DOLAR
Alış: 48.67
Satış: 48.87
EURO
Alış: 55.88
Satış: 56.10
GBP
Alış: 65.03
Satış: 65.52
Kızının Gece Yarısı Fısıldadığı Tek Cümle, Yıllardır Korkuyla Yönetilen Bir Kasabanın Sonunu Getirdi
“Amcalarım bana demir çubukla zarar verdi, baba… Annem de onları durdurmadı.”
Başçavuş Rıza Sancak, Ankara yakınlarındaki askerî eğitim sahasında görev yapıyordu. Sekiz aylık eğitiminin tamamlanmasına yalnızca iki gün kalmıştı. Gece saat 02.17’de telefonu çaldığında, karşısında dokuz yaşındaki kızı Aslı vardı.
Küçük kızın sesi neredeyse duyulmayacak kadar zayıftı.
“Bursa’daki hastanedeyim,” diye fısıldadı. “Her yerim çok ağrıyor.”
Rıza sesini yükseltmedi. Yıllarca süren askerî hizmeti ona, acı çeken bir insanla konuşurken paniğin durumu daha da ağırlaştırabileceğini öğretmişti.
“Sakin bir nefes al kızım,” dedi. “Bana tam olarak ne olduğunu anlat.”
Aslı’nın annesi Derya’nın kardeşleri Levent ve Taylan, ailenin Karadere kasabasındaki büyük evine alkollü hâlde gelmişlerdi. Aslı yanlışlıkla Levent’in ayakkabısına bir bardak meşrubat dökünce adam öfkelenmişti. İki kardeş, küçük kızı avluya çıkarmış, araçlarından aldıkları ağır bir demir parçasıyla ona ciddi biçimde zarar vermişti.
Derya ise bütün bunları evin penceresinden izlemişti.
“Asla durmadılar baba,” dedi Aslı ağlayarak. “Saklanmaya çalıştım ama beni bırakmadılar.”
Bir hemşire, tedaviye devam etmek için telefonu nazikçe kızın elinden aldı.
On iki saat sonra Rıza hastanenin çocuk servisindeydi. Doktor Melek Erdem, Aslı’nın iki kolunda kırıklar, üç kaburgasında hasar, sol bacağında ciddi yaralanma ve yüzünü korumaya çalışırken incinen parmakları olduğunu anlattı.
“Aslı yeniden yürüyecek,” dedi doktor. “Fakat yaşadığı korkunun etkisini atlatması zaman alacak.”
Karadere, herkesin bazı gerçekleri bildiği ama kimsenin açıkça konuşmaya cesaret edemediği bir kasabaydı.
Ailenin lideri Ekrem Karaca, bölgedeki kereste fabrikasını, kredi kooperatifini, yerel radyo istasyonunu ve belediyedeki birçok yetkiliyi etkisi altında tutuyordu. Fabrikada çalışan yüzlerce aile geçimini ona bağlı sürdürüyordu. Polis müdürü Gökhan Mayıs, her hafta Ekrem’in evinde yemek yiyor, bazı yerel yöneticiler ise aileden gelen maddi desteklerle makamlarını koruyordu.
Derya da bu baskıcı düzenin içinde büyümüştü.
Rıza, evlilikleri boyunca Karaca ailesinin sevgiyi bağlılık değil, sahiplik olarak gördüğünü geç fark etmişti. Boşandıktan sonra mahkeme ortak velayet kararı vermiş olsa da aile bu kararı önemsememişti.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
Yıllarca beni evlatlıktan reddeden babam vefat etti
-
KOMŞUM BAHÇEMDEKİ BÜTÜN MEYVELERİ TOPLAYIP GÖTÜRDÜ
-
82 YAŞINDAYIM, TEKERLEKLİ SANDALYEYE MAHKUMUM. BİR SABAH OĞLUM KARŞIMA GEÇİP, “ANNE, ARTIK BİZE YÜK OLUYORSUN. SENİNLE DAHA FAZLA İLGİLENEMEM,” DEDİ
-
YOKSUL BİR ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ, YAŞLI BİR KADININ EVİNİ AYLARCA TEMİZLEDİ AMA TEK KURUŞ BİLE ALAMADI… KADIN ÖLDÜKTEN SONRA KENDİSİNE BIRAKILAN MEKTUBU AÇTIĞINDA OLDUĞU YERDE DONUP KALDI.
-
ÜÇ OĞULDAN SONRA KOCAM SONUNDA KUCAĞIMA BİR KIZ BEBEK VERDİ
-
Arap milyonerle evlendi
