Antalya Kemer Suluda Ada Tur Adalar Turu Gemi Turu Turlar Setur Gezi Turları

Pune’deki işimden 2 saat erken eve döndüm » T.C. Haber T.C. Haber
Ana Sayfa 25.04.2026

Pune’deki işimden 2 saat erken eve döndüm

1 / 2

“Pune’deki işimden 2 saat erken eve döndüm, eşim 7 aylık bebeği kucağına almış mutfakta ağlıyordu, annem-babam ve ağabeyimin ihaneti daha yeni başlıyordu.

Yarın sabaha kadar siz üçü bu evden çıkmış olacaksınız.”

Kerem kapıyı açar açmaz bunları söyledi ve sözleri o kadar sertti ki sanki duvarlar bile titredi. Mutfakta eşi Elif bir yandan kaynayan çorbayı karıştırıyor, diğer kolunda 7 aylık bebeği Zeynep durmadan ağlıyordu. Salon kısmında ise annesi Ayşe, babası Mehmet ve büyük kardeşi Volkan hiçbir şey olmuyormuş gibi oturuyordu. Televizyonda yüksek sesle bir dizi oynuyor, vantilatör dönüyor, Elif ise ter, süt ve gözyaşının birbirine karıştığı bir sessizlik içinde yavaş yavaş kırılıyordu.Kerem o gün normal saatinden 2 saat erken İstanbul’daki şantiyedeki işinden dönmüştü. Özel bir firmada saha şefiydi; sabah karanlıkta çıkar, gece geç saatte dönerdi. Ona hep “anne-baba kutsaldır, büyük kardeş saygı görür, gelin ise evi çekip çevirmelidir” diye öğretilmişti. Bu yüzden 6 hafta önce ailesini Ankara’dan İstanbul’a getirmişti. Volkan da “burada iş bulurum” diyerek gelmişti. 10 gün 1 ay olmuş, 1 ay 2 aya uzamış, evin içinde Elif’in kimliği yavaş yavaş “eş” olmaktan çıkıp “hizmet eden kişi”ye dönüşmüştü.

Elif eskiden öğretmendi. Zeynep doğduktan sonra işini bırakmıştı. Bebek çok hassastı, geceleri sık uyanıyor, bazen ateşi çıkıyordu. Elif neredeyse hiç uyumadan bebeğe bakıyordu. Buna rağmen Ayşe ona sürekli laf söylüyordu:

— Bu küçücük bebeği bile mi idare edemiyorsun?

— Bizim zamanımızda kadınlar 4-5 çocukla evi de çevirirdi.

Volkan ise koltuktan seslenirdi:

— Yenge, çay hazır mı? Bir de sıcak bir şeyler hazırlarsın.

Mehmet ise sabah 6’da çay, 8’de kahvaltı, 13’te yemek, akşam da sıcak ekmek isterdi. Elif çoğu zaman Zeynep’i sırtına bağlayıp hamur açar, yemek yapardı ama kimse bunu görmezdi. Kerem görürdü ama hep susardı. “Kötü evlat” olmaktan korkardı.

Ama o akşam Elif’i titreyen ellerle yemek karıştırırken, bebeği göğsüne bastırmış halde ve diğer üç sağlıklı insanın onu yok saydığını görünce içinde bir şey kırıldı.

Ayşe yerinden kalktı:

— Bu ne biçim konuşma anne-babaya?

Mehmet bağırdı:

— Eşinin sözünü dinleyen adama erkek denmez!

Volkan alayla güldü:

— Evlendikten sonra erkekler hep böyle olur zaten.

Kerem ileri yürüdü, Zeynep’i Elif’in kucağından çok dikkatli bir şekilde aldı ve Elif’e dedi ki:

— Odaya geç, otur, su iç. Artık ben bakıyorum.

Elif panikle baktı:

— Yok, ben yaparım…

Kerem bu kez ilk defa sert ama kararlı konuştu:

— Hayır. Artık sen hiçbir şey yapmayacaksın.

Ayşe alayla güldü:

— Oh, gelin hanım artık ev işi de yapmayacak öyle mi?

Kerem gözlerinin içine bakarak dedi ki:

— Benim eşim bu evin hizmetçisi değil.

Bir anlık sessizlik oldu. Mehmet masaya sertçe vurdu:

— Eğer bugün bu kadını seçersen, bizi anne-baba diye çağırma!

Kerem Zeynep’i göğsüne bastırdı, derin bir nefes aldı. Elif karşısında durmuş, yorgun ama hâlâ herkesi korumaya çalışan bir kadındı. Kerem yavaş ama net bir sesle söyledi:

— Ben kimsenin karşısında değilim. Ben sadece yanlışın karşısındayım. Ve yanlış artık bu evde olmayacak.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2
Tema Tasarım |