DOLAR
Alış: 48.31
Satış: 48.50
EURO
Alış: 56.14
Satış: 56.37
GBP
Alış: 65.27
Satış: 65.75
Üvey Annemin Kolundaki Eski Dövmeyi İşaret Eden Dört Yaşındaki Kızım, “Bunu Babam Yapmış!” Dedi. Herkes Gülmeye Başladı. Ben de Gülümsedim. Ta ki Küçük Kızım Ağlayarak Beni Havuzun Kenarına Çekip Gerçeği Göstermeye Çalışana Kadar… O An Eşimin Yüzündeki Renk Bir Anda Kayboldu.
Temmuz güneşi İzmir’in sıcak havasını iyice hissettiriyordu. Bahçedeki havuzun etrafı rengârenk balonlarla süslenmiş, masalar çocukların en sevdiği yiyeceklerle dolmuştu. Dört yaşına giren kızım Ela, başındaki mor taçla kendisini gerçek bir prenses ilan etmişti. Tacını çıkarmayı reddediyor, “Prensesler yüzerken bile taçlarını çıkarmaz.” diyordu.
Eşim Murat mangalın başında köfte pişiriyor, babam ise bahçedeki büyük şemsiyenin altında torununu izlerken ara sıra gözlerini dinlendiriyordu.
Tam sofraya meyve tabağını götürürken üvey annem Sevim kapıdan içeri girdi.
Her zamanki gibi sessizdi.
Elindeki küçük hediyeyi sıkıca tutuyor, bahçeye girmeden önce herkese çekingen bir gülümsemeyle bakıyordu.
Annemi kaybettikten üç yıl sonra babam onunla evlenmişti. O günlerde henüz on altı yaşındaydım ve hayatıma giren hiçbir yabancıyı kabullenmeye hazır değildim.
Sevim Hanım ise hiçbir zaman bana kendisini kabul ettirmeye çalışmadı.
Annemin odasına izinsiz girmedi.
Evde hiçbir eşyayı değiştirmedi.
Yıllarca aynı evde yaşamamıza rağmen hep mesafesini korudu.
Ben bunu ilgisizlik sandım.
Belki de yanılmıştım.
Ela onu görünce sevinçle koştu.
“Babaanne! Hediyem bana mı?”
Sevim gülümseyerek ahşap bir oyuncak çay takımı uzattı.
Ela hediyeyi açınca mutluluktan havalara uçtu.
Bahçedeki kutlama saatlerce kahkahalar içinde devam etti.
Çocuklar su tabancalarıyla oynuyor, büyükler sohbet ediyor, Murat ise yanan mangalla mücadele ediyordu.
Sıcak dayanılmaz hâle gelince herkes sırayla havuza girmeye başladı.
En son Sevim üzerindeki ince pareoyu çıkardı ve yavaş adımlarla havuz merdivenlerinden inmeye başladı.
Tam o sırada Ela bir anda olduğu yerde durdu.
Gözlerini kocaman açtı.
Parmağıyla Sevim’in kolunu gösterdi.
“Anne…”
Herkes dönüp Ela’ya baktı.
“Kızım, ne oldu?” diye sordum.
Ela hiç tereddüt etmeden konuştu.
“Babam bunu çizmiş.”
Bahçede kısa bir sessizlik oluştu.
Ardından herkes gülmeye başladı.
Murat bile gülümseyerek başını salladı.
“Yok artık.”
Ben de bunun çocukça bir hayal olduğunu düşündüm.
Ela ise ağlamaya başladı.
Hayır…
Canı yandığında ağladığı gibi değildi.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
Gazeteci Mustafa Yavuz, canlı yayınında siyaset kulislerini hareketlendirecek bir bilgi paylaştı.
-
İş İnsanı Azerbaycan Yolculuğunu İptal Edip Eve Gizlice Döndü: İzleme Odasında Gördüğü Manzara Kanını Dondurdu!
-
İhanetle Yıkılan Bir Yuva ve Düğün Salonunda Patlayan Kirli Sırlar: 9 Yaşındaki Kızın Unutulmaz Yüzleşmesi
-
Kirli Sırlar ve İntikam: Üvey Babanın Korkunç Oyunu ve İkiz Kardeşlerin Büyük Yüzleşmesi
-
Gökyüzünde Yıkılan Yuva: Bir Anonsla Değişen Hayatlar ve Unutulmaz Bir Hesaplaşma
-
Boşanma İmzalarının Attığı Gün Gelen Fotoğraf: İhanet, Skandal ve Unutulmaz Bir Hesaplaşma
