DOLAR
Alış: 46.87
Satış: 47.06
EURO
Alış: 53.56
Satış: 53.77
GBP
Alış: 62.67
Satış: 63.13
Prof. Dr. Ayaydın’dan Erdoğan’ın Diploması Hakkında açıklama
- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üniversite diplomasına ilişkin kamuoyunda süren tartışmalara, Prof. Dr. Aydın Ayaydın’dan nokta koyacak nitelikte açıklamalar geldi. Ayaydın, tv100 ekranlarında Erdoğan’ın derslerine girdiğini, sınavlarında görev aldığını ve diplomasının sahte olmadığını savundu. ANKARA – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üniversite diplomasına yönelik kamuoyunda dolaşan iddialar, Prof. Dr. Aydın Ayaydın’ın yaptığı açıklamalarla yeniden gündeme oturdu. tv100 ekranlarında Hande Aydemir’in sorularını yanıtlayan Ayaydın, Erdoğan’la aynı okulda eğitim gördüğünü ve asistanlık yaptığı dönemde onun derslerine girdiğini belirterek, ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi. Ayaydın, daha önce CHP milletvekili olduğu dönemde de TBMM kürsüsünden aynı açıklamaları yaptığını hatırlatarak, Erdoğan’ın öğrenim gördüğü döneme ilişkin kendi tanıklıklarını aktardı. Erdoğan’ın 1974’te okula kaydolduğunu, derslere düzenli katılamasa da sınavlara girdiğini ifade eden Ayaydın, diploma tartışmalarının gerçek dışı olduğunu vurguladı. Peki, Ayaydın tam olarak ne dedi? Erdoğan’ın diploması neden Marmara Üniversitesi ibareli?
- Ayaydın: “Erdoğan’ın Derslerine Girdim, Sınavlarında Görev Aldım” Prof. Dr. Aydın Ayaydın, tv100’de Hande Aydemir’in sorularını yanıtlarken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diplomasıyla ilgili çarpıcı ayrıntılar paylaştı. Ayaydın, Erdoğan ile aynı okulda eğitim gördüğünü ve asistanlık yaptığı dönemde onun derslerine girdiğini, sınavlarında görev aldığını belirtti: “Cumhurbaşkanı Erdoğan 1974 yılında okula kayıt yaptırdı. Ben o dönemde son sınıf öğrencisiydim. Erdoğan aynı dönemde siyasi faaliyetlerde bulunuyor ve çalışıyordu, bu nedenle derslere düzenli katılamıyor, çoğunlukla sınavlara giriyordu. Okuldaki siyasi atmosfer nedeniyle sağ görüşlü öğrenciler zaman zaman zorluk yaşıyordu.” Ayaydın, mezuniyetinin ardından aynı okulda akademik görev üstlendiğini ve dört yıl boyunca Erdoğan’ın derslerinde ve sınavlarında görev aldığını belirterek, diploma tartışmalarının gerçek dışı olduğunu vurguladı. Geçici Mezuniyet Belgesi Prosedürü Ayaydın, geçici mezuniyet belgesinin o dönemde yaygın olarak uygulanan bir prosedür olduğunu dile getirdi. Kendisinin de diplomasını mezuniyetinden yıllar sonra aldığını söyleyen Ayaydın, Erdoğan’ın diplomasının da 1985 veya 1986 yıllarında düzenlenmiş olmasının normal bir uygulama olduğunu ifade etti. Okulun İsim Değişiklikleri Ayaydın, Erdoğan’ın okula başladığında kurumun adının Aksaray İktisat ve Ticaret Yüksekokulu olduğunu, daha sonra İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi bünyesine geçtiğini söyledi. 1982 yılında Yükseköğretim Kanunu kapsamında Marmara Üniversitesi’nin kurulmasıyla birlikte okulun adının değiştiğini hatırlatan Ayaydın, bu nedenle düzenlenen diplomalarda Marmara Üniversitesi ibaresinin yer aldığını ifade etti. Diplomalardaki İsim ve İmza Farkı Ayaydın ayrıca, diplomalarda düzenleme tarihindeki üniversite adı ile görevde bulunan dekan ve rektörün imzalarının yer aldığını belirterek, bunun dönemin idari uygulamalarına uygun olduğunu ifade etti. Mezuniyet ile diploma düzenleme tarihi arasındaki farkın, okulun isim değişiklikleri ve idari süreçlerden kaynaklandığını vurguladı. Erdoğan’ın Eğitim Hayatı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1974 yılında Aksaray İktisat ve Ticaret Yüksekokulu’na kaydoldu. Dönemin siyasi koşulları ve yoğun iş hayatı nedeniyle eğitimini uzun sürede tamamlayan Erdoğan, 1981 yılında mezun oldu. Diploması ise Marmara Üniversitesi adıyla 1985 veya 1986 yılında düzenlendi. Bu süreç, dönemin idari uygulamalarına uygun olarak gerçekleşti. Bu haber, Prof. Dr. Aydın Ayaydın’ın tv100 ekranlarındaki açıklamaları esas alınarak tarafımızdan derlenmiştir.
Benzer Galeriler
-
Kocamın cenazesinde oğlum elimi sıktı ve fısıldadı: “Artık bu ailenin bir parçası değilsin.”
-
Kızımı haber vermeden ziyaret ettim ve şok oldum! Kayınvalidesi ve kocası oturmuş yemek yerken, kızım soğuktan titreyerek bulaşık yıkıyordu.
-
Kocam beni, perişan halde ve neredeyse bilincim yerinde değilken, yoğun bakıma aldı. Yardım için ailemi aradığımda, soğuk bir şekilde, “Evlenmeyi sen seçtin. Şimdi bu senin sorunun,” dediler. Gözyaşlarımı yuttum ve fısıldadım, “Pekala.” Hastane yatağımdan, yeni evleri için kefil olmaktan vazgeçtim. İpotekleri çöktü ve 55.000 dolarlık depozitolarını kaybettiler—ama bu, silmeyi planladığım ilk imzaydı sadece.
-
Ablam 120 düğün davetlisinin önünde gülerek bana “Sadece bir hemşire” dedi; ama damadın babası bana bakmayı bırakmadı ve sonunda baş masadan kalktığında, kimse ne söyleyeceğini anlamadan önce tüm salon sessizliğe büründü.
-
Oğlum için oyuncaklarla dolu bir bavulla geri döndüm, ama onu dört ayak üzerinde emeklerken buldum, kayınvalidem ise metresinin bebeğini tutuyordu ve “İşte bizim gururumuz ve neşemiz bu” dedi. Kocam başını öne eğdi. Gülümsedim, su istedim… ve kimsenin beklemediği avukatı aradım.
-
Kızımın cenazesinden iki saat sonra telefonum çaldı. Doktoru fısıldayarak, “Hemen ofisime gelin. Size bir şey göstermem gerekiyor ve kimseye, özellikle de damadınıza söylemeyin,” dedi. Vardığımda kapıyı kilitledi ve kızımın yardım için yalvarırken kocasının onu tehdit ettiği bir kaydı oynattı. Ağlamadım. Dosyayı kopyaladım, bir kişiyi aradım ve gülümsedim. Gün doğana kadar damadım, onu gömmenin neden en büyük hatası olduğunu öğrenecekti.


