DOLAR
Alış: 48.50
Satış: 48.69
EURO
Alış: 55.98
Satış: 56.21
GBP
Alış: 65.31
Satış: 65.79
İKİZ KARDEŞİM İÇİN TAŞIYICI ANNE OLDUM
“Bu işaretin kimde olduğunu sen de biliyorsun… Ve eğer düşündüğüm şey doğruysa, bu bebeğin babası ben değilim.”
Atakan’ın sesi hastane odasının içinde yankılanırken kollarımdaki bebeği biraz daha sıkı tuttum.
Beril ağlamaktan konuşamıyordu.
Hemşirelerden biri ne olduğunu anlamaya çalışarak bize bakarken doktor bebeğin battaniyesini yeniden kapattı.
“Lütfen sakin olun,” dedi. “Yeni doğum yapmış bir anne ve yeni doğmuş bir bebek var burada. Tartışmayı dışarıda sürdürmeniz daha doğru olur.”
Ama kimsenin sakinleşecek hali yoktu.
Çünkü bebeğin sağ kürek kemiğinin hemen altında koyu kahverengi, yarım ayı andıran belirgin bir doğum lekesi vardı.
Ve ben o lekeyi çocukluğumdan beri tanıyordum.
Babamızda vardı.
Atakan’da yoktu.
Bende de yoktu.
Ama babamızın erkek kardeşi olan amcam Cevahir’de aynı leke, neredeyse aynı yerde bulunuyordu.
Üstelik Cevahir, yıllar önce ailemizden uzaklaştırılmıştı.
Sebebini bize hiçbir zaman açıkça anlatmamışlardı.
Çocukken yalnızca büyüklerin fısıldaşmalarından parçalar duymuştuk.
“Bir daha bu eve girmeyecek.”
“Yaptığı affedilecek gibi değil.”
“Atakan’ın yanında adını bile anmayın.”
Ama o güne kadar hiç kimse bize ne yaptığını söylememişti.
Atakan bebeğin sırtındaki lekeyi görür görmez Cevahir’i hatırlamıştı.
Ben de hatırlamıştım.
Beril ise belli ki hiçbir şey anlamıyordu.
Atakan odadan çıkarken kapının önünde durdu.
“Beril,” dedi dişlerini sıkarak, “bana doğruyu söyle. Cevahir’le görüştün mü?”
Beril’in yüzündeki ifade değişti.
O an her şeyden çok bu değişim beni korkuttu.
Çünkü suçsuz birinin yüzünde görmeyi beklediğim öfke ya da şaşkınlık yoktu.
Onun yerine korku vardı.
“Ne saçmalıyorsun sen?” dedi.
Atakan bir adım yaklaştı.
“Onu tanıyor musun?”
Beril hemen cevap vermedi.
İşte o sessizlik, odadaki herkesten daha yüksek konuştu.
Atakan’ın gözleri doldu.
“Tanıyorsun.”
Beril başını iki yana salladı.
“Sandığın gibi değil.”
Bu cümleyi duyduğum anda mideme bir yumruk yemiş gibi oldum.
Çünkü insanlar genellikle her şey tam da sandığınız gibi olduğunda, “Sandığın gibi değil,” derler.
“Atakan,” dedim, “önce bebeğin durumunu düşünelim. Doğum lekesi tek başına hiçbir şeyi kanıtlamaz.”
Atakan bana baktı.
“Bunu ben de biliyorum.”
Sonra Beril’e döndü.
“Ama onun yüzündeki ifade yeterince şey kanıtlıyor.”
Beril sandalyesine çöktü.
Ellerini yüzüne kapattı.
Sonunda ağlamaya başladı.
“Cevahir’le görüştüm.”
Atakan sanki duyduğu şeyin ağırlığıyla geriye sendeledi.
“Ne zaman?”
“Yaklaşık bir yıl önce.”
Atakan’ın sesi çatladı.
“Bebek tedavilerine başlamadan önce mi?”
Beril başını eğdi.
“Evet.”
Odanın içi buz gibi olmuştu.
Beril nefesini toparlamaya çalıştı.
“Bana seninle ilgili bir şey söylemişti.”
Atakan kaşlarını çattı.
“Ne söylemişti?”
“Senin aslında çocuk sahibi olamayabileceğini.”
Bu kez ben araya girdim.
“Ne demek bu?”
Beril gözlerini bana kaldırdı.
“Cevahir, yıllar önce Atakan’ın geçirdiği bir hastalık yüzünden bunun mümkün olmadığını söyledi. Bana, ailenizin bunu ondan sakladığını anlattı.”
Atakan’ın yüzündeki öfke kısa süreliğine yerini şaşkınlığa bıraktı
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
Şükran Günü Yemeğinde Herkesin Hizmetçi Sandığı O Genç Kız, Masanın Başköşesine Oturduğunda Ailesinin Dünyası Başlarına Yıkıldı!
-
Mezuniyet Töreninde Kırmızı Elbiseli Genç: Herkesin Alay Ettiği O Çocuğun Arkasındaki Yürek Burkan Gerçek!
-
60 YAŞINDAKİ BİR KADINLA EVLENDİĞİM İÇİN HERKES BANA DELİ DEDİ
-
BABAMIN YENİ EŞİ, BİRLİKTE ÇEKTİRDİĞİMİZ FOTOĞRAFI SİLMEMİ İSTEDİ.
-
ANNEMLE BABAM, 31 YILDIR KULLANDIKLARI LEKELİ ESKİ YATAĞI DEĞİŞTİRMEYİ HEP REDDETTİ
-
26 yaşında gelinim meğer benim kaybettiğim üvey…
