Ana Sayfa 5.09.2026

Sessiz Zarafetin Büyük Zaferi: İhanetin Gölgesinden Doğan Yeni Bir Hayat

1 / 2

İstanbul Adliyesi’nin yüksek mermer koridorlarında sabahın ilk ışıkları süzülürken salonda derin bir sessizlik hâkimdi. Duruşma salonundaki her adım, her fısıltı devasa mermer sütunlarda yankılanıyordu.

Davacı masasında oturan Ceyda, ceketini düzelterek derin bir nefes aldı. Dışarıdan bakıldığında son derece sakin görünse de içindeki gerilim ıslak bir halat gibi düğümlenmişti. Aylardır süren yıpratıcı ve sancılı boşanma sürecinin nihayet sonuna gelinmişti.

Karşı masada oturan Görkem ise dünyayı kendi etrafında dönüyor sanan bir adamın özgüveniyle yerleşmişti. Bacak bacak üstüne attı, arkasına yaslandı ve yüzüne alaycı bir gülümseme yerleştirdi.

İzleyicilerin duyabileceği bir sesle, “Benden tek bir kuruş bile alamayacaksın Ceyda, bunu o küçük kafana sok,” diye seslendi.

Yanında oturan sevgilisi Şeyma, abartılı parfüm kokusu ve iddialı kıyafetiyle Görkem’in koluna sinsi bir şefkatle dokundu. “Çok doğru söylüyorsun hayatım. Ne zaman vazgeçeceğini bilmeliydi,” dedi.

Masanın diğer ucunda oturan Görkem’in annesi Cahide Hanım ise Ceyda’ya soğuk bir kibirle baktı: “Bazı kadınlar girdikleri ailenin konforunu hak etmiyor. Onu bunca yıl idare ettiğimize şükretmeli.”

Ceyda hiçbir şey söylemedi. Bu ucuz tiyatro gösterisinin kendisini sarsmasına izin vermeyecekti. Sessizlik, aylardır onun en güçlü kalkanı ve gizli silahıydı.

Hakim Harun Bey salona girdiğinde herkes ayağa kalktı. Yılların tecrübesini barındıran sert bakışlarıyla tek bir anda salondaki tüm hareketliliği kesti. Önündeki evrakları incelemeye başladı. Ceyda’nın teslim ettiği mühürlü özel zarfı eline aldı ve zarf açacağıyla kesti.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2
Tema Tasarım |