DOLAR
Alış: 46.73
Satış: 46.92
EURO
Alış: 53.33
Satış: 53.54
GBP
Alış: 62.28
Satış: 62.74
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
8.07.2026
Karanlık Banyoda Başlayan Dehşet: Kadının Çığlığı, Adaletin Terazisi
- Türkiye’de yeni evli bir kadının, evinde yapayalnız olduğu sırada kayınpederinin saldırısına uğraması ve kendini savunmak için eline geçen bıçağı rastgele savurması sonucu kayınpederinin hayatını kaybetmesi, 10 yıl süren hapis cezasının ardından meşru savunma kapsamında tahliyesiyle sonuçlandı. Mahkeme, kadının korku ve panik haliyle hareket ettiğine hükmetti, ancak eşinin “babamı öldürdü” diyerek ağır ceza istemesi, olayı hukuki ve toplumsal boyutta alevlendirdi. Peki, bu kadın canını kurtarmak için ne yapmalıydı? Meşru savunmanın sınırı nerede başlar, nerede biter? İşte kanunlar, vicdan ve kadın hakları tartışması yeniden alevlenirken, herkesin merak ettiği o sorunun yanıtı… Zeynep, Serkan ile yeni evlenmiş, hayallerini süsleyen mutlu bir yuvaya kavuşmuştu. Ancak kayınpeder Rıza ile aynı çatı altında yaşamak, kısa sürede kabusa dönüştü. Rıza’nın rahatsız edici tavırları, Zeynep’i çaresiz bıraktı. Olay günü, eşi işte, kayınpederi kahvedeyken evde yalnız olan Zeynep, akşam saatlerinde banyo yapmak istedi. Elektriklerin kesilmesiyle karanlığa gömülen evde, banyo kapısının zorlandığını hissetti. Korku içinde giyinmeye çalışırken kapıyı açtığında karşısında kayınpederini buldu. Rıza, saçından tutup sürüklemeye, küfürler yağdırmaya başladı. Zeynep, çığlık atarak kurtulmaya çalıştı ama sesini duyan olmadı. Mutfağa kaçan genç kadın, karanlıkta eline geçen bıçağı rastgele savurdu. Rıza yere yığıldı. Şok içinde yardım arayan Zeynep, sesini duyuramadı. Polise teslim oldu ve “taksirle öldürme” suçundan 10 yıl hapis cezası aldı. Ancak mahkeme, Türk Ceza Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca, meşru savunmada sınırın aşılmasının korku, heyecan, telaştan kaynaklandığına hükmetti ve Zeynep tahliye edildi. Eşi Serkan ise karara itiraz ederek, “Babamı öldüren bu kadından davacıyım, en ağır cezayı alsın” dedi. Bu trajik olay, aile içi şiddet mağdurlarının çıkmazını, meşru savunma hukukunun uygulanabilirliğini ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Detaylar 2. syfada…
- Adaletin Terazisinde Korku ve Panik: Kadın Hakları, Hukuk ve Vicdan Çatışması Olayın Perde Arkası: Yeni Gelinin Kâbusu ve Kayınpederin Saldırısı Zeynep ve Serkan’ın görkemli düğünü, her iki ailenin de desteğiyle gerçekleşmişti. Ancak aynı evde yaşamaya başlayan gelin Zeynep, kayınpeder Rıza’nın rahatsız edici yaklaşımlarıyla karşılaştı. Zeynep, birkaç kez durumu yetkililere bildirdi, ancak yeterli önlem alınamadı. O kader günü, evde yalnız olduğunu bilen Rıza, elektrikleri kesip banyoya yöneldi. Zeynep’in ifadesine göre, Rıza önce saçından tutup sürükledi, ardından küfürler ederek saldırmaya çalıştı. Korku dolu genç kadın, mutfağa kaçtı ve karanlıkta eline geçen bıçağı savurdu. Ne yaptığını anlamadan Rıza’yı yere serdi. Mahkeme Süreci: 10 Yıl Hapis, Ardından Gelen Tahliye Zeynep, ilk yargılamada “taksirle öldürme” suçundan 10 yıl hapis cezası aldı. Ancak avukatının başvurusu üzerine dosya yeniden incelendi. Mahkeme, TCK 27. madde kapsamında meşru savunma hükümlerini değerlendirdi. Hakim, kararında “Sanık Zeynep, hayatına ve namusuna yönelik haksız bir saldırıya maruz kalmıştır. Karanlık, yalnızlık ve ani gelişen olay karşısında panik ve korkuyla hareket ettiği anlaşılmıştır” ifadelerine yer verdi. Bu gerekçeyle Zeynep tahliye edildi. Eşin İtirazı ve Toplumsal Duyarlılık Serkan, tahliyeye itiraz ederek, “Babamın katili cezasız kalamaz” dedi. Kadın hakları savunucuları ise bu tutumu, aile içi şiddet mağdurlarının yaşadığı ikinci bir mağduriyet olarak nitelendirdi. Türkiye’de kadına yönelik şiddet vakaları her geçen gün artarken, meşru savunma davalarında kararların vicdani ve insani duyarlılıkla ele alınması gerektiği vurgulanıyor. Uzman Görüşleri: Korku Hali, Meşru Savunma ve Yasal Düzenlemeler Hukukçu Dr. Ahmet Yılmaz: “TCK 27. madde, meşru savunmada sınır aşımını korku ve panik haliyle açıklıyor. Zeynep davası, bu maddenin doğru uygulanması açısından emsal niteliğindedir.” Psikolog Prof. Dr. Emine Korkut: “Travma anında bireyin refleksleri normal koşullardan tamamen farklıdır. Zeynep’in yaşadığı panik, karar mekanizmasını felce uğratmıştır. Hukuk, bu psikolojik gerçeği gözetmelidir.” Sosyolog Prof. Dr. Mehmet Demir: “Kadınlar, kendi evlerinde bile güvende değil. Devlet, aile içi şiddeti önleme ve mağdurları koruma konusunda daha kararlı adımlar atmalıdır.” Sizin İç Sesiniz Ne Diyor? Kadın, Canını Nasıl Kurtarabilirdi? Bu trajik olay, hepimize şu soruyu sorduruyor: Zeynep o an ne yapmalıydı? Kapı kilitli değil, telefon yanında değil, elektrikler kesik, ev karanlık ve karşısında saldırgan bir kayınpeder var. Meşru savunma hakkı, teoride net gibi görünse de pratikte böylesine çaresiz anlarda nasıl uygulanabilir? Uzmanlar, kadınların bu tür durumlarla karşılaşmaması için aile içi şiddetle mücadele mekanizmalarının güçlendirilmesi, sığınma evlerinin artırılması ve hukuki bilgilendirme çalışmalarının yaygınlaştırılması gerektiğini belirtiyor. Olayın Ardından: Zeynep’in Yeni Hayatı ve Serkan’ın Hesaplaşması Tahliye sonrası Serkan’dan boşanan Zeynep, kimliğini değiştirerek başka bir şehirde yeni bir hayat kurdu. Uzun süre psikolojik destek alan Zeynep, şimdi kadın hakları savunucusu olarak benzer mağduriyetler yaşayanlara hukuki ve psikolojik destek sağlıyor. Serkan ise babasının ölüm acısıyla yaşamayı öğrenmeye çalışıyor. Sonuç: Meşru Savunma Hukuku ve Toplumsal Farkındalık Zeynep davası, meşru savunma, kadın hakları, aile içi şiddet ve Türk Ceza Kanunu tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Uzmanlar, kanunların yeterli olduğunu ancak uygulamanın iyileştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Kadınların hayatlarını ve namuslarını koruma hakkı, en temel insan hakları arasında yer alır ve bu hak, her koşulda güvence altına alınmalıdır. Allah kimseyi böyle bir imtihanla karşı karşıya bırakmasın. Ancak böyle bir an geldiğinde, adaletin terazisinin vicdanla birlikte çalışması dileğiyle…
Benzer Galeriler
-
Karanlık Banyoda Başlayan Dehşet: Kadının Çığlığı, Adaletin Terazisi
-
Boşanmanın ardından, dayanacak kimsem kalmamıştı
-
BENİ DOĞURAN KADIN, YİRMİ ALTI YIL SONRA KAPIMA GELDİ. Benden af dilemedi.
-
Kocam, annesinin ‘huzur bulmaya ihtiyacı olduğu’ gerekçesiyle hastanede yalnız başına annesini ziyaret etti
-
Görkemli nişan partimizde, balkondan nişanlımın annemi kasten dekoratif fıskiyeye ittiğini izledim.
-
Alzheimer hastası olan büyükannesini kapıda bırakıp ona “şimdi sıra sende” dediler


