DOLAR
Alış: 45.52
Satış: 45.70
EURO
Alış: 52.82
Satış: 53.03
GBP
Alış: 61.00
Satış: 61.46
Aile yemeğinde, oğul annesine karşı elini kaldırıp itiraz etti ve eşi alkışlayarak “Sonunda bu an da geldi,” dedi
BÖLÜM 1
—Evimdeymiş gibi konuşmaya devam edersen, anne… sana eşime nasıl saygı duyulacağını öğreteceğim.
Cümle, masaya kırılan bir tabak gibi düştü.
Mehmet Bey olduğu yerde donup kaldı; çatalı havada asılı kaldı. Karşısında eşi Fatma Hanım, olup biteni duymamış gibi gülümsemeye çalıştı. Mutfaktan hâlâ fırında pişmiş kebap, tereyağlı pilav ve sıcak lavaş kokusu geliyordu. İstanbul’da bir pazar günüydü; eskiden kutsal sayılan aile sofralarından biri: uzun yemekler, çay eşliğinde sohbetler, eski günlerin anıları…
Ama o gün oğulları Murat, oğul gibi değil, yargıç gibi gelmişti.
Otuz dört yaşındaki Murat, eşi Elif’in yanında oturuyordu. Elif bakımlı, zarif, kusursuz bir soğukkanlılığa sahipti. Evleneli dört yıl olmuştu ve Murat ailesini giderek daha az görüyordu. Hep aynı bahaneler vardı: iş, toplantılar, trafik, yorgunluk… Fatma Hanım hepsini kabul ediyordu.
—Çok çalışıyor çocuk —derdi Mehmet Bey’e—. Anlamak lazım.
Mehmet Bey anlıyordu. Oğlunun sesini duymaya duyduğu özlemi anlıyordu. Onun için yemekler hazırlamasını, “gerekirse giysin” diye kıyafetler almasını, Murat’ın geri ödemediği paraları bile sessizce vermesini anlıyordu. Ama fark edemediği şey, bu sevginin zamanla bir zayıflığa dönüşmesiydi.
Her şey küçük bir şeyle başladı.
Murat yemeğin ortasında telefona bakıyordu. Fatma Hanım usulca koluna dokundu.
—Oğlum, telefonu biraz bırakır mısın? Haftalardır gelmiyorsun. Biraz konuşalım.
Murat başını sıkıntıyla kaldırdı.
—Anne, ben artık çocuk değilim.
—Öyle demiyorum, sadece sohbet edelim istedim.
Elif hafifçe güldü, neredeyse alay eder gibi değil, soğuk bir zarafetle.
—Fatma Hanım, kusura bakmayın ama Murat’ın kendi hayatı var. Sürekli hesap verir gibi olması doğru değil.
Fatma Hanım utandı.
—Kimseyi kontrol etmek istemiyorum… sadece özledim oğlumu.
Murat sandalyeyi geriye itti.
—İşte sorun bu. Hep kendine acındırıyorsun.
Mehmet Bey çatalı bıraktı.
—Murat, üslubuna dikkat et.
—Hayır baba. Sen hep onu savunuyorsun. O yüzden her şeye karışma hakkı olduğunu sanıyor.
Fatma Hanım telaşla ayağa kalktı; elleri titriyordu.
—Oğlum, seni kırdıysam affet… otur, yemeğe devam edelim.
Elini Murat’ın omzuna koymaya çalıştı.
Tam o anda Murat ona vurdu.
Tokat sesi mutfağın içinde keskin bir şekilde yankılandı. Fatma Hanım bir adım geri gitti, elini yanağına götürdü. Bağırmadı. Sadece baktı. Bir anne olarak oğlunun yüzüne değil, tanımadığı bir yabancıya bakar gibi…
Mehmet Bey’in içinde bir şey koptu.
Ve o tepki vermeden önce Elif yavaşça alkışlamaya başladı.
Sakin, ölçülü, gülümseyerek…
—İşte bu —dedi—. Birinin sınır koyması gerekiyordu. Annesi yerini bilmeyi öğrenmeli.
Murat derin nefes aldı. O an, Elif’in sözleriyle sanki yaptığını doğru bir şeye dönüştürmüş gibi dikleşti.
Fatma Hanım sessizce ağlıyordu.
Mehmet Bey hiçbir şey demeden ayağa kalktı. Bağırmadı, tehdit etmedi. Mutfağın köşesindeki telefona yürüdü. Fatma Hanım’ın “Murat ararsa diye” kapatmaya kıyamadığı sabit telefonu aldı.
112’yi çevirdi.
—Aile içi şiddet bildiriyorum —dedi net bir sesle—. Oğlum, annesine evimde saldırdı.
Murat’ın yüzü bembeyaz oldu.
—Ne yapıyorsun baba? Kendi oğlunu mu şikâyet ediyorsun?
Mehmet Bey ona döndü.
—Annenin yüzüne elini kaldırdığın anda benim oğlum olmaktan çıktın.
Elif’in gülümsemesi kayboldu.
Fatma Hanım, yanağındaki kızarıklık ve gözyaşlarıyla hiçbir şey söylemedi. Ama yıllardır ilk kez Murat’ı savunmadı.
Dışarıdan, uzaktan bir siren sesi duyulmaya başladı.
Ve o masada kimse, birazdan her şeyin değişeceğini bilmiyordu…
BÖLÜM 2
Polisleri beklerken Mehmet Bey, tüm hatıraların üzerine taş gibi çöktüğünü hissetti.
Bu, Murat’ın Fatma’yı ilk kez incittiği an değildi. Sadece ilk kez el kaldırdığı andı.
Her şey yıllar önce sessizce başlamıştı. Murat önce telefonları açmamaya başladı, sonra kısa cevaplar vermeye… Fatma “yedin mi?” diye sorduğunda bile iç çekiyor, sanki annesi bir yükmüş gibi davranıyordu.
—Anne, ne bu yoğunluk? Kendine bir uğraş bul.
Elif her seferinde tatlı bir sesle tamamlıyordu:
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
Esra Erol’un programında aranan Fatih Aydından yeni haber
-
CHP’li Solakoğlu’ndan Kılıçdaroğluna Tepki
-
AK Parti’den Abdullah Gül’e Sert Eleştiri
-
Eşimden ayrıldıktan yıllar sonra ilk defa
-
Bir avuç incirin vücudunuzda yaratacağı değişimlere inanamayacaksınız
-
1.100 liraya aldığı ikinci el çamaşır makinesinden pırlanta yüzük çıktı. Fakir baba yüzüğü sahibine geri verdi
