Ana Sayfa 18.07.2026

İdamdan Saatler Önce Kızının Fısıldadığı Sır, Beş Yıllık Davayı Altüst Etti

2 / 2

Belgeleri tek tek araştırırken dikkat çekici ayrıntılar ortaya çıkmaya başladı. Murat tutuklandıktan kısa süre sonra aile şirketinin yönetimi tamamen kardeşi Serkan Karaca’ya geçmişti. Ardından şirket hesaplarından milyonlarca liralık danışmanlık ödemeleri yapılmış, bu paraların önemli kısmının davaya bakan hâkimin bağlantılı olduğu gizli şirketlere aktarıldığı görülmüştü.

Ayşe, olayın yalnızca bir cinayet davası olmadığını anlamıştı. Ortada büyük bir yolsuzluk ağı vardı.

Araştırmalar ilerledikçe Murat’ın eşi Zeynep Karaca’nın ölümünden önce şirket hesaplarındaki usulsüzlükleri tespit ettiği ortaya çıktı. Hazırladığı belgeleri savcılığa teslim etmeye hazırlanırken saldırıya uğramıştı. Resmî kayıtlara göre hayatını kaybetmişti. Ancak dosyadaki bazı adli tıp raporları ciddi çelişkiler içeriyordu.

Bu sırada Elif’in kaldığı çocuk evinde ilginç bir gelişme yaşandı. Uzun süredir konuşmayan küçük kız, bir resim çizdi. Resimde annesi yerde yatıyor, yanında ise çizgili gömlek giyen uzun boylu bir adam bulunuyordu. Murat ise olay yerinde yoktu. Sosyal hizmet uzmanı resmi hemen Ayşe Yıldırım’a ulaştırdı.

Tam o sırada yıllardır ortadan kaybolan eski bahçıvan ortaya çıktı. Vicdan azabına daha fazla dayanamadığını söyleyerek ifade verdi. Cinayet gecesi evden çıkan kişinin Murat değil, kardeşi Serkan olduğunu gördüğünü anlattı. Ayrıca herkesi şaşırtan bir gerçeği daha açıkladı:

“Zeynep o gece ölmedi.”

Bu bilgi üzerine Ayşe, bahçıvanın verdiği adrese gitti. İzmir yakınlarında gizlice yaşayan Zeynep gerçekten hayattaydı. Başındaki ağır yaradan kurtulmuş ancak kızını koruyabilmek için yıllarca saklanmak zorunda kalmıştı. Serkan’ın kendisini öldürmeye çalıştığını, şirket yolsuzluklarını ortaya çıkarmasını engellemek istediğini anlattı.

Yanında yıllardır sakladığı ses kayıtları, banka belgeleri ve dijital dosyalar vardı. Bu kayıtlar, Serkan ile davaya bakan hâkimin milyonlarca liralık rüşvet karşılığında delilleri değiştirdiğini açıkça gösteriyordu.

Ertesi gün Ankara’da düzenlenen olağanüstü toplantıda bütün deliller devlet yetkililerine sunuldu. Ses kayıtları dinletildi, para transferleri tek tek açıklandı. Zeynep’in salona girmesiyle herkes büyük şaşkınlık yaşadı.

Gerçekler artık gizlenemeyecek kadar açıktı.

Serkan gözaltına alındı. Davaya bakan hâkim görevden uzaklaştırılarak tutuklandı. Delillerin değiştirilmesi, rüşvet ve örgütlü suç kapsamında geniş çaplı soruşturma başlatıldı. Murat hakkındaki idam kararı tamamen kaldırıldı ve beraat süreci başlatıldı.

İki gün sonra cezaevinin kapıları bu kez özgürlüğe açıldı.

Murat, beş yıl sonra ilk kez sivil kıyafetleriyle dışarı çıktı. Kapının önünde onu eşi Zeynep ve kızı Elif bekliyordu. Üçü birbirine sarılırken yılların acısı gözyaşlarıyla birlikte geride kaldı.

Cezaevi Müdürü Kemal Demir ise uzaktan bu kavuşmayı sessizce izledi. Bazen adalet, uzun mahkeme salonlarında değil; masum bir çocuğun cesaretle söylediği birkaç cümlede saklı olabiliyordu.

Elif’in babasına fısıldadığı o söz, yalnızca bir ailenin hayatını kurtarmadı; yıllarca gizlenen büyük bir yolsuzluk düzenini de ortaya çıkardı. Gerçek er ya da geç gün yüzüne çıktı ve adalet sonunda yerini buldu.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

2 / 2
Tema Tasarım |