- Olay, dün gece yarısına doğru Bursa’da yaşandı. Komşular, önce evden yükselen hafif bir tartışma sesi duyduklarını, ardından kısa bir sessizliğin çöktüğünü anlattı. Sessizliği ise bir süre sonra yükselen çığlıklar bozdu. Ancak iddiaya göre bu sesler bir yardım çağrısına dönüşemedi. Çocukların o saatlerde uykuda olduğu, annenin bitkin bir hâlde bulunduğu ve eve en son giren kişinin baba olduğu belirtildi. O dakikalarda evin içinde tam olarak neler yaşandığı ise bilinmiyordu. İhbar üzerine olay yerine ekipler sevk edildi. Ancak yapılan ilk değerlendirmelere göre, müdahale için artık çok geç kalındığı ifade edildi…
- Aileyi yakından tanıyanlar, 8 ve 5 yaşlarındaki iki kardeşin gün boyunca mahallede bisiklet sürdüğünü, annelerinin ise her zamanki gibi akşam yemeğiyle ilgilendiğini anlattı. Gün, dışarıdan bakıldığında son derece sıradan geçiyordu. Baba ise o gün işten erken çıkmış, eve geç döneceğini söylemişti. Kimse, içinde bir süredir biriken duyguların böylesine ağır bir sonuca yol açabileceğini öngörememişti. Olayın ardından yapılan değerlendirmelerde, yaşananların arkasında “küçük bir meseleye bağlı büyük bir öfke patlaması” olabileceği iddia edildi. Bazı kaynaklar maddi sıkıntılara, bazıları ise uzun süredir devam eden aile içi gerginliklere dikkat çekti. Ancak ortak nokta şu ki; babanın eve girdiği an, geri dönüşün mümkün olmadığı bir sürecin başladığı ifade ediliyor. Gece saat 23.40 civarında kapının sertçe kapandığını duyan komşular, kısa bir süre sonra evde ışıkların sönüp yanmaya başladığını fark etti. Ardından birkaç saniyelik bir sessizlik… Sonrasında mahalleyi derin bir endişeye sürükleyen çığlık sesi duyuldu. Bu sesi duyan alt kattaki komşu dışarı çıktı ancak kapı açılmadı, içeriden yanıt alınamadı. İhbar üzerine olay yerine gelen ekipler kapıyı açarak içeri girdi. Karşılaşılan manzaranın, görevli ekipleri dahi derinden etkilediği belirtildi. Anne ve iki küçük çocuğun yaşamını yitirdiği tespit edilirken, baba ise büyük bir çöküntü hâlindeydi. Söylediği iddia edilen tek cümle ise şuydu: “Ben sadece konuşmak istemiştim…” Bu söz, olayın ardından kamuoyunda sıkça dile getirildi. Bir aile nasıl oldu da bir gecede yok oldu? Hiçbir şeyden habersiz uyuyan iki çocuğun hayatı nasıl böyle yarım kaldı? Bir anlık öfke, nasıl tüm bir hayatı geri dönülmez şekilde değiştirdi? Uzmanlar, kontrolsüz öfke ve biriken stresin insanı ne kadar tehlikeli bir noktaya sürükleyebileceğine dikkat çekiyor. Yakın çevre ise annenin son günlerde tedirgin olduğunu, ancak bunu kimseyle açıkça paylaşmadığını ifade ediyor. Bugün mahalle, gözyaşları içinde iki küçük tabutun arkasından yürürken tek bir soruyu soruyor: “Bu aile gerçekten böyle bir sona mı mahkûmdu?”

