Ana Sayfa 19.08.2026

Yetmiş bir yaşımda, onlarca yıldır hayalini kurduğum gemi yolculuğuna sonunda çıkmaya karar verdim.

1 / 2

Mehmet’in gözlerindeki korkuyu görünce ilk kez onun benden bir şey sakladığından emin oldum.

“Bavulumda ne var?” diye sordum.

Mehmet kapıyı kapattı ve sesini alçalttı.

“Önce bana güvenmen gerekiyor.”

“Bir hafta önce tanıştığım bir adama neden güveneyim?”

Bu kez başını öne eğdi.

“Haklısın. Ama şimdi sana her şeyi anlatırsam, ikimizin de kurtulma şansı olabilir.”

Tam o sırada koridordan ayak sesleri duyuldu. Mehmet beni kabinin içindeki dar dolabın arkasına çekti. Kapının önünden iki görevli geçti. Birbirlerine telaşla bir şeyler söylüyorlardı.

“Alt güvertede arama başlatılmış. Bavulu bulmuşlar mı?”

Diğer adamın cevabını duyamadım.

Ayak sesleri uzaklaşınca Mehmet derin bir nefes aldı.

“Artık vaktimiz yok.”

Bavulumu açtık. Kıyafetlerimin arasında, bana ait olmayan küçük siyah bir çanta vardı.

Onu görünce donup kaldım.

“Bu ne?”

Mehmet çantayı açtı.

İçinden bir hafıza kartı, birkaç belge ve eski bir fotoğraf çıktı.

Fotoğraftaki adamı görünce şaşkınlıktan konuşamadım.

Bu, yıllar önce kaybettiğim kocamdı.

“Bu fotoğrafı nereden buldun?”

Mehmet gözlerimin içine baktı.

“Kocanın ölümünden önce bu gemide çalıştığını biliyor muydun?”

Başımı salladım.

“Hayır.”

Meğer kocam, ölümünden birkaç ay önce geminin muhasebe bölümünde kısa süreli bir görev yapmıştı. O dönemde bazı yolcuların ve şirket yöneticilerinin karıştığı büyük bir usulsüzlüğü fark etmişti.

Bunu ortaya çıkarmaya çalışırken bazı belgeleri gizlice kopyalamıştı.

Fakat belgeler kaybolmuş, kısa süre sonra da kocam hayatını kaybetmişti.

Ben yıllarca bunun sıradan bir ölüm olduğunu düşünmüştüm.

Mehmet ise başından beri gerçeğin peşindeymiş.

“Sen kimsin?” diye sordum.

Mehmet cebinden eski bir kimlik çıkardı.

“Ben kocanın o dönem birlikte çalıştığı müfettişlerden biriyim.”

O an içimdeki bütün parçalar birleşmeye başladı.

Peki ya fotoğraflar?

“Onları sen mi çektin?”

Başını iki yana salladı.

“Hayır. Seni korumak için takip ediyordum. Fotoğrafların çoğunu ben çekmedim. Benim elimde olanlar, seni takip eden kişilerin kim olduğunu anlamamı sağladı.”

“Yani benimle tanışman da plan mıydı?”

Mehmet sustu.

Bu sessizlik cevaptan daha ağırdı.

“İlk başta evet,” dedi sonunda. “Sana yaklaşmam gerekiyordu. Ama sonra işler değişti.”

Gözlerim doldu.

“Ne değişti?”

“Sen.”

Bir an hiçbir şey söyleyemedim.

Tam o sırada kapı sertçe çalındı.

Mehmet çantayı aldı.

“Buradan çıkmalıyız.”

Ancak kapı açılmadan önce alarm yeniden çaldı ve geminin ışıkları söndü.

Karanlıkta büyük bir gürültü koptu.

Mehmet elimden tuttu ve beni gizli bir servis koridorundan geçirdi. Birkaç dakika sonra geminin başka bir bölümüne ulaştık.

Orada bizi bekleyen iki kişi vardı.

Mehmet onlara siyah çantayı verdi.

“Belgeler burada.”

Onlardan biri hafıza kartını hemen kontrol etti.

Yüzündeki ifade değişti.

“Her şey var.”

O anda anladım ki bütün bu karmaşanın asıl nedeni belgelerdi….

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2
Tema Tasarım |