DOLAR
Alış: 46.05
Satış: 46.23
EURO
Alış: 53.30
Satış: 53.51
GBP
Alış: 61.65
Satış: 62.10
Her pazar günü yalnız yaşayan görme engelli bir gaziye ziyarete gidip torunuymuş gibi davranmak için para alıyordum
Avukat bir mektup çıkardı.
“Bu mektubun yalnızca sizin önünüzde okunmasını istedi.”
Boğazım düğümlendi.
Avukat okumaya başladı.
“Sevgili kızım,
Eğer bu mektup okunuyorsa artık aranızda değilim demektir. Sana bir sır itiraf etmem gerekiyor. İlk gün kapımdan içeri girdiğinde torunum olmadığını biliyordum.”
Odaya derin bir sessizlik çöktü.
Kalbim yerinden çıkacak gibiydi.
Avukat okumaya devam etti.
“Sesini ilk duyduğum anda senin o olmadığını anladım. İnsanlar görme yetimi kaybettiğimi sanıyordu ama kalbimi kaybetmemiştim. Kızım gerçeği bana anlattığında ona kızmadım. Çünkü yalnızdım. Ama seni tanıdıktan sonra bunun bir yalandan çok daha fazlası olduğunu gördüm.”
Gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı.
“İlk haftalarda rol yapıyordun. Sonra fark ettim ki artık rol yapmıyordun. Bana gerçekten değer veriyordun. Beni dinliyordun. Hastalandığım günlerde saatlerce yanımda oturuyordun. Sana bunun için para ödeniyordu ama yaptıkların hiçbir maaşın karşılığı olamazdı.”
Avukat son sayfayı açtı.
“Bu yüzden son isteğim şudur. Banka hesabımdaki birikimin bir kısmı bu genç kadına bırakılacaktır. Ancak asıl miras para değildir.”
Aile üyeleri şaşkınlıkla birbirlerine baktılar.
“Kasabamızdaki eski evim satılmayacak. Orası yalnız yaşayan yaşlı gaziler için bir dayanışma merkezine dönüştürülecek. Bu merkezin yönetimini de ona bırakıyorum. Çünkü insanların gerçekten görülmeye ihtiyacı olduğunu o bana yeniden öğretti.”
O an odada bulunan herkes donup kalmıştı.
Ben ise konuşamıyordum.
Çünkü hayatım boyunca ilk kez biri bana bu kadar büyük bir güven duyuyordu.
Vedat Bey’in bıraktığı para sayesinde önce Nuh’un tedavi borçlarını kapattık. Annem yıllar sonra ilk kez rahat bir nefes aldı. Üniversiteyi bitirdim ve çalışmaya başladım.
Fakat asıl önemli olan başka bir şeydi.
Aylar sonra eski evi düzenleyip kapılarını açtık.
Her hafta yalnız yaşayan yaşlı insanlar gelmeye başladı.
Kimi sohbet etmek için uğruyordu.
Kimi sadece bir fincan çay içmek için.
Kimi de uzun zamandır anlatamadığı hikâyelerini paylaşmak için.
Duvarlardan birine Vedat Bey’in büyük bir fotoğrafını astık.
Altına da onun en sevdiğim sözünü yazdım:
“İnsan bazen gözleriyle değil, kalbiyle görülmek ister.”
Merkez büyüdü.
Gönüllüler çoğaldı.
Yalnız insanların sayısı azalmadı belki ama artık kendilerini yalnız hissetmiyorlardı.
Bir pazar günü kapıyı kapatırken fotoğrafa baktım.
Yıllar önce o eve ilk kez korkuyla giden genç kız değildim artık.
Vedat Bey bana para kazandıran bir iş vermemişti.
Bana bir amaç vermişti.
O gün anladım ki bazen aile, kan bağıyla değil; birbirinin yaralarını sessizce sarabilen insanlar arasında kuruluyordu.
Ve bazı insanlar hayattan ayrılsalar bile geride bıraktıkları sevgiyle yaşamaya devam ediyorlardı.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
Kapının önünde duran genç en fazla 20 yaşındaydı
-
Köylü kız dediler… ve onu hastaneden kovmak istediler
-
Zengin Adam Neden Sürekli Bakıcı Değiştiriyordu? 6 Kızının Sırrı Ortaya Çıkınca Her Şey Değişti
-
Kimse Tahmin Bile Etmiyordu! 15 Yaşından Büyük Aracı Olanları İlgilendiren Gelişmeler
-
Her pazar günü yalnız yaşayan görme engelli bir gaziye ziyarete gidip torunuymuş gibi davranmak için para alıyordum
-
Babayla Nişanlısının Evliliği
