DOLAR
Alış: 48.50
Satış: 48.69
EURO
Alış: 55.98
Satış: 56.21
GBP
Alış: 65.31
Satış: 65.79
BABAMIN YENİ EŞİ, BİRLİKTE ÇEKTİRDİĞİMİZ FOTOĞRAFI SİLMEMİ İSTEDİ.
“Biyolojik baban.”
Kalbimin içinde bir şey koptu.
“Sen değil misin?”
“Hayır.”
Ayağa kalktım.
“Bana yıllarca yalan söyledin.”
“Evet.”
“Annem de mi biliyordu?”
Babam başını kaldırdı.
“Annen bana gerçeği söylediğinde sen daha doğmamıştın.”
Odayı sessizlik kapladı.
“Peki neden benim babam oldun?”
Babam gözlerini bana dikti.
“Çünkü seni daha doğmadan seviyordum.”
Bu cevap beni daha da öfkelendirdi.
“Böyle cümlelerle bunu düzeltemezsin.”
“Düzeltmeye çalışmıyorum.”
Tahta kutuyu açtı.
İçinden birkaç fotoğraf, eski mektuplar ve sararmış bir gazete kupürü çıkardı.
Gazete kupürünü önüme itti.
Başlıkta şunlar yazıyordu:
Genç İş İnsanı Metin Alkan, Dolandırıcılık ve Şiddet Suçlamalarıyla Gözaltında.
Fotoğraftaki adama baktığımda nefesim kesildi.
Gözleri benimkilere benziyordu.
“Annem bu adamla mı birlikteydi?”
“Çok kısa süre.”
Babam anlatmaya başladı.
Annem, Metin ile benden önce tanışmıştı.
Metin ilk başlarda karizmatik, zengin ve etkileyici görünüyormuş.
Ama kısa sürede takıntılı ve şiddet yanlısı biri olduğu ortaya çıkmış.
Annem ondan ayrıldıktan sonra hamile olduğunu öğrenmiş.
“Metin seni öğrendiğinde ortaya çıktı,” dedi babam.
“Beni istedi mi?”
Babam acı acı güldü.
“Seni değil. Seni kullanarak anneni geri almak istedi.”
“Sonra?”
“Annen korktu. Ben de onun yakın arkadaşıydım. Ona yardım ettim.”
Boğazım düğümlendi.
“Ben doğduğumda?”
“Metin hastaneye gelmeye çalıştı.”
Bir anda 11 Nisan meselesini hatırladım.
“Vildan bana o günü sormamı söyledi.”
Babam başını salladı.
“Çünkü o gün Metin’i durduran bendim.”
“Nasıl?”
Babam uzun süre sustu.
“Onu polise teslim ettim. Hakkında başka dosyalar da vardı. Yıllarca cezaevinde kaldı.”
“Peki doğum belgesi?”
“İlk kayıtta onun adı vardı. Sonra yasal süreçle değiştirdik. Ben seni evlat edindim.”
Başım dönüyordu.
“Vildan bunları nasıl biliyor?”
Büyütmek için dokunun
Babamın yüzü sertleşti.
“Çünkü Metin onun ağabeyi.”
Sanki biri göğsüme yumruk atmıştı.
“Ne?”
“Vildan, Metin Alkan’ın kız kardeşi.”
O anda bütün parçalar farklı bir şekle büründü.
“Yani benimle tanışması tesadüf değildi.”
“Hayır.”
“Seninle evlenmesi de?”
“Hayır.”
Babam ayağa kalktı ve pencereye yürüdü.
“Yıllar önce beni buldu. Ağabeyinin haksız yere hapse girdiğini düşündüğünü söyledi. Sonra seni öğrendi.”
“Benden ne istiyordu?”
“Başlangıçta seni Metin’le görüştürmek.”
“Sen izin vermedin.”
“Elbette vermedim.”
“Bu yüzden mi onun anahtarlarını aldın? Bu yüzden mi ona böyle davranıyordun?”
Babam başını eğdi.
“O konuda savunacak hiçbir şeyim yok.”
İlk defa bunu bu kadar açık söylemişti.
“Onun sana ulaşmaya çalıştığını düşündüm. Kontrolü kaybettim. Seni koruduğumu sanarken zalimleşmeye başladım.”
“Vildan’a yaptıkların kabul edilemezdi.”
“Biliyorum.”
Tam o sırada dış kapı açıldı.
Vildan içeri girdi.
Elinde kırık telefonundan çıkardığı SIM kart vardı.
“Artık yeter,” dedi.
Babam önüne geçti.
“Buraya gelmemeliydin.”
Vildan bana baktı.
“Ragıp sana her şeyi anlatmadı.”
“Daha ne var?”
Vildan’ın gözlerinden yaşlar süzüldü.
“Metin ölmedi.”
Donup kaldım.
Babam araya girdi.
“Asel, yukarı çık.”
“Hayır.”
Vildan devam etti.
“Üç ay önce cezaevinden çıktı.”
Kalbim hızla çarpmaya başladı.
“Ve?”
“Ve seni arıyor.”
Tam o anda kapı çaldı.
Üçümüz de sustuk.
Babamın yüzündeki renk kayboldu.
Kapıya yönelirken bana dönüp,
“Ne olursa olsun arkamdan çıkma,” dedi.
Kapıyı açtığında dışarıda ellili yaşlarında, uzun boylu bir adam duruyordu.
Fotoğraftaki yüzün yaşlanmış hâliydi.
Adam doğrudan bana baktı.
“Asel?”
Babam önünü kesti.
“Git buradan.”
Metin gülümsedi.
“Yirmi altı yıl yeter, Ragıp.”
Sonra bana baktı.
“Ben senin gerçek babanım.”
Nedense o anda korkmadım.
Büyütmek için dokunun
Elimde tuttuğum eski fotoğraflara, sonra Ragıp’a baktım.
Beni okula ilk götüren adam oydu.
Ateşim çıktığında sabaha kadar başımda bekleyen oydu.
İlk kalp kırıklığımda sessizce çay yapan, annemin mezarında elimden tutan, hayatımın bütün önemli anlarında yanımda olan oydu.
Metin kan bağımdı.
Ama babam değildi.
Kapıya doğru yürüdüm.
Metin umutla bana baktı.
“Konuşabiliriz.”
Başımı iki yana salladım.
“Belki bir gün geçmişi öğrenmek için konuşuruz.”
Sonra Ragıp’ın yanında durdum.
“Ama bana kim olduğumu anlatmaya çalışma.”
Metin’in yüzü düştü.
Kapıyı kapattım.
O gece her şey çözülmedi.
Vildan evden ayrıldı. Babam hakkında polise şikâyette bulunmadı ama boşanma işlemlerini başlattı.
Babam da bana ilk kez özür diledi.
Gerçek bir özür.
Bahane üretmeden.
“Beni korumaya çalışırken başkalarına zarar verdim,” dedi.
“Bunun bedelini ödemem gerekiyor.”
Aylar sonra babamla ilişkimiz eskisi gibi değildi.
Daha dikkatli, daha gerçekti.
Aramızda artık sır yoktu.
Bir gün eski doğum belgesini önüme koyup,
“Bunu saklamak ister misin?” diye sordu.
Belgeye baktım.
Sonra çocukken onun omuzlarında çekilmiş bir fotoğrafımıza.
Doğum belgesini kutuya geri koydum.
“Bu bana nereden geldiğimi söylüyor,” dedim.
Fotoğrafı elime aldım.
“Ama bu, kiminle büyüdüğümü söylüyor.”
Babamın gözleri doldu.
O gün şunu anladım:
Bir insanın biyolojik babası olmak kanla ilgili olabilir.
Ama gerçekten baba olmak; kalmakla, korumakla, hata yaptığında özür dilemekle ve sevgiyi yıllarca seçmeye devam etmekle ilgilidir.
Ragıp kusursuz değildi.
Hatta büyük hatalar yapmıştı.
Ama hayatım boyunca bana verdiği sevgi sahte değildi.
Ve sonunda geçmişimin gerçeğini öğrendiğimde, kaybettiğim şey bir baba olmadı.
Sadece yıllardır inandığım hikâye değişti.
Ben ise ilk kez kendi hikâyemi, bütün gerçekleriyle kabul etmeyi öğrendim.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
Şükran Günü Yemeğinde Herkesin Hizmetçi Sandığı O Genç Kız, Masanın Başköşesine Oturduğunda Ailesinin Dünyası Başlarına Yıkıldı!
-
Mezuniyet Töreninde Kırmızı Elbiseli Genç: Herkesin Alay Ettiği O Çocuğun Arkasındaki Yürek Burkan Gerçek!
-
60 YAŞINDAKİ BİR KADINLA EVLENDİĞİM İÇİN HERKES BANA DELİ DEDİ
-
BABAMIN YENİ EŞİ, BİRLİKTE ÇEKTİRDİĞİMİZ FOTOĞRAFI SİLMEMİ İSTEDİ.
-
ANNEMLE BABAM, 31 YILDIR KULLANDIKLARI LEKELİ ESKİ YATAĞI DEĞİŞTİRMEYİ HEP REDDETTİ
-
26 yaşında gelinim meğer benim kaybettiğim üvey…
