DOLAR
Alış: 48.03
Satış: 48.23
EURO
Alış: 55.94
Satış: 56.16
GBP
Alış: 65.16
Satış: 65.64
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
28.08.2026
65 Yaşındaydım, Denize Gitmiştim… Bir Kadın Mayo Giydiğim İçin Benimle Dalga Geçti
- 65 yaşındaydım ve o yaz kendime verdiğim en büyük sözü tutmaya karar vermiştim: “Artık başkalarının ne düşündüğünü umursamayacağım.” Eşim vefat edeli üç yıl olmuştu. Çocuklarım kendi hayatlarını kurmuş, evim sessizliğe bürünmüştü. Uzun zamandır kendimi yaşlanmış, gereksiz ve görünmez hissediyordum. Bir sabah dolabımı açtım ve yıllardır giymeye cesaret edemediğim lacivert mayomu çıkardım….
- # 65 Yaşındaydım, Denize Gitmiştim… Bir Kadın Mayo Giydiğim İçin Benimle Dalga Geçti — Ama Birkaç Saat Sonra Yaşananlar Her Şeyi Değiştirdi 65 yaşındaydım ve o yaz kendime verdiğim en büyük sözü tutmaya karar vermiştim: “Artık başkalarının ne düşündüğünü umursamayacağım.” Eşim vefat edeli üç yıl olmuştu. Çocuklarım kendi hayatlarını kurmuş, evim sessizliğe bürünmüştü. Uzun zamandır kendimi yaşlanmış, gereksiz ve görünmez hissediyordum. Bir sabah dolabımı açtım ve yıllardır giymeye cesaret edemediğim lacivert mayomu çıkardım. Aynanın karşısında uzun süre kendime baktım. Karnım eskisi gibi değildi. Saçlarım tamamen beyazlamıştı. Omuzlarımda yılların yorgunluğu vardı. Ama gözlerimde hâlâ hayat vardı. “Ne olacak?” dedim kendi kendime. “Ben de denize gireceğim.” Çantamı hazırlayıp sahile gittim. Hava güzeldi. Deniz sakindi. Şemsiyelerin altında insanlar gülüyor, çocuklar kumlarda oynuyordu. Denize doğru yürürken birkaç kişinin bana baktığını fark ettim. Önceleri aldırmadım. Ta ki yaklaşık kırk yaşlarında bir kadın, yanındaki arkadaşına yüksek sesle konuşana kadar. “Bazı insanlar yaşını bilmiyor gerçekten.” Arkadaşı güldü. Kadın bana bakıp devam etti: “Altmış beş yaşında olsam böyle mayo giymeye utanırdım.” Bir an duraksadım. Sanki bütün sahil sessizleşmişti. Kadının gözlerinde alay vardı. “Ne var?” dedi. “Gerçekleri söylüyorum.” Yüzüm kızardı. Çantamı alıp geri dönmeyi düşündüm. Sonra kendi kendime, “Hayır,” dedim. “Bugün kaçmayacağım.” Başımı dik tuttum ve denize girdim. Suya her adım attığımda içimdeki utanç biraz daha azaldı. Derinlere doğru yüzdüm. Bir süre sonra kıyıya baktığımda o kadının hâlâ beni izlediğini gördüm. Fakat bu kez yüzündeki ifade değişmişti. Alay etmiyordu. Şaşkın görünüyordu. Çünkü ben gençliğimde iyi bir yüzücüydüm ve hâlâ oldukça güçlü yüzebiliyordum. Yaklaşık yirmi dakika sonra kıyıya döndüm. Tam havlumu alırken uzaktan bir çığlık yükseldi. “Çocuğum!” Herkes denize doğru döndü. Az önce kumlarda oynayan küçük bir çocuk dalgaların arasında kaybolmuştu. Annesi çığlık atıyor, insanlar ne yapacağını bilemiyordu. Cankurtaran kulübesi uzaktaydı ve o an denizin içindeki çocuğa en yakın kişi bendim. Hiç düşünmeden tekrar suya atladım. Çocuk panik içinde çırpınıyordu. “Bana bak!” diye bağırdım. “Korkma! Buradayım!” Dalgalar yüzüme çarpıyordu. Çocuğa ulaştığımda kollarını boynuma doladı. “Beni bırakma!” “Bırakmayacağım.” Onu kendime çekip kıyıya doğru yüzmeye başladım. Birkaç dakika sonra ikimiz de kumların üzerine çıktık. Çocuğun annesi ağlayarak oğluna sarıldı. Sonra bana döndü. “Allah sizden razı olsun. Oğlumu kurtardınız.” Ben sadece başımı salladım. Tam ayağa kalkacakken az önce benimle dalga geçen kadının yanıma geldiğini gördüm. Yüzü bembeyazdı. Bir süre hiçbir şey söylemedi. Sonra gözlerimin içine bakarak: “Ben… özür dilemek istiyorum,” dedi. “Gerek yok,” dedim. “Hayır, var.” Sesi titriyordu. “Size güldüm. Yaşınızla, mayonuzla dalga geçtim. Sonra sizi o çocuğu kurtarırken gördüm.” Başını eğdi. “Ben sizin yaşınızda biri olarak kendimi hayattan çoktan çekmiş olurdum. Siz ise bugün bir çocuğun hayatını kurtardınız.” Ona baktım. “İnsanları yaşları değil, yaptıkları tanımlar,” dedim. Kadının gözleri doldu. “Keşke bunu daha önce anlayabilseydim.” Tam o sırada çocuğun annesi tekrar yanıma geldi. Elimi tuttu. “Çocuğum büyüdüğünde ona bugün olanları anlatacağım,” dedi. “Sizin nasıl cesur olduğunuzu da…” Gülümsedim. O gün eve dönerken aynada kendime baktım. Sabah evden çıkarken utanarak baktığım kadın hâlâ karşımdaydı. Ama artık onu farklı görüyordum. 65 yaşındaydı. Evet. Saçları beyazdı. Yüzünde kırışıklıkları vardı. Vücudu genç değildi. Ama kalbi hâlâ atıyordu. Ve o gün bir şeyi çok net anlamıştım: İnsan yaş aldıkça hayattan çekilmek zorunda değildi. Denize girebilir, gülebilir, dans edebilir, seyahat edebilir, yeni arkadaşlar edinebilir, sevinebilir ve hatta hiç beklemediği bir anda bir başkasının hayatına dokunabilirdi. Ertesi hafta yine aynı sahile gittim. Aynı mayoyu giydim. Kıyıya yaklaştığımda o kadın beni gördü. Bu kez yanıma geldi. “Bugün beraber yüzebilir miyiz?” diye sordu. Gülümsedim. “Tabii.” Denize birlikte girdik. Bir süre sessizce yüzdük. Sonra kadın bana dönüp: “Biliyor musunuz,” dedi, “geçen hafta sizinle dalga geçtiğim için bütün gece uyuyamadım.” “Neden?” “Çünkü aslında sizinle değil, kendi geleceğimle dalga geçiyormuşum.” Ne demek istediğini anladım. İnsan bazen başkasının yaşına bakıp küçümserken aslında kendi korkularını gizler. O gün ona yalnızca şunu söyledim: “Hayatın hangi yaşında olursan ol, hâlâ senindir.” Kadın gülümsedi. Birlikte kıyıya doğru yüzmeye devam ettik. Ben ise içimden şunu düşündüm: **65 yaş, hayatın sonu değildi. Belki de insanın başkalarının ne düşündüğünü bırakıp gerçekten kendisi olmaya başladığı yaştı.** Ve o günden sonra denize her girdiğimde, insanların bana nasıl baktığını değil, ufkun ne kadar güzel olduğunu görmeye başladım.
Benzer Galeriler
-
Gece Yarısı Süzülen Gölge: Bir Ailenin Karanlık Mirası
-
Havalimanındaki 35 Dakikalık Rötardan Doğan 6 Yıllık Saklı Gerçek
-
Garajdaki Gizemli Koku ve Arabadaki Gözyaşları: Bir Ailenin Saklanan Gerçeği
-
Görünmez Kılınan Kızın Gizli Zaferi
-
Evladımın Doğum Gününde Karşılaştığım Acı Gerçek: Bir Arabada Başlayan Yeni Bir Hayat
-
Doğumhanede 10 Santim Açıklığım Varken Kocamın Yüzüme Haykırdığı İtiraf: “Zaten Bir Oğlum Var, Kızına Zırnık Koklatmam!” — Ertesi Gün Boşalttığım Malikânede Karşılaştığı Manzara Aklını Başından Aldı


