Ana Sayfa 3.09.2026

Gölgedeki Silüet: Düğün Gecesi Başlayan Büyük İhanet

1 / 2

Adım Burak. 32 yaşındayım, Sakarya’da ağır iş makineleri tamiratı yaptığım küçük bir dükkânım var. Eşim Elif ise 28 yaşında bir ilkokul öğretmeni. Üç yıllık beraberliğin ardından, güneşli bir sonbahar gününde hayatlarımızı birleştirdik. Düğün yemeğimizi babam Vedat’ın geniş bahçeli, müstakil evinde verdik.

Babam Vedat, etrafındaki herkesin hayatına müdahale etmeyi seven, “Aile meseleleri aile içinde kalır” kuralını dillerden düşürmeyen otoriter bir adamdı. Annem Meryem ise yıllarca evin tüm yükünü çekmiş, yüksek tansiyon hastası olmasına rağmen her sabah erkenden kalkıp aile bütçesini tutan fedakâr bir kadındı.

Düğün gecesi saat sekiz gibi odamıza çekildik. Elif, düğün stresinden dolayı rahatsızlandığını söyleyip uzandı. Onu teselli edip sıcak bir çay hazırladım ve birlikte uykuya daldık. Gece tam 00:43’te aniden uyandım. Yanım boştu. Elif’in lavaboya gittiğini düşündüm ama koridorun sonundaki babamın odasından hafif bir kapı sesi geldi.

Sessizce koridora çıktım. Babamın oda kapısı aralıktı. İçeride uzun saçlı, narin yapılı bir kadının silüeti duruyordu. Boyu ve hatları tıpkı Elif’e benziyordu. O an kanım dondu. Zihnimden geçen dehşet verici düşünceyle dizlerimin bağı çözüldü ve odama geri kaçtım. Beş dakika sonra Elif, mutfak tarafındaki kapıdan içeri girdi. Elinde lekelendiği için yıkadığı tişörtü vardı. Ona şüpheyle baktım ama bir şey söyleyemedim. O gece ikimiz de sırtımızı birbirimize dönüp yattık.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2
Tema Tasarım |