Ana Sayfa 14.08.2026

Karım Benden Ayrılıp Yaşlı Bir Adamla Evlendi

2 / 2

Öfkelenerek Derya’ya baktım.

“Beni neden takip etmiş?”

Derya ağlamaya başladı.

“Çünkü seni korumaya çalışıyordu.”

“Peki sen?”

Derya başını kaldırdı.

“Ben de.”

Bu cevap beni daha da öfkelendirdi.

“Beni terk ettin. Rauf’la evlendin. Bana lüks bir hayat için gittiğini düşündürdün. Şimdi çıkıp beni koruduğunuzu mu söylüyorsunuz?”

Derya gözlerini kapattı.

“Evet.”

Sonra bana her şeyi anlattı.

Rauf’un benim hakkımda yıllardır araştırma yaptığını, geçmişte babamın ölümünden sorumlu olduğunu düşündüğü kişilerin yeniden ortaya çıktığını ve benim farkında olmadan onların dikkatini çektiğimi söyledi.

Rauf’un sağlığı kötüleşince, yıllardır sakladığı belgeleri güvenli bir şekilde bana ulaştırabilecek tek kişinin Derya olduğunu düşünmüş.

Ama Derya’nın benimle evli olduğu için bana yaklaşması, bazı insanların şüphelenmesine neden olabilirmiş.

Bu yüzden benden ayrılmış.

Rauf’la evlenmesi ise dışarıdan bakıldığında tamamen kendi tercihi gibi görünmeliydi.

“Yani beni sevmediğin için gitmedin?”

Derya başını iki yana salladı.

“Hayır, Cem. Seni sevmediğim için değil… seni kaybetmekten korktuğum için gittim.”

Yıllarca on beş yıllık evliliğimizin neden bittiğini düşünmüştüm.

Kendimi yetersiz hissetmiş, Derya’nın beni parası olan yaşlı bir adam için terk ettiğine inanmıştım.

Oysa gerçek çok daha farklıydı.

Tam o sırada Derya’nın telefonu çaldı.

Ekrana baktı ve yüzü bir anda bembeyaz oldu.

“Ne oldu?” diye sordum.

Telefonu bana uzattı.

Mesaj Rauf’un avukatından gelmişti.

Rauf hastaneye kaldırılmıştı ve doktorlar durumunun kritik olduğunu söylüyordu.

Ama mesajın sonunda başka bir cümle vardı:

“Rauf Bey, Cem’in mutlaka gerçeğin tamamını öğrenmesi gerektiğini söyledi.”

Derya bana baktı.

“Henüz her şeyi bilmiyorsun.”

“Daha ne olabilir?”

Cevap vermedi.

Birkaç saat sonra Rauf’un evine gittik. Çalışma odasına girdiğimizde masanın üzerinde kilitli küçük bir kutu gördüm.

Kutunun üzerinde yine benim adım yazıyordu.

Anahtarı Derya bana verdi.

Kutuyu açtığımda içinden eski bir kaset, birkaç fotoğraf ve tek bir belge çıktı.

Belgenin üzerinde babamın imzası vardı.

Ama asıl şok edici olan, belgenin tarihiydi.

Ben doğmadan üç gün önce imzalanmıştı.

Belgenin altında ise babamın kendi el yazısıyla yazdığı tek bir cümle bulunuyordu:

“Cem bir gün gerçeği öğrenirse, ona Rauf’un neden bu kadar uzun süre sustuğunu anlatın.”

Başımı kaldırıp Derya’ya baktım.

“Rauf neyi saklıyor?”

Derya cevap vermeden kaseti eline aldı.

“Bunu birlikte dinlememiz gerekiyor.”

Kaseti eski teybe yerleştirdik.

Birkaç saniye cızırtı duyuldu.

Sonra babamın yıllardır duymadığım sesi odanın içinde yankılandı:

“Eğer bunu dinliyorsanız, büyük ihtimalle Rauf size her şeyi anlatmak zorunda kalmıştır. Ama önce şunu bilmelisiniz…”

Ses bir anda kesildi.

Derya teybi durdurdu.

“Ne oldu?” diye sordum.

“Kasetin devamı yok.”

“Nasıl yani?”

Derya kutunun içine baktı.

Kasetin devamını bulamadık.

Tam o sırada telefonum çaldı.

Arayan Rauf’un hastanesiydi.

Doktorun söylediği ilk cümle, hayatımın geri kalanını değiştirecekti:

“Cem Bey, Rauf Bey uyandı ve sizinle konuşmak istiyor. Ancak size söylemek istediği şey, babanızın ölümüyle ilgili bildiğiniz her şeyi değiştirebilir.”

Derya’nın elini tuttum.

Yıllardır kaçtığım geçmiş artık karşıma çıkmıştı.

Ve ilk kez, gerçeği öğrenmekten korkmadığımı fark ettim.

Çünkü artık biliyordum:

Rauf’un hayatıma girmesi bir tesadüf değildi.

Derya’nın beni terk etmesi de öyle.

Asıl soru, bütün bunların neden benim doğduğum gün başladığıydı.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

2 / 2
Tema Tasarım |