DOLAR
Alış: 48.93
Satış: 49.13
EURO
Alış: 55.04
Satış: 55.26
GBP
Alış: 64.53
Satış: 65.01
KARIMI DIŞ GÖRÜNÜŞÜ YÜZÜNDEN AŞAĞILAYAN AİLEM, YILLAR SONRA KAPIMIZA GELİP YARDIM DİLENDİ!
Babam titreyen sesiyle, “Beliz, geçmişte yaptıklarımız için…” diye konuşmaya başladı.
Ancak karım elini kaldırarak sözünü kesti.
Ardından hiç beklemediğim bir şey söyledi.
“Size yardım edeceğim. Ama önce yıllardır sakladığım gerçeği öğrenmeniz gerekiyor!”
Annem duydukları karşısında eliyle ağzını kapattı. Babamın gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı.
Ben ise karımın yıllardır benden sakladığı bir şeyi tam o anda öğreneceğimi nereden bilebilirdim?
Beliz kapıyı iyice açtı ve ailemi içeri davet etti. Babam güçlükle yürüyordu. Bir zamanlar pahalı takım elbiselerinden başka bir şey giymeyen adamın ayakkabıları eskimiş, yüzü çökmüştü.
Annem oturma odasına geçerken etrafa şaşkınlıkla bakıyordu. Duvarlardaki aile fotoğraflarımıza gözleri takıldı. Düğün fotoğrafımızın önünde durduğunda başını eğdi.
Çünkü o fotoğrafta ailemden tek bir kişi bile yoktu.
Beliz mutfağa giderek bir sürahi su getirdi. Ardından çalışma odasına yöneldi.
Birkaç dakika sonra elinde eski bir dosyayla geri döndü.
Dosyayı masanın üzerine bıraktığında babamın yüzündeki ifade bir anda değişti.
“Bu dosya sende ne arıyor?” diye sordu.
Beliz karşısına oturdu.
“Demek hatırladınız!”
Babam dosyaya uzanmak istedi ama Beliz elini üzerine koydu.
Neler olduğunu anlamıyordum. Dosyanın üzerinde babamın iflas eden şirketinin adı yazıyordu.
“Beliz, senin bu şirketle ne ilgin var?” diye sordum.
Karım gözlerimin içine baktı.
“Sandığından çok daha fazla!”
Ardından yıllardır sakladığı gerçeği anlatmaya başladı.
Meğer babamın şirketi iflas etmeden yaklaşık üç yıl önce büyük bir mali krize girmişti. Babam bunu herkesten gizlemiş, hatta bana bile işlerin yolunda olduğunu söylemişti.
O dönemde Beliz’in üniversiteden arkadaşı olan bir mali müşavir, babamın şirketinin muhasebe kayıtlarını incelemekle görevlendirilmişti.
Arkadaşı bir gün Beliz’i arayarak şirketin ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu anlatmıştı.
Babamın bazı ortakları, şirketin mal varlığını gizlice kendi üzerlerine geçiriyordu.
Beliz bunu öğrendiğinde bana söylemek istemişti. Ancak o günlerde babamla aramızdaki ilişki tamamen kopmuştu.
Yine de ailemin dolandırılmasına göz yumamamıştı.
Üstelik kendi birikiminden para harcayarak babamın şirketindeki işlemlerin incelenmesi için hukuki destek almıştı.
Babam şaşkınlıkla başını kaldırdı.
“Yıllar önce avukatım beni uyarmıştı. Ortaklarımın şirketten para kaçırdığını söylemişti!”
Beliz başını salladı.
“O avukatı ben tutmuştum!”
Oturduğum yerde donakaldım.
“Sen neden bana hiçbir şey söylemedin?”
Beliz’in gözleri doldu.
“Çünkü senin yeniden ailenle kavga etmeni istemedim. Onlar beni sevmiyor olabilirlerdi ama senin anne ve babandı.”
Babam elleriyle yüzünü kapattı.
Ancak asıl şaşırtıcı gerçek henüz ortaya çıkmamıştı.
Beliz dosyanın içinden eski bir banka dekontu çıkardı.
“Şirketinizin çalışanlarına maaş ödeyemediğiniz dönemi hatırlıyor musunuz?”
Babam güçlükle başını salladı.
“O günlerde hesabınıza isimsiz bir yardım gelmişti. Çalışanlarınızın maaşlarını ödeyebilmiştiniz.”
Babam dekonta baktığında ağlamaya başladı.
“Demek o para…”
“Evet, bendendi!”
O anda aklıma bir şey geldi.
Yaklaşık üç yıl önce Beliz, annesinden kalan küçük arsayı satmıştı. Bana parayı yeni kuracağımız iş için kullanacağımızı söylemişti.
Fakat birkaç ay sonra yatırım yapmaktan vazgeçmiş, paranın bir kısmını başka bir işte değerlendirdiğini anlatmıştı.
Şimdi her şeyi anlıyordum.
O para babamın şirketine gitmişti!
“Beliz! Sen annenden kalan mirası babam için mi harcadın?”
Karım sessizce başını salladı.
Ona söyleyecek tek kelime bulamıyordum.
Babam ağlayarak ayağa kalktı.
“Ben sana neler söyledim! Seni evimden kovdum! Sen ise benim için…”
Beliz sözünü kesti.
“Henüz bitirmedim!”
Dosyadan başka bir belge çıkardı.
Bu kez belgenin üzerinde evimizin adresi değil, anne ve babamın yaşadığı eski malikânenin adresi vardı.
Annem merakla belgeye uzandı.
“Bu da ne?”
Beliz derin bir nefes aldı.
“İki hafta önce evinizin icra yoluyla satılacağını öğrendim. Bankayla görüştüm. Borcunuzun tamamını değil ama satış işleminin durdurulması için gereken tutarı ödedim.”
Annem çığlık atarak ayağa kalktı.
“Sen bizim evimizi mi kurtardın?”
Beliz gözlerini annemden ayırmadan cevap verdi.
“Hayır! Henüz kurtarmadım. Sadece biraz zaman kazandırdım.”
Babamın bakışları bir anda değişti.
“Peki neden? Biz sana bu kadar kötülük yapmışken neden hâlâ bize yardım ediyorsun?”
Beliz’in cevabı hepimizi susturdu.
“Çünkü sizin gibi olmak istemiyorum!”
Oturma odasında derin bir sessizlik oluştu.
Ancak annem bir anda ağlamaya başlayınca her şey değişti.
Beliz’in ellerini tutmaya çalıştı.
“Kızım, beni affet!”
Beliz ellerini yavaşça geri çekti
