DOLAR
Alış: 48.71
Satış: 48.91
EURO
Alış: 55.61
Satış: 55.83
GBP
Alış: 64.65
Satış: 65.14
ÖLÜMCÜL HASTALIĞIMA RAĞMEN, HAYATINI KAYBEDEN NİŞANLIMIN 10 YAŞINDAKİ KIZINI EVLAT EDİNDİM
“Kutay, başına ne geldiğinin farkında değilsin,” dedi doktorum. “Sana bunu çok daha önce söylemeliydim ama korktum. Şimdi gerçeği öğrenme zamanın geldi.”
Sanki odadaki bütün sesler bir anda kesilmişti. Koridordan geçen sedyenin tekerleklerini, hemşirelerin konuşmalarını, hatta duvardaki saatin tıkırtısını bile duymuyordum. Gözlerim yalnızca doktorumun elindeki dosyaya kilitlenmişti.
“Ne gerçeği?” diye sordum.
Doktor derin bir nefes aldı. Adı Selçuk’tu. Hastalığım ortaya çıktığından beri neredeyse dört yıldır beni takip ediyordu. Onu hiçbir zaman böyle görmemiştim.
“İlk teşhis konulduğunda,” dedi, “durumun gerçekten ağırdı. Fakat son sekiz aydaki sonuçların birbiriyle uyuşmuyordu. Bazı değerlerin hastalığın ilerlediğini değil, tam tersine gerilediğini gösteriyordu.”
Kaşlarımı çattım.
“Bana haftalarım kaldığını söyleyen sizdiniz.”
“Ben söyledim,” dedi başını eğerek. “Çünkü elimizdeki patoloji raporları bunu gösteriyordu. Ama üç ay önce eski örneklerini bağımsız bir laboratuvara gönderdim. Sonuç geldiğinde bir hata olabileceğini düşündüm. Tekrar gönderdim.”
Kalbim göğsüme sığmıyordu.
“Nasıl bir hata?”
Selçuk dosyadan sarı bir kâğıt çıkardı.
“Senin dosyana ait olmayan bir patoloji sonucu yıllar önce senin kayıtlarına işlenmiş.”
Bir süre ne söylediğini anlayamadım.
“Yani?”
“Yani senin hastalığın var, Kutay. Ama sana anlatıldığı gibi tedaviye tamamen dirençli ve hızla ölümcül bir tür değil. İlk sonuçlardaki karışıklık yüzünden yıllarca yanlış prognozla yaşadın.”
Sandalyeden kalkmaya çalıştım ama dizlerim tutmadı.
“Bana ölmek üzere olmadığımı mı söylüyorsunuz?”
Selçuk’un gözleri yeniden doldu.
“Sana kesinlikle iyileştin diyemem. Hâlâ ciddi bir tedavi sürecin var. Ama şu an elimizde, doğru tedaviyle yıllarca yaşayabileceğini gösteren çok güçlü veriler var.”
O an sevinmedim.
İlk hissettiğim şey öfkeydi.
Berrin’i düşündüm.
Onunla yaptığımız bütün konuşmaları, düğünü erkene alma planlarımızı, benim ölümümden sonra İdilay’ın ne yapacağını geceleri fısıltıyla tartıştığımız saatleri düşündüm.
“Bunu üç ay önce öğrendiğinizi söylediniz.”
Selçuk sustu.
“Üç ay önce Berrin hayattaydı.”
Bu cümleyi söylemek boğazımı yaktı.
“Evet.”
“Neden bana söylemediniz?”
“Çünkü ilk iki doğrulama sonucunun da yanlış çıkmasından korktum. Sana umut verip sonra onu geri almak istemedim.”
Ayağa kalktım.
“Benim umut konusunda karar verme hakkım yok muydu?”
Selçuk cevap veremedi.
Dosyayı masanın üzerine bıraktım ve odadan çıktım
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
Gelin arabasına asılan olarak gören kayınpeder damadı hastanelik etti
-
Skandal Karar
-
Diziden ayrıldı
-
İKİZ KIZLARIMDAN BİRİNİ KAYBETTİKTEN SONRA KOCAM BENİ TERK ETTİ — AMA DİĞER KIZIMIN 18. DOĞUM GÜNÜNDE BABAM YANIMA GELİP, “KOCAN BANA, BUGÜNE KADAR SANA HİÇBİR ŞEY ANLATMAYACAĞIMA YEMİN ETTİRDİ,” DEDİ.
-
ANNEM 30 YIL BOYUNCA HER PAZAR AYNI TREN İSTASYONUNA GİTTİ — CENAZESİNDEN SONRA ÇANTASINDA BULDUĞUM BİLET, KİMİ BEKLEDİĞİNİ ORTAYA ÇIKARDI.
-
EŞİMİN ÖLÜMÜNDEN SONRA ARABASINI SATMAYA KARAR VERDİM — TORPİDOYU TEMİZLERKEN BULDUĞUM İKİNCİ RUHSATTA EŞİMİN BAŞKA BİR AİLESİNİN ADI YAZIYORDU.
