Ana Sayfa 2.09.2026

Benden 30 Yaş Büyük Yaşlı Bir Adamla Zorunluluktan Evlendim, Mutlu Olurduk Sanıyordum Ama

1 / 2

Ben yirmi dokuz yaşındaydım. O ise elli dokuz.

Aramızdaki otuz yıllık farkı ilk duyduğumda, bunun hayatım boyunca taşıyacağım bir yük olacağını düşünmüştüm. Fakat o günlerde başka seçeneğim yoktu. Babamın ölümünden sonra üzerimize kalan borçlar, annemin hastalığı ve yıllardır peşimizi bırakmayan insanlar beni köşeye sıkıştırmıştı.

İşte tam o dönemde karşıma Vedat çıktı.

Vedat Bey, babamın eski bir dostuydu. Elli dokuz yaşındaydı, varlıklı ve çevresinde saygı gören bir iş insanıydı. Annemi yıllardır tanıyordu ve içinde bulunduğumuz durumu herkesten iyi biliyordu.

Bir akşam annemin yanında otururken bana evlenme teklif ettiğinde odadaki hava bir anda değişmişti.

Ben hiçbir şey söyleyemedim.

Çünkü onun benden otuz yaş büyük olması bir yana, kafamda başka bir hesap vardı.

Annemin tedavisi için gereken parayı bulamıyordum. Babamın bıraktığı borçlar yüzünden evimizi kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyaydık. Vedat ise evliliği kabul etmem hâlinde bütün borçları kapatacağını ve annemin tedavisini üstleneceğini söylemişti.

Kabul ettim.

Düğünümüz küçük bir salonda yapıldı. İnsanlar gülümseyerek tebrik ederken, arkamdan konuşulanları duymamak için kendimi zor tutuyordum.

“Kız parası için evlenmiş.”

“Otuz yaş fark varmış.”

“Bu evlilik uzun sürmez.”

Ben ise bütün o sözlerin arasında kendime aynı cümleyi tekrarlıyordum:

“Belki zamanla mutlu oluruz.”

Evliliğimizin ilk ayları şaşırtıcı biçimde sakin geçti.

Vedat bana hiçbir zaman kötü davranmadı. Aksine, istediğim gibi yaşamam için alan bırakıyordu. Çalışmaya devam edebilir, arkadaşlarımla görüşebilir, istediğim zaman annemin yanına gidebilirdim.

Fakat aramızda görünmeyen bir mesafe vardı.

O bana yaklaşmaya çalıştıkça ben geri çekiliyordum. Çünkü onun bana gerçekten değer verdiğine inanmak istemiyordum.

Bir gece mutfakta çay hazırlarken Vedat yanıma geldi.

Elinde küçük bir kutu vardı.

“Bunu annen için aldım,” dedi.

Kutuyu açtığımda annemin aylardır bulamadığı bir ilacı gördüm.

Şaşkınlıkla ona baktım.

“Bunu nereden buldunuz?”

“Sen geçen hafta bahsetmiştin. Bulabileceğimi düşündüm.”

O an boğazım düğümlendi.

“Teşekkür ederim.”

Vedat sadece başını salladı.

Fakat o gece onun odasına gitmesinin ardından salondaki çekmecede eski bir zarf fark ettim.

Üzerinde benim adım yazıyordu.

Dayanamadım ve zarfı açtım.

İçinden yıllar öncesine ait bir fotoğraf çıktı.

Fotoğrafta babam vardı.

Yanında ise Vedat.

İkisi gençti. Birlikte gülümsüyorlardı.

Fotoğrafın arkasında ise babamın el yazısıyla tek bir cümle vardı:

“Bir gün ona gerçeği anlatmak zorunda kalacağım.”

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2
Tema Tasarım |