Ana Sayfa 7.09.2026

Gökyüzünde Yıkılan Yuva: Bir Anonsla Değişen Hayatlar ve Unutulmaz Bir Hesaplaşma

1 / 2

Yedi yaşındaki oğlum Kaan, neredeyse üç yıldır babasının kullandığı bir yolcu uçağının kabininde oturmanın hayalini kuruyordu. Eşim Mert, yaklaşık dokuz yıldır ticari bir havayolu şirketinde kaptan pilottu. Kaan için babası hem bir süper kahraman hem de ulaşılmaz bir hayranlık figürüydü.

Bir cumartesi sabahı Mert, İstanbul’dan Trabzon’a kısa bir uçuşu olduğunu ve akşama kalmadan eve döneceğini söyledi. O an zihnimde çılgınca bir fikir belirdi. Mert’e haber vermeden aynı uçuşa iki bilet aldım. Amacımız uçak Trabzon’a indiğinde Kaan’ın babasına kapıda sürpriz yapmasıydı. Kaan heyecanla masaya oturup saatlerce bir resim çizdi. Mavi bir uçağın üzerine büyük harflerle “DÜNYANIN EN İYİ BİLOTU BABA” yazdı.

Havalimanında Mert’e yakalanmamak için büyük bir çaba sarf ettik. Onu üniformasıyla terminalde yürürken görünce hemen bir hediye dükkanına saklandık. Yolumuz açılınca uçağa geçip 24. sıradaki yerlerimize kurulduk.

Uçak kapılarını kapattıktan hemen sonra hoparlörden o çok tanıdık, güven veren ses yükseldi:

“Değerli yolcularımız, Trabzon uçuşumuza hoş geldiniz…”

Kaan sevinçten elimi sıktı. “Anne! Konuşan babam!” dedi fısıltıyla. Telefonumu çıkarıp oğlumun o mutlu anlarını kaydetmeye başladım.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2
Tema Tasarım |