DOLAR
Alış: 45.07
Satış: 45.25
EURO
Alış: 52.79
Satış: 53.00
GBP
Alış: 61.01
Satış: 61.46
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
4.05.2026
Parkta üç serseri
- Güneşli ve sakin bir öğleden sonraydı. Parkın içindeki ağaçların gölgeleri çimenlerin üzerine uzun uzun düşüyordu. İnsanlar yürüyüş yapıyor, bazıları banklarda oturup sohbet ediyor, çocuklar bisikletleriyle yollar boyunca tur atıyordu. Parkın biraz daha sakin bir köşesinde, yılların yıprattığı eski bir tahta bankın üzerinde yetmiş yaşlarında bir adam oturuyordu. Gri saçları şapkasının altından görünüyordu. Üzerinde sade bir ceket vardı. Sessizce güneşin sıcaklığını hissediyor, karşısındaki yeşil ağaçlara bakarak huzurlu bir anın tadını çıkarıyordu. Hayatı boyunca çok şey görmüş birinin sakinliği vardı yüzünde. Ne acele ediyordu ne de bir şey bekliyordu. Sadece oturuyor ve etrafındaki hayatın akışını izliyordu. Aradan birkaç dakika geçmeden parkın girişinden üç genç göründü. Yirmili yaşlarının başında oldukları belliydi. Gürültülü konuşuyor, kahkahalar atıyor ve sürekli telefonlarına bakıyorlardı. İçlerinden biri sosyal medyada bir şeyler gösteriyor, diğerleri de gülüyordu. Yürüyüş yollarından geçerek doğrudan yaşlı adamın oturduğu banka doğru geldiler. Bir süre bankın önünde durdular. İçlerinden biri alaycı bir gülümsemeyle yaşlı adama baktı. — Hey ihtiyar, dedi. Kenara çekil de biz de oturalım. Yaşlı adam başını kaldırdı. Üç genci sakince süzdü. Sesinde en ufak bir öfke yoktu. — Parkta bir sürü boş bank var, dedi sakin bir tonla. İstediğinizi seçebilirsiniz. Bu cevap gençlerin hoşuna gitmedi. Yüzlerindeki gülümseme bir anda sertleşti. İçlerinden biri omuz silkti. — Bize ne yapacağımızı söyleme, dedi kaba bir şekilde. Tartışma kısa sürede başladı. Gençler alaycı sözler söylemeye, yaşlı adamla dalga geçmeye başladılar. Onu kışkırtmaya çalışıyorlardı. Üç kişi oldukları için kendilerini güçlü hissediyorlardı. Karşılarında sadece yaşlı bir adam olduğunu düşünüyorlardı. Ama yaşlı adam hiç tepki vermedi. Sadece bankta oturmaya devam etti. Ne bağırdı ne de tartıştı. Bu durum gençleri daha da sinirlendirdi. İçlerinden biri elindeki plastik su şişesinin kapağını açtı. — Bak şimdi, dedi gülerek. Bir anda şişedeki suyun tamamını yaşlı adamın başından aşağı döktü. Su şapkasından akarak ceketine ve pantolonuna yayıldı. Bankın etrafındaki birkaç kişi başını çevirip baktı ama kimse müdahale etmedi. İkinci genç kahkaha atarak telefonunu kaldırdı. — Harika video olacak bu! dedi. İzlenme patlar. Kamerayı doğrudan yaşlı adamın yüzüne tuttu. Üçüncü genç ise bir adım ileri çıktı. Yumruğunu sıktı. Sanki bunu da videoya eklemek istiyordu. — Hadi ihtiyar, dedi alayla. Bir şey yapsana. Yumruğunu kaldırdı ve yaşlı adama doğru hamle yaptı. Tam o anda beklenmeyen bir şey oldu. Yaşlı adam aniden ayağa kalktı. Hareketi hızlıydı. O kadar hızlıydı ki genç bir an ne olduğunu anlayamadı. Adam, genç saldırganın bileğini bir anda yakaladı. Basit ama kesin bir hareketle kolunu çevirdi. Genç acıyla bağırdı ve bir saniye içinde dizlerinin üzerine çöktü. Telefonla çekim yapan çocuk şaşkınlıkla kamerayı indirdi
- — Ne… ne oluyor? Yaşlı adamın yüzünde hâlâ sakin bir ifade vardı. — Gençken bazı şeyleri öğrenmek gerekir, dedi sakin ama kararlı bir sesle. Diğer genç saldırmak için öne atıldı ama adam bir adım geri çekilip onun dengesini bozdu. Çocuk sendeleyip yere düştü. Her şey birkaç saniye içinde olmuştu. Parktaki insanlar artık tamamen dikkat kesilmişti. Yaşlı adam gençlerin ikisine de baktı. Ne öfkeliydi ne de saldırgandı. Sadece kararlıydı. — Şiddetin kolay olduğunu sanıyorsunuz, dedi. Ama sorumluluk daha zor bir şeydir. Telefonu tutan genç titreyen ellerle kamerayı indirdi. — Siz… siz kimsiniz? Yaşlı adam ceketinin ıslak kısmını hafifçe sıktı. Sonra cebinden küçük bir kart çıkardı. Kartı gençlere gösterdi. Kartın üzerinde şu yazıyordu: “Emekli Özel Harekat Eğitmeni” Gençlerin yüzü bir anda bembeyaz oldu. Adam derin bir nefes aldı. — Otuz yıl boyunca genç polislere kendilerini ve başkalarını korumayı öğrettim, dedi. Ama en zor öğretilen şey saygıdır. Gençler sessizdi. Parkta rüzgâr hafifçe ağaçların yapraklarını sallıyordu. Yaşlı adam tekrar bankına oturdu. — Şimdi gidin, dedi sakin bir şekilde. Ve bugün olanları unutmayın. Üç genç bir süre hareketsiz kaldı. Sonra başlarını öne eğip sessizce uzaklaştılar. Telefonla çekim yapan çocuk videoyu sildi. Yaşlı adam ise tekrar ağaçlara baktı. Parkta hayat kaldığı yerden devam ediyordu. Ama o üç genç için o gün, saygının ne demek olduğunu ilk kez gerçekten öğrendikleri gündü bu hikaye kurgulanarak hazirlanmistir.
Benzer Galeriler
-
Havalimanında çalışanlar, hareketsiz oturan ve şüphe uyandıran yaşlı bir adam fark etti
-
O, generale selam vermeyi reddetti
-
Kocam, dostu için gizlice 10 milyon liralık bir ev satın aldı
-
Bizi evi elimizden almak için bodruma kilitlediler
-
Annem ben on beş yaşındayken öldü ve babam kısa süre sonra evlendi
-
Bir polis memuru, otoyol boyunca kirli kıyafetlerle tamamen yalnız yürüyen 3 yaşındaki bir çocuğu fark etti


