Ana Sayfa 4.09.2026

Tek Bir Telefonla Hayatını Başına Yıktım: Kilitli Kapının Ardında Başlayan Büyük İntikam

1 / 2

“Sat gitsin,” dedim kısık bir sesle.

Kucağımdaki henüz üç günlük kızıma sarılırken soğuk yağmur damlaları yüzümden süzülüyordu. Minik Zeynep kucağımda huzurla uyuyordu. Avukatım Figen Hanım telefonun diğer ucunda birkaç saniye sessiz kaldı. Yıllardır şirket devralmalarında ve büyük davalarda sarsılmaz duruşuma şahit olmuştu ama Sapanca’daki bahçeli villa hakkında böyle konuşacağımı hiç tahmin etmemişti.

“Yasemin,” dedi Figen Hanım temkinli bir sesle. “Evin tapusu hâlâ tamamen senin üzerine, değil mi? Eşin Burak’ın ismi hiç eklenmedi?”

“Asla eklenmedi. Evlilik sözleşmemiz de tamamen geçerli.”

“Ve bebeğin henüz üç günlük…”

“Evet,” diye fısıldadım. “Hastaneden çıkalı üç gün oldu ve Burak, annesiyle birlikte Antalya’ya tatile gitmeden önce akıllı kapının şifresini değiştirdiği için bebeğimle yağmurun altında kaldım.”

Figen Hanım’ın sesi anında profesyonel bir keskinliğe büründü: “İstanbul’dan nakit alıcı hâlâ ilgileniyor. Evi eşyalarıyla birlikte almak istiyorlar. Sen tamam dersen işlemleri 72 saat içinde bitiririz.”

Yıllarca kendi alın terimle inşa ettiğim, her taşında emeğim olan evin kırmızı ışık yakan dijital kapı paneline baktım. “Hemen bu gece satış sözleşmesini hazırlayın,” dedim.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2
Tema Tasarım |