DOLAR
Alış: 44.78
Satış: 44.96
EURO
Alış: 52.61
Satış: 52.82
GBP
Alış: 60.44
Satış: 60.88
Kızım iki yıl önce öldü… ama geçen hafta okuldan arayıp müdürün odasında olduğunu söylediler.
Telefonu hemen açmadım.
Mutfak masasının üzerinde titreşiyordu, tam da onun fotoğrafının yanında. O fotoğraf… saçları aceleyle toplanmış, dudağının kenarında çikolata lekesi, kocaman bir gülümseme. İki yıl… O günden beri elimde kalan tek şey o kareydi.
Okulun numarasını görünce kalbim boşluğa düştü.
Onlar… o günden sonra hiç aramamıştı.
Açtım.
— Hanımefendi, merhaba… kızınızla ilgili arıyoruz. Şu an müdürün odasında. Lütfen hemen gelebilir misiniz?
Sessizlik.
Gülmeye başladım. Sinirli, kontrolsüz bir gülüş.
— Benim kızım öldü — dedim.
Karşıdaki ses tereddüt etti.
— Hanımefendi… üzgün olduğunuzu anlıyorum ama bu bir şaka değil. Sınıfa dönmeyi reddediyor ve sizi görmek istiyor.
Ellerim titremeye başladı.
— Yanlış kişiyi aradınız — diye fısıldadım.
— Hayır hanımefendi. Adınız, numaranız sistemde kayıtlı. Kızınız burada. Şu anda.
Dünya durdu.
Nasıl kalktım, nasıl montumu aldım, anahtarları kaptım… hatırlamıyorum. Sokaklar bulanıktı. Trafik ışıkları, insanlar… hiçbirini görmüyordum.
Aklımda tek bir cümle yankılanıyordu:
“Orada. O orada.”
Okula vardığımda bacaklarım ilerlemeyi reddetti.
Her şey aynıydı. Aynı demir kapı, aynı çocuk sesleri, aynı soğuk duvarlar… Hiçbir şey değişmemişti.
Sadece… kızım artık bu dünyada olmamalıydı.
Donup kaldım.
Bir görevli beni tanıdı. Yüzü bir anda bembeyaz oldu.
— Hanımefendi… geldiniz…
Sesi titriyordu.
— Nerede? — diye sordum.
Cevap vermedi. Sadece beni işaret etti.
Koridorlar… temizlik kokusu… dolaplara yapıştırılmış çocuk resimleri… Sanki geçmişin içinde yürüyordum.
Müdürün odasının önünde durduk.
— İçeride — dedi kısık bir sesle.
Elim kapı kolundaydı.
Açamıyordum.
Çünkü eğer doğruysa…
Son iki yıl… gözyaşları, tabut, taziyeler…
Hiçbiri gerçek değil demekti.
Ya değilse…
O zaman aklımı kaybediyordum.
Kapıyı açtım.
Müdür masanın arkasında, yüzü solgun. Sandalyede oturan küçük bir siluet… sırtı bana dönük.
Saçları.
Nefesim kesildi.
— Dön… — diye fısıldadım.
Yavaşça başını çevirdi.
Kalbim o an durdu.
O’ydu.
Ya da… aynısıydı.
Aynı bakış.
Kaşının üstündeki aynı ince yara izi.
Korktuğunda ellerini aynı şekilde sıkışı…
— Anne… — dedi.
Dünya dönmeye başladı.
Duvara yaslandım.
— Bu… mümkün değil…
Müdür titrek bir sesle konuştu:
— Hanımefendi… bu çocuk bu sabah geldi. Sizin annesi olduğunuzu söylüyor. Çok… özel şeyler biliyor.
Kız ayağa kalktı.
— Geleceğini biliyordum…
Gözleri doluydu.
Ben… hareket edemiyordum.
Çünkü içimde daha büyük bir korku büyüyordu.
Ya bu bir hata değilse?
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
Çocuklarımı kurtarmak için eski eşimin babasıyla evlendim
-
Kızım iki yıl önce öldü… ama geçen hafta okuldan arayıp müdürün odasında olduğunu söylediler.
-
Yaşlı hamile bir dul, terk edilmiş iki yaşlıyı yolda buldu
-
Bir bahis yüzünden sağır bir çiftçi
-
4 YAŞINDA BİR KIZ ÇOCUĞU
-
Anne, kızına sürpriz yapmak için habersizce ziyarete gitti
