Ana Sayfa 23.09.2026

İKİZ KIZLARIMDAN BİRİNİ KAYBETTİKTEN SONRA KOCAM BENİ TERK ETTİ — AMA DİĞER KIZIMIN 18. DOĞUM GÜNÜNDE BABAM YANIMA GELİP, “KOCAN BANA, BUGÜNE KADAR SANA HİÇBİR ŞEY ANLATMAYACAĞIMA YEMİN ETTİRDİ,” DEDİ.

1 / 2

Kutunun en altında, Ekin’in öldüğü söylenen tarihten tam üç ay sonra çekilmiş bir fotoğraf vardı.

Fotoğraftaki küçük kız kameraya gülümsüyordu.

Ve yüzü, kaybettiğimi sandığım kızımın yüzüydü.

Fotoğrafı elimde öyle sıkı tutuyordum ki parmaklarımın titrediğini bile fark etmiyordum. Ekin’in saçları omuzlarına kadar uzamıştı. Üzerinde daha önce hiç görmediğim bir hırka vardı. Arkasında ise beyaz duvarlı, küçük bir bahçeye açılan pencere görünüyordu.

Fotoğrafın köşesinde bir tarih vardı.

Yanlış görmüş olmayı diledim.

Tekrar baktım.

Hayır.

Ekin’in cenazesinden tam doksan iki gün sonraydı.

Babamın yüzüne döndüm.

“Bu ne?”

Sesim bana ait değilmiş gibi çıkmıştı.

Babam dudaklarını birbirine bastırdı.

“Önce mektubu oku.”

Masadaki zarfı aldım. Üzerinde Cemal’in el yazısıyla yalnızca benim adım vardı.

Zarfı yırtarken içimde on üç yıldır susturduğum her şey yeniden ayağa kalkıyordu. Cemal’e duyduğum öfke, Ekin’in mezarının başında geçirdiğim geceler, Nisan’ın çocukken “Babam neden gelmiyor?” diye sorduğu anlar…

Mektubu açtım.

İlk cümleyi okuyunca nefesim kesildi.

“Eğer bunu okuyorsan Nisan artık on sekiz yaşında ve sana verdiğim söz sona ermiş demektir.”

Devamında yazılanlar hayatım boyunca öğrendiğim bütün gerçekleri paramparça etti.

Ekin o gün hastanede ölmemişti.

Gerçek bundan çok daha karmaşıktı.

Ekin ve Nisan doğduğunda doktorların bize söylemediği genetik bir durumdan söz ediliyordu. İkizlerin hastane kayıtlarında doğumdan hemen sonra yapılan bazı testler karışmıştı. Beş yıl sonra Ekin hastalandığında yapılan ayrıntılı incelemede, kızların biyolojik olarak Cemal’in çocukları olmadığı ortaya çıkmıştı.

Ama asıl korkunç olan bu değildi.

Cemal mektubunda, hastanedeki eski kayıtların incelenmesiyle doğum sırasında iki bebeğin başka bir ailenin çocuklarıyla karıştırılmış olabileceğinin anlaşıldığını yazmıştı.

Başımı kaldırıp babama baktım.

“Bu saçmalık.”

Babam ağlamaya başladı.

“Keşke öyle olsaydı.”

Mektuba geri döndüm.

Ekin’in ani hastalığı sırasında doktorlar onun acil ve özel bir tedaviye ihtiyacı olduğunu söylemişlerdi. Fakat tedaviye başlanmadan önce biyolojik ailesinin tıbbi geçmişine ulaşılması gerekiyordu. Hastanenin araştırması sonunda başka şehirde yaşayan bir aileye ulaşılmıştı.

Cemal o aileyle gizlice görüşmüş.

Ekin’in biyolojik annesi yıllar önce aynı genetik hastalıktan bir çocuğunu kaybetmişti. Bu yüzden tedavi için gerekli bilgileri verebilmişti

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2
Tema Tasarım |