DOLAR
Alış: 47.13
Satış: 47.32
EURO
Alış: 53.65
Satış: 53.87
GBP
Alış: 62.69
Satış: 63.15
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
23.07.2026
Torunum, Amcasıyla Çıktığı Deniz Gezisinden Bir Daha Dönmedi…
- Polis ekipleri on beş dakika içinde Kaan’ın evine geldi. Ben hâlâ garajın beton zemininde oturuyor, elimdeki eski bez parçasını bırakmadan titriyordum. Paketin içinden çıkanlar yalnızca birkaç eşyadan ibaret değildi; İpek’in o gün kolundan hiç çıkarmadığı, üzerine adının kazındığı gümüş bileklik, küçük pembe saç tokası ve en altta katlanmış, su geçirmez bir poşete yerleştirilmiş bir not vardı. Notu açtığımda gözlerime inanamadım. “Beni aramayın. Ben iyiyim. Bana söz verdi. Bir gün geri döneceğim.” Yazı İpek’in el yazısına çok benziyordu ama on bir yaşındaki bir çocuğun bunu kendi isteğiyle yazıp yazmadığını anlamak imkânsızdı. Polis memurlarından biri notu dikkatlice delil poşetine koyarken diğeri bana, “Bunu daha önce hiç gördünüz mü?” diye sordu. Başımı hayır anlamında salladım. Tam o sırada Kaan eve geldi. Garajın önündeki polis araçlarını görünce yüzünün rengi bembeyaz kesildi. Beni görünce ilk söylediği cümle, “Anne… Paketi açtın mı?” oldu. O soruyu duyduğum anda içimdeki son umut da söndü. Çünkü daha paketten bahsetmemiştim. Polisler hemen Kaan’ı gözaltına aldı. İlk ifadesinde yedi yıl önce anlattığı hikâyeyi tekrarladı. İpek’in kanodan düştüğünü, akıntının onu sürüklediğini, kendisinin yetişemediğini söyledi. Ancak paket bulunduğu andan itibaren dosya yeniden açıldı. Kriminal inceleme başladı. Notun üzerindeki parmak izleri incelendi. Mürekkebin yaşı, kullanılan kâğıt ve su geçirmez poşetin ne zaman üretildiği araştırıldı. Asıl şaşırtıcı gelişme ise İpek’in bilekliğinde ortaya çıktı. Bileklikte yedi yıl öncesine ait olmayan çok yeni DNA izleri vardı. Bu, bilekliğe son yıllarda birinin dokunduğu anlamına geliyordu. Araştırmalar derinleştikçe polis Kaan’ın telefon kayıtlarını da incelemeye başladı. Eski bir numarayla yıllarca düzenli görüşme yaptığı ortaya çıktı. Numara sahte kimlikle alınmıştı. Fakat sinyal kayıtları her ay aynı sahil kasabasını gösteriyordu. Savcılık hemen o bölgede araştırma başlattı. Kaan ise susma hakkını kullanmaya başlamıştı. Ben ise her gece aynı soruyu düşünüyordum. Eğer İpek boğulmadıysa… Yedi yıldır neredeydi? Soruşturmanın üçüncü haftasında beklenmedik bir telefon geldi. Sahil kasabasındaki küçük bir pansiyonun sahibi, televizyonda yayımlanan haberleri görünce polise ulaşmıştı. Yıllardır yanında çalışan genç bir kadının çocukluk fotoğrafının kayıp İpek’e çok benzediğini söylüyordu. Polis hemen harekete geçti. Yapılan DNA testi yalnızca iki gün sürdü. Sonuç açıklandığında nefesimi tutmuştum. Genç kadın gerçekten de İpek’ti. Artık on sekiz yaşındaydı. Onu ilk gördüğüm an dizlerimin bağı çözüldü. Koşarak bana sarıldı. İkimiz de dakikalarca konuşamadık. Biraz sakinleşince yıllardır sakladığı gerçeği anlattı. O gün gölde gerçekten suya düşmüştü
- Fakat kıyıya kadar yüzebilmişti. Tam yardım isteyecekken, tesadüfen oradan geçen ve kendisini çocuk sahibi olamayan bir çift olarak tanıtan insanlar onu yanlarına almıştı. Şok içindeki İpek’e, kimsenin onu istemediğini, amcasının onu terk ettiğini söylemişlerdi. Henüz çocuk olduğu için buna inanmıştı. Sonraki günlerde sürekli şehir değiştirmişler, okula farklı isimlerle kaydettirmişlerdi. Yıllar boyunca gerçek kimliğini öğrenmesine izin vermemişlerdi. On altı yaşına geldiğinde şüphelenmeye başlamış, gizlice eski belgeleri araştırmıştı. Gerçeği öğrendiğinde ise korkmuştu. Çünkü onu büyüten kişiler, polise giderse hem kendilerinin hem de amcasının hapse gireceğini söylemişti. İşte bu yüzden sessiz kalmıştı. Kaan ise sonunda suçunu itiraf etti. İpek’in kıyıya ulaştığını gördüğünü söyledi. Tam ona doğru koşarken, kıyıda bulunan çift çocuğu yanlarına almıştı. Panikle onların peşinden gitmiş ama yetişememişti. Polise gerçeği anlatırsa herkesin kendisini suçlayacağını düşündüğü için korkmuştu. İpek’in bilekliğiyle notunu bulduğu yerde saklamasının nedeni de vicdan azabından başka bir şey değildi. Yıllarca gerçeği söylemeye cesaret edememişti. Mahkeme, İpek’i yıllarca kimliğini gizleyerek alıkoyan çifti ağır cezalara çarptırdı. Kaan ise olayı gizlediği ve delilleri sakladığı için ceza aldı. Aylar sonra İpek yeniden evime taşındı. Bir akşam birlikte bahçede otururken bana dönüp elimi tuttu. “Babaanne,” dedi, “kaybettiğimiz yedi yılı geri getiremeyiz. Ama önümde koca bir ömür var. Eğer izin verirsen, kalanını seninle geçirmek istiyorum.” O an gözlerim doldu. Çünkü anladım ki bazen adalet, kaybolan yılları geri veremez. Ama en karanlık yalanların ardından bile, insanın yeniden bir aile olabilmesi için hâlâ umut bırakabilir.
Benzer Galeriler
-
Boşanma Davasına Üç Avukatla Geldi… Hâkim Şirketin İlk Sahibinin Adını Okuyunca Salondaki Herkes Sustı
-
Otobüsteki Yabancı “O Belgeleri İmzalama” Dedi… Kayınbiraderinin Miras İçin Kurduğu Plan Ortaya Çıktı
-
Hamile Eşini Annesinin Önünde Diz Çökmüş Buldu… Kayıp Belgeler Aile İçindeki Büyük Oyunu Ortaya Çıkardı
-
Küçük Kız Kapısına Bir Bebekle Geldi: “Oğlunuzu Çöp Kutusunun Yanında Buldum” Deyince Yılların Sırrı Ortaya Çıktı
-
Annesine Her Ay Para Gönderiyordu… Eve Erken Dönünce Karısının Yaşadığı Gerçeği Öğrendi
-
Kocası Onu Davetlilerin Önünde Küçümsedi… Salondaki Bir Yabancının Sözü Hayatını Baştan Aşağı Değiştirdi


