Ana Sayfa 8.05.2026

75 yaşındaki bir adam her gün 14 damacana su sipariş ediyordu.

1 / 2

Benim adım Mehmet. İstanbul’da sakin bir mahallede küçük bir damacana su dağıtım firmasında çalışıyorum. İş yorucu ama geçimimizi sağlıyor.

Müşterilerim arasında 75 yaşında bir adam vardı ve hayatımda derin bir iz bıraktı.

O adam her gün 19 litrelik 14 damacana su sipariş ediyordu—tek bir gün bile aksatmadan.

İlk başta bunun bir pansiyon ya da küçük bir işletme olduğunu düşündüm. Belki de mahalleye su dağıtıyordu.

Ama evine gittiğimde, dar ve sessiz bir sokağın sonunda yer alan eski bir apartman dairesinde tek başına yaşadığını gördüm.

En garip yanı şuydu:
Beni asla içeri almıyordu.

Kapıyı sadece azıcık aralıyor, parayı bir zarfa koyuyor ve damacanaları dışarı bırakmamı işaret ediyordu.

Ben de her gün 14 damacanayı kapının önüne bırakıp geri çekiliyordum.
Evden hiçbir ses gelmiyordu.

İçimde hep aynı soru vardı:
“Tek başına bir insan bu kadar suyu nasıl tüketebilir?”

İki hafta geçtikten sonra şüphem daha da arttı.
Normalde bir aile bile haftada birkaç damacanayla idare ederken, o her gün 14 damacanayı bitiriyordu.

Bir gün dayanamayıp yavaşça sordum:

— “Amca, her gün bu kadar suyu ne yapıyorsunuz?”

Sadece hafifçe gülümsedi.
Hiçbir şey söylemedi.
Sessizce kapıyı kapattı.

O gülümseme içimde tuhaf bir huzursuzluk bıraktı.

Kafamda binlerce soru vardı:
“Acaba biri onu kandırıyor mu?”
“Yoksa evde bir şey mi saklanıyor?”

Bir süre sonra endişem büyüdü ve 112’yi arayıp durumu polise bildirdim.

Ertesi gün polislerle birlikte eve gittik. Kapıyı çaldık.

Yaşlı adam sakin bir şekilde dışarı çıktı.
Polis içeri bakmak isteyince bir an durdu… sonra yavaşça başını salladı.

Kapı aralandı…

Ve içeride gördüğümüz manzara hepimizi şoke etti.

Ama korkulacak hiçbir şey yoktu.

Evin içinde onlarca büyük damacana düzenli şekilde sıralanmıştı. Hepsi temiz içme suyu ile doluydu.

Her damacananın üzerinde etiketler vardı:

— “Mahalle çocukları için”
— “İlkokul öğrencileri için”
— “Aile sağlığı merkezi için”
— “Muhtarlık aracılığıyla ihtiyaç sahipleri için”
— “Mahalle camisi için”

Hepimiz bir an sessiz kaldık.

Yaşlı adam hafifçe gülümsedi ve konuştu:

— “Oğlum… ben yaşlandım, eskisi gibi gücüm yok. Ama bu mahallede hâlâ temiz suya ulaşamayan insanlar var. Ben de kendi maaşımla su alıyorum, çocuklar dağıtıyor.”

Sözleri boğazıma düğümlendi.

Bir polis memuru duygulanarak sordu:

— “Bunu neden kimseye anlatmadınız?”

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2
Tema Tasarım |