAÇ SAAT GEÇMİŞTİ Kİ EŞİM YENİDOĞAN KIZIMIZA BAKIP DONDU KALDI

1 / 2

Kapı açıldığında içeri giren kişiyi gördüğümde kanımın çekildiğini hissettim.

Karşımda Sevda duruyordu.

Onu yıllardır görmemiştim. Hatta onunla ilgili düşünmemeye bile çalışıyordum. Geçmişte yaşananlardan sonra hayatımdan tamamen çıkardığım biriydi. Ama şimdi, doğum yaptığım odanın kapısında, yüzünde tarifsiz bir ifadeyle duruyordu.

Kaan’ın yüzündeki korku ise her şeyi daha da tuhaf hâle getiriyordu.

“Sen neden buradasın?” diye fısıldadım.

Sevda birkaç saniye cevap veremedi. Gözleri önce bana, sonra kucağımdaki bebeğe çevrildi.

“Çünkü artık saklayamayacağımız bir şey var,” dedi.

Kaan başını ellerinin arasına aldı.

Ben ise ikisine birden bakıyordum. İçimde tarifsiz bir öfke yükseliyordu. Saatler önce hayatımın en mutlu anını yaşarken şimdi iki insanın arasında kalmış, kendi çocuğumla ilgili bir sırrın ortasında bırakılmıştım.

“Kaan,” dedim titreyen bir sesle. “Bana gerçeği şimdi söyle.”

Uzun bir sessizlik oldu.

Sonunda Kaan ayağa kalktı ve yatağımın yanına geldi. Gözlerinde pişmanlık vardı.

“Bu bebeğin yüzünü görünce neden böyle olduğumu anlamıyorsun,” dedi. “Çünkü ben bu yüzü daha önce gördüm.”

Kalbim hızlandı.

“Nerede?”

Kaan, Sevda’ya baktı.

Sevda gözlerini kaçırdı.

“Yıllar önce,” dedi Kaan. “Seninle tanışmadan önce.”

Bir anda odadaki hava ağırlaştı.

Kaan devam etti.

“Çocuk sahibi olmak için yıllarca uğraştığınızı biliyorum. Ama sana evlenmeden önce söylemediğim bir şey vardı. Benim de geçmişimde bir çocuk meselesi vardı.”

Bebeğimi daha sıkı tuttum.

“Ne demek istiyorsun?”

Sevda bu kez konuştu.

“Yıllar önce bir hastanede çalışıyordum. Kaan da orada gönüllü olarak destek veren biriydi. O dönem doğum yapan genç bir kadın vardı. Bebeğini dünyaya getirdi ama bazı nedenlerden dolayı onu yanında tutamadı.”

Kaşlarımı çattım.

“Bu bebeğin bununla ne ilgisi var?”

Sevda’nın gözleri doldu.

“Çünkü o bebeğin kim olduğunu artık biliyoruz.”

Kaan’ın yüzüne baktım.

“Kim?”

Kaan dudaklarını araladı fakat kelimeler çıkmadı.

Sevda onun yerine söyledi.

“Sen.”

Dünyam başıma yıkılmış gibi oldu.

Ne söylediğini anlayamadım.

“Ben mi?”

Sevda başını salladı.

“Yıllar önce yaşanan bir karışıklık nedeniyle gerçek ailen hakkında yanlış bilgi verilmiş. Sen küçükken başka bir aile tarafından büyütülmüşsün. O gün hastanede yaşananları yıllarca kimse konuşmadı.”

Başımı iki yana salladım.

“Hayır. Bunun mümkün olmadığını biliyorum. Annem ve babam beni büyüttü. Onlar benim ailemdi.”

“Elbette,” dedi Sevda. “Seni büyüten insanlar senin ailen. Ama biyolojik geçmişinle ilgili sana hiç anlatılmamış bir gerçek var.”

Kaan sessizce ekledi:

“Ve ben bunu yıllar önce öğrendim.”

O cümleyle birlikte içimdeki bütün öfke yeniden alevlendi.

“Sen biliyordun?”

Kaan başını öne eğdi.

“Tam olarak bilmiyordum. Sadece bazı şeylerden şüpheleniyordum. Sonra araştırdım. Ama sana söylemeye korktum.”

“Bu yüzden mi kızımıza bakınca donup kaldın?”

“Evet.”

Gözlerim bebeğime kaydı.

Kızım uyuyordu. Hiçbir şeyden haberi yoktu. Ben ise birkaç saat içinde anneliğin mutluluğundan hayatımın en büyük sırrını öğrenmenin şokuna sürüklenmiştim.

“Benim geçmişimle kızımızın ne ilgisi var?” diye sordum.

Kaan cebinden eski bir fotoğraf çıkardı.

Fotoğrafa baktığımda nefesim kesildi.

Fotoğrafta genç bir kadın vardı. Kucağında küçücük bir bebek tutuyordu.

Kadının yüzü bana inanılmaz derecede tanıdık geliyordu.

Ama onu tanımıyordum.

“Bu kim?” diye sordum.

Sevda yavaşça cevap verdi.

“Doğduğun gün seni dünyaya getiren kadın.”

Fotoğrafı elimden düşürdüm.

Kaan hemen eğilip aldı.

“Yıllarca onu bulmaya çalıştım,” dedi. “Ama izini kaybetmiştim. Sonra sen hamile kaldığında, bazı eski kayıtları araştırmaya başladım. Sevda da bana yardım etti.”

“Ve ne öğrendiniz?”

Sevda gözyaşlarını sildi.

“Annenin seni terk etmediğini.”

O cümleyle birlikte odada sessizlik oldu.

“Ne?”

“Seni bırakmak zorunda kaldı. Sana zarar geleceğini düşünüyordu. O dönemde çok zor şartlar altındaydı. Seni koruyabilmek için başka bir aileye verilmesini kabul etti. Ama seni hiçbir zaman unutmadı.”

Gözlerim doldu.

Bunca yıl annem hakkında taşıdığım bütün düşünceler bir anda değişmişti.

Kaan yanıma oturdu.

“Onu bulduk,” dedi.

Kalbim duracak gibi oldu.

“Nerede?”

Kapıya baktı.

Sevda’nın neden buraya geldiğini o anda anladım.

“Koridorda,” dedi. “Seni görmek için bekliyor.”

Bir süre hiçbir şey söyleyemedim.

Sonra kapıya baktım.

Hayatım boyunca kendime defalarca sorduğum o soru zihnimde yankılandı: Beni neden bırakmıştı?

Belki de cevabı yıllardır sandığım gibi değildi.

Sevda kapıya doğru yürüdü ve kapıyı araladı.

İçeri yaşlı, yorgun yüzlü bir kadın girdi.

Bana baktığı anda gözlerinden yaşlar süzüldü.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2
Tema Tasarım |