Ana Sayfa 6.09.2026

Nikahtan Üç Dakika Önce Gelen Gerçek: Kilitli Kapının Arkasındaki Sır

1 / 2

Hayatımın on sekiz yılını Türk Silahlı Kuvvetleri’nde subay olarak geçirdim. Otuz altı yaşında bir Albay olarak, kriz anlarında soğukkanlı kalmayı ve planlar altüst olduğunda doğru kararlar almayı askerlikten öğrenmiştim. Fakat hiçbir askeri tatbikat ya da görev, o cumartesi öğleden sonra Sapanca’daki düğün mekanında yaşayacaklarıma beni hazırlayamazdı.

Beş yıl önce eşim Neslihan’ı ansızın kaybettiğimizde, dokuz yaşındaki kızımla baş başa kaldık. Zeynep ile kurduğumuz küçük dünya; okul saatleri, askeri nöbetler ve kısıtlı zamanlara sığdırılmış baba-kız sohbetlerinden oluşuyordu. Zeynep olgundu; üniformamı çıkardığımda ne zaman sessiz kalması gerektiğini bilirdi.

İki yıl önce Hande hayatımıza girdiğinde her şey kusursuz görünüyordu. Askeri hayatın getirdiği ani görevlendirmeleri, iptal edilen yemekleri anlayışla karşılıyordu. En önemlisi, Zeynep’e karşı son derece şefkatliydi. Kızıma derslerinde yardım ediyor, onun en sevdiği çilekli pastaları alıyor ve merhum eşimin hatırasına saygı duyduğunu her fırsatta dile getiriyordu. “Zeynep’in beni sevmesi, annesini unuttuğu anlamına gelmez” derdi. Bu sözleri, ona evlilik teklif etmemdeki en büyük etkendi.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2
Tema Tasarım |