DOLAR
Alış: 47.68
Satış: 47.87
EURO
Alış: 55.10
Satış: 55.32
GBP
Alış: 64.36
Satış: 64.84
Bir Çocukluk Sözü: Sessiz Sadakat ve Gerçek Dostluğun Hikayesi
Bir gün sınıftaki başka bir çocuk Niyazi’ye asla evlenemeyeceğini söyleyip kalbini kırdığında, ona sahip çıkmış ve “İlk önce mezuniyet balosuna birlikte gideceğiz” diyerek serçe parmağımla söz vermiştim.
Aramızdaki bu çocukça söz, aradan geçen on iki yıl boyunca hiç bozulmadı. Annemle babam ben on iki yaşındayken boşandığında, evde tek başıma yemeden içmeden kesilip sessizliğe büründüğümde Niyazi hep yanımdaydı. Beni iyileştirmeye çalışmaz, sadece yanımda oturup varlığıyla bana güç verirdi. Resim yarışmasını kaybettiğimde en kötü çizimimi dolabına asacak kadar; ehliyet sınavından kaldığımda iki dondurmayla kapıma gelecek kadar gerçek bir dosttu. Bu yüzden lise mezuniyet gecesi geldiğinde, yanımda Niyazi’den başkasının olması düşünülemezdi.
2. BÖLÜM: Yıllardır Saklanan Duygusal Sır
Mezuniyet gecesi Niyazi elinde biberiye çiçeğinden yapılmış bir bileklikle kapımıza geldi. Biberiye, hatırlamak anlamına geliyordu ve Niyazi verilen sözleri asla unutmazdı. Ancak annem onu gördüğünde gözyaşlarını tutamadı ve beni yukarı çağırıp odayı kilitledi.
Annemin Niyazi’nin özel durumundan dolayı endişelendiğini sanıp öfkelendim. Fakat annem yatağa oturup bana yıllar önce yaşanan gerçekleri anlattı.
Babam evi terk ettiğinde, okul bahçesinde arabada tek başıma ağlarken küçük Niyazi beni görmüştü. Niyazi annemin yanına gelip “Ceyda kırıldı mı?” diye sormuştu. Annem “Hayır” deyince, Niyazi o unutulmaz yanıtı vermişti:
“Güzel. Çünkü ben insanları nasıl tamir edeceğimi bilmem, sadece yanlarında nasıl kalacağımı bilirim.”
Annem, o zor günlerde Niyazi’den bana göz kulak olmasını rica etmişti. Ancak yıllar geçtikçe annem bir yanılgıya düşmüş, benim Niyazi için çok fazla fedakarlık yaptığımı ve bu dostluğun bana bir yük olduğunu düşünmeye başlamıştı. Oysa kaçırdığı şey şuydu: Niyazi beni bir sorumluluk olarak taşımıyordu, biz birbirimizin hayatını dengeliyorduk.
Annem gözyaşları içinde ellerimi tutarak, “Bu baloya altı yaşındaki Ceyda söz verdiği için değil; on sekiz yaşındaki Ceyda onu seçtiği için git” dedi. Ben zaten başından beri bu yüzden gidiyordum.
3. BÖLÜM: Yıllara Meydan Okuyan Bir Dostluk ve Sonuç
Aşağı indiğimizde annem Niyazi ile kısa bir salon dansı yaptı ve ona yıllarca yanımda kaldığı için teşekkür etti. Niyazi ise saf bir tebessümle “O da benim yanımda kalıyor” cevabını verdi. Bu üç kelime, annemin altı yıldır zihnini kurcalayan tüm şüpheleri tek celsede sildi attı.
Salona vardığımızda müzik başladı. Niyazi ilk slow dans için elimi tuttu. Dans etmekte ikimiz de berbattık; ayağıma bastı, elbisemi çekiştirdi ama birbirimize bakıp kahkahalara boğulduk. Kimse müziği durdurmadı, kimse bize acıyarak bakmadı. Biz sadece on sekiz yaşında, çocukluk sözlerini tutan iki özgür gençtik.
Gecenin sonunda eve dönerken, ayaklarım acıdığı için Niyazi topuklu ayakkabılarımı taşıdı; o bunaldığı için ben ceketini tuttum. Annem dikiz aynasından bize bakarken yüzünde huzurlu bir tebessüm vardı.
Yıllarca dışarıdan bakanlar dostluğumuzu birinin diğerine bakması veya bir fedakarlık olarak yorumlamıştı. Ancak o gece herkes gerçeği anladı: Ortada bir kurtarıcı veya bir kurban yoktu. İki insan birbirine gerçekten değer verdiğinde, şartlar ne olursa olsun koşulsuz bir şekilde birbirinin yanında kalırdı.
Biz altı yaşındayken bu büyük gerçeği keşfetmiştik ve hayatımızın sonuna kadar da birbirimizin yanında kalmaya devam edecektik.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
Annelik Sevgisinin Sınırı: Bir Yalanın ve İhanetin Çöküşü
-
Gerçeğin Gücü: Bir İhanetin ve Yalanın Çöküşü
-
Sessiz Gücün Zaferi: Bir Yalanın ve İhanetin Çöküşü
-
Başarının Sessiz Gücü: Bir İhanetin ve Derin Gerçeklerin Anatomisi
-
Bir Sırrın Sessiz Gücü: Mirasın Ardındaki Onur
-
Üç Saniyelik Sabır: Bir Lokantada Değişen Hayatlar
