Antalya Kemer Suluda Ada Tur Adalar Turu Gemi Turu Turlar Setur Gezi Turları

Yoksul bir öğrenci, küçük bir sokakta yalnız yaşayan yaşlı bir kadının evini temizleme işini kabul etti » T.C. Haber T.C. Haber
Ana Sayfa 12.05.2026

Yoksul bir öğrenci, küçük bir sokakta yalnız yaşayan yaşlı bir kadının evini temizleme işini kabul etti

1 / 2

Adım Emir, 21 yaşındayım ve İstanbul’daki bir üniversitede üçüncü sınıf öğrencisiyim. Eğitim masraflarımı ve günlük giderlerimi karşılayabilmek için özel ders vermekten kafede çalışmaya kadar her türlü yarı zamanlı işi yapıyorum.

Bir gün, Facebook’taki iş ilanı grubunda, İstanbul’un eski mahallesine yakın küçük bir sokakta yalnız yaşayan yaşlı bir kadın olan Fatma Hanım’ın evini temizleyecek birini aradıklarını gördüm.

İlk kez evine gittiğimde, onu bu kadar güçsüz görmek beni çok etkiledi.

Fatma Hanım çok zayıftı; saçları tamamen beyazlamıştı ve titreyen elleriyle bastonuna dayanıyordu.

Evi eski eşyalarla dolu küçük, eski bir evdi:
artık çalışmayan bir radyo, duvara asılmış solmuş birkaç fotoğraf ve yılların yıprattığı ahşap bir yatak vardı.

Bana romatizma ve yüksek tansiyon hastası olduğunu, yürümekte çok zorlandığını söyledi. Bu yüzden haftada bir kez evi temizleyecek birine ihtiyaç duyuyordu.

İş aslında basitti: süpürmek, toz almak ve birkaç bulaşık yıkamak.

Her gelişim için bana 2.000 Türk lirası ödeyeceğine söz verdi.

Benim gibi bir öğrenci için bu para küçümsenecek bir miktar değildi.

Sonraki ziyaretlerimde hayatının ne kadar zor olduğunu fark etmeye başladım.

Buzdolabı neredeyse her zaman boştu:
sadece birkaç yumurta ve solmuş sebzeler vardı. Çoğu zaman yemeği sadece biraz yoğurtla yediği pilavdan ibaretti.

Neden böyle yaşadığını sorduğumda, çocuklarının uzakta olduğunu ve onları rahatsız etmek istemediğini söyledi.

Ona çok acıdım.

Bu yüzden temizlik işini bitirdikten sonra biraz daha kalmaya başladım; pazara gidip et ya da balık alıyor, ona düzgün bir yemek hazırlıyordum.

Fatma Hanım benim yemek yapmamı çok seviyordu.

Hazırladığım sıcak çorbayı her tattığında gözleri parlıyordu.

Bazı zamanlarda eklem ağrıları dayanılmaz hale geldiğinde onu devlet hastanesine ben götürüyor, ilaçlarını alana kadar sabırla yanında bekliyordum.

Bir gün hastaneden çıkarken elimi tuttu ve yumuşak bir sesle şöyle dedi:

— “Küçük oğluma çok benziyorsun… o da çok iyi bir çocuktu.”

Ama aylar geçti…

ve Fatma Hanım bana tek bir kuruş bile ödemedi.

Yine de ona yardım etmeye devam ettim.

Ta ki öldüğü güne kadar…

ve ardında hayatımı sonsuza dek değiştiren bir mektup bırakana kadar.

Bölüm 2

Fatma Hanım’ın öldüğü haberi bana soğuk bir kış sabahı geldi.

O gün üniversitedeki dersim yeni bitmişti. Telefonum çaldığında arayan numarayı tanımıyordum. Açtığımda yaşlı bir adamın sesi duyuldu.

— “Sen Emir misin? Fatma Hanım’ın komşusuyum… Bu sabah onu yatağında hareketsiz bulduk.”

Bir an dünya durmuş gibi oldu.

Elimdeki kitaplar yere düştü.

Hiçbir şey söylemeden telefonu kapatıp koşmaya başladım.

Dar sokaklardan geçerek o eski eve ulaştığımda kapının önünde birkaç komşu toplanmıştı. İçeride ağır bir sessizlik vardı.

Fatma Hanım yatağında uzanıyordu.

Yüzünde tuhaf bir huzur vardı.

Sanki sadece uyuyordu.

Komşular cenaze işleriyle uğraşırken ben odanın köşesinde sessizce oturdum. İçimde garip bir boşluk vardı.

Aylarca ona yardım etmiştim.

Bir gün olsun paramı istememiştim ama dürüst olmak gerekirse bazen içim kırılıyordu. Çünkü cebimde çoğu zaman otobüs param bile olmuyordu.

Tam çıkmak üzereyken komşulardan biri bana seslendi.

— “Emir… bunu sana bırakmış.”

Elime eski, sararmış bir zarf verdi.

Zarfın üstünde titrek bir yazıyla sadece şu yazıyordu:

“Emir’e.”

Kalbim hızla atmaya başladı.

Evin dışına çıktım. Sokakta hafif kar yağıyordu. Titreyen ellerle zarfı açtım.

İçinden kısa bir mektup ve küçük bir anahtar çıktı.

Mektupta şöyle yazıyordu:

“Sevgili oğlum Emir…

Eğer bu mektubu okuyorsan, artık bu dünyadan ayrılmışım demektir.

Bana neden hiç para vermediğimi merak ettiğini biliyorum.

Sana borçlu olduğumu da biliyorum.

Ama seni ilk gördüğüm gün seni sınamak zorundaydım.

Çünkü yıllardır etrafımda sadece param için yaklaşan insanlar vardı.

Çocuklarım bile…

Ben hastalandığımda beni terk ettiler.

Aylar boyunca seni izledim.

Aç olduğun günlerde bile bana yemek getirdin.

Yorgun olduğun zamanlarda bile beni hastaneye taşıdın.

Karşılık beklemeden yardım ettin.

Bu dünyada hâlâ iyi insanların kaldığını bana sen gösterdin.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2
Tema Tasarım |