- Trafikte yıllardır tartışma konusu olan araç içi ses sistemleri ve aksesuarların hukuki statüsü, yeni Trafik Kanunu uygulama yönetmeliğiyle somut kurallara kavuştu. Uzun süre keyfi müdahalelere ve muhtelif yorumlara açık kalan uygulamalar; hoparlör, amfi, subwoofer gibi ses donanımları ile telefon tutucular, ön cama monte kameralar ve iç ekranların kullanımı bakımından net sınırlarla yeniden tanımlandı. Düzenlemenin hazırlanmasında İçişleri, Ulaştırma ve Çevre, Şehircilik ve İklim bakanlıklarının yetkilileri birlikte çalıştı; amaç, hem kamu huzurunu korumak hem de araç sahiplerinin kendi araçlarında makul bir konfor ve eğlence hakkını güvence altına almak olarak özetlendi. Yeni metin, uygulamada polis ve trafik denetimlerinin elini bağlayan belirsizlikleri gidermeyi hedefliyor.
- 2. Bölüm — Gelişme Yönetmeliğin teknik maddeleri gündelik kullanıma doğrudan etki edecek ayrıntıları içeriyor. Buna göre, araç içi aksesuarlar bakımından direksiyon veya gösterge panelinin üst seviyesinden itibaren 5 santimetreyi aşmayan yükseltiler, ön cama monte edilen kamera ve telefon tutucular istisna kapsamına alındı; böylece navigasyon ve güvenlik kamerası yerleşimleri açıkça hukuki güvenceye kavuşturuldu. Ayrıca fabrika çıkışlı ekranlar cezai yaptırıma tabi olmayacak. Ses sistemlerine ilişkin standartlar ise daha ölçülebilir hale getirildi: bagajda bulundurulabilecek ses donanımı için maksimum bir adet 45 Hz subwoofer ve maksimum 300 watt amfiliğe izin verildi. Yönetmelik, ses cezası uygulamasını da tamamen objektif kriterlere bağladı; bir araca ceza kesilebilmesi için sesin araç dışına taşarak kamu huzurunu bozması ve bu durumun somut olarak kayıt altına alınması şartı getirildi. Böylece içeride kendi halinde müzik dinleyen sürücülere doğrudan yaptırım uygulanmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Ticari yolcu taşımacılığı yapan M2 ve M3 sınıfı araçlarda ise yolcu konforuna yönelik bireysel sesli ve görüntülü cihazların yerleştirilmesi serbest bırakıldı. 3. Bölüm — Sonuç Yeni düzenleme, sokaklarda ve denetim noktalarında neyin ölçüleceğine dair netlik sağlarken uygulamaya dair bazı soruları da beraberinde getiriyor: Sesin “dışarı taşması” nasıl tespit edilecek, hangi teknik cihazlarla kayıt yapılacak ve ölçüm eşiği ne olacak? Yönetmelik, yetkili bakanlıkları uygulama ve denetimde yetkilendirirken pratikte görev paylaşımı ve ölçüm protokollerinin kısa sürede ilan edilmesi gerekiyor. Sürücü dernekleri ve otomotiv sektör temsilcileri düzenlemeyi genel hatlarıyla olumlu karşılasa da ölçüm altyapısının kurulması, mobil denetim ekiplerinin eğitilmesi ve itiraz mekanizmalarının işler hale getirilmesi hayati görülüyor. Resmi onayın ardından yürürlüğe girecek metin, şehir içi gürültü dengesi ile bireysel konfor arasındaki hassas çizgiyi yeniden kurma iddiasında; uygulama başladığında sokakların ses tablosu gerçekten değişecek mi, yoksa yeni tartışmalar kapıda mı belli olacak?

