DOLAR
Alış: 45.52
Satış: 45.70
EURO
Alış: 52.82
Satış: 53.03
GBP
Alış: 61.00
Satış: 61.46
Düğünün ertesi sabahı, kayınvalide elinde bastonla gelini uyandırmaya geldi.
BÖLÜM 1
Sabah saat 11’i gösteriyordu. Kayınvalide, yeni gelinini tembel diye uyandırmaya gittiğinde yorganı çekti ve beyaz çarşafın üzerinde yayılan kırmızı lekeyi gördüğü an, öfkesi aynı anda yerini dehşete bıraktı.
İstanbul’un Fatih semtindeki Yılmaz ailesinin köşkünde, bir gece önce hâlâ kına gecesinin ezgileri, davul-zurna sesleri, misafirlerin kahkahaları ve akrabaların gürültüsü yankılanıyordu. Ailenin tek oğlu Emre, Elif’le evlenmişti. Evin tüm düzeni Fatma Hanım’ın elindeydi. Kınadan düğüne, misafir ağırlamadan mutfağın düzenine kadar her kararı o vermişti.
Elif, Ankara’dan gelen orta sınıf, sakin ve eğitimli bir kızdı. Babasını üç yıl önce kaybetmişti. Annesi Zeynep, dikiş dikerek onu büyütmüş ve iyi bir evlilik yapmasını hayal etmişti. Düğünden önce Elif, Emre’ye son günlerde kendini çok yorgun hissettiğini, karnında ağrı ve baş dönmesi olduğunu söylemişti. Emre ise saçlarını okşayarak “Düğün stresi, iki gün dinlen geçer” demişti.
Ama o evde “dinlenmek” gelin için yok gibiydi.
Düğün gecesi gece yarısını çoktan geçmişti. Ağır gelinliği, altın bilezikleri ve başörtüsüyle Elif zor da olsa gülümsüyordu. Herkes “Ne kadar uyumlu bir gelin” diyordu.
Ama kimse merdiven çıkarken elini karnına götürdüğünü fark etmedi. Kimse yüzündeki solgunluğun mutluluktan mı yoksa hastalıktan mı olduğunu sormadı.
Sabah 5’te Fatma Hanım yine kalkmıştı. Avluda düğün sonrası tabaklar, koridorda solmuş çiçekler, mutfakta dağ gibi bulaşıklar vardı. Hepsini toplarken kendi kendine söylendi:
“Bu zamanın kızları süslenip geliyor, ev düzeni bilmiyor…”
Saat 10:45 olduğunda üst kattan ses gelmeyince kaşlarını çattı.
“Elif! Kalk artık! Mutfakta iş var!”
Cevap yoktu.
“Bu evde öğlene kadar uyunmaz!”
Yine sessizlik.
Fatma Hanım mutfaktan kalın tahta bir sopa aldı. Eskiden kapı sıkışınca kullanırdı. Sert adımlarla merdivenleri çıktı. Aklında kendi gelinlik günleri vardı—kayınvalidesinin onu sabahın köründe kaldırıp iş yaptırdığı zamanlar… O günden beri gelinin ancak çalışarak saygı kazanacağına inanmıştı.
Kapıyı çalmadan açtı.
Oda loştu. Emre içeride yoktu. Yatakta Elif yorganın altında hareketsiz yatıyordu.
“Prenses olmuşsun sen de… uyumaya mı geldin!”
Yorganı sertçe çekti.
Ve elleri boşluğa düştü.
Beyaz çarşaf kırmızıya bulanmıştı. Elif’in yüzü solgun, dudakları kuru, alnı soğuktu. Nefesi o kadar zayıftı ki oda bile durmuş gibiydi.
Sopa elinden düştü.
“Allah’ım… ne oldu burada?”
Titreyen elleriyle Elif’in yüzüne dokundu.
“Elif! Gözünü aç!”
Ama cevap yoktu.
Komodinin üzerinde ilaç kutuları açıktı. Bazı haplar eksikti, bazıları yarım kırılmıştı. Su bardağı devrilmişti; gece birinin panikle bir şey aradığı belliydi.
Fatma Hanım çığlık attı:
“Emre! Yukarı çık!”
Emre aşağıda işlerle uğraşıyordu. Koşarak geldi. Odaya girer girmez gözleri çarşafa takıldı.
“Anne… siz ne yaptınız?”
Bu söz, Fatma Hanım’ın göğsüne taş gibi oturdu.
“Ben sadece uyandıracaktım… uyuyor sandım…”
Emre hiç vakit kaybetmeden Elif’i kucağına aldı. O kadar hafifti ki sanki hayatı çekiliyordu.
Sokakta ambulans sesi yankılanınca komşular kapılara çıktı.
“Yeni gelin değil mi?”
“Kayınvalide çok sert derlerdi…”
“Daha bir gün bile olmadı…”
Fatma Hanım hepsini duydu ama artık en çok kendi iç sesi onu korkutuyordu.
BÖLÜM 2
Hastaneye vardıklarında Elif hemen acil servise alındı. Emre, üzeri kan lekeli kıyafetiyle duvara yaslanmıştı.
Fatma Hanım elindeki tesbihi sıkarak sürekli aynı şeyi söylüyordu:
“Ben bilerek yapmadım… ben nasıl bilebilirdim…”
Emre ilk kez annesine öfkeyle baktı.
“Gece karın ağrısı var demişti.”
Fatma Hanım başını kaldırdı.
“Doktora neden götürmedin?”
Emre’nin gözleri doldu.
“Sabah bakarız dedim… ev işi var dedik…”
Sessizlik aralarına duvar gibi girdi.
Bir süre sonra doktor çıktı.
“Hasta yakını kim?”
“Benim.”
“Çok fazla kan kaybı var. Durumu kritikti ama müdahale ettik.”
Emre nefessiz kaldı.
“O iyi olacak mı?”
Doktor ağır bir nefes aldı.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
Esra Erol’un programında aranan Fatih Aydından yeni haber
-
CHP’li Solakoğlu’ndan Kılıçdaroğluna Tepki
-
AK Parti’den Abdullah Gül’e Sert Eleştiri
-
Eşimden ayrıldıktan yıllar sonra ilk defa
-
Bir avuç incirin vücudunuzda yaratacağı değişimlere inanamayacaksınız
-
1.100 liraya aldığı ikinci el çamaşır makinesinden pırlanta yüzük çıktı. Fakir baba yüzüğü sahibine geri verdi
